https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

Salgınları önlemenin yolu 'tek sağlık' yaklaşımı

Türkiye Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Eroğlu, son günlerde ortaya çıkan ve hayvanlardan insanlara geçen zoonotik viral bir hastalık olan maymun çiçeği hakkında açıklamalarda bulundu. Maymun çiçeği hastalığının hayvanlar üzerindeki semptomları hakkında bilgi veren Eroğlu, “Maymun çiçeğinin klinik semptomları insan olmayan primatlarda, genellikle 4 ila 6 hafta süresince tüm vücutta döküntü, yaralar veya diğer adıyla ‘poklar’ olarak gözlenir. En yaygın olarak yüz, uzuvlar, avuç içi, tabanlar ve kuyruklarda bu semptomlar dikkat çeker. Sincapgillerden olan çayır köpekleri de dahil olmak üzere tavşanlarda ve kemirgenlerde ilk belirtiler arasında ateş, kızarık gözler, burun akıntısı, öksürük, şişmiş nodüller, depresyon ve iştahsızlık bulunur. Daha sonra küçük şişlikler irin içeren bir döküntü ve düzensiz tüy dökülmesi gelişebilir. Bazı hayvanlarda akciğer ödemi veya ölüm meydana gelebilir” dedi.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda görülen hastalığın insanlara bulaşmadığını aktaran Eroğlu, ”Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda görülen çiçek hastalığı ile maymun çiçeği hastalığı birbirinden farklıdır. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda görülen çiçek hastalığı insanlara bulaşmamakta ve sadece bu hayvanlarda hastalık oluşturmaktadır. Bu hayvanlar için geliştirilen ve ülkemizde üretilen aşı ile mücadele edilmektedir. Maymun çiçeğinin insandan insana bulaşması, yüz, ciltteki lezyonlarla yakın temas, solunum damlacıkları dahil vücut sıvıları, yatak örtüleri gibi kontamine malzemeler ile olmaktadır” ifadelerini kullandı.

Hastalığa karşı aşının bulunduğunu söyleyen Eroğlu, “Dünyada insanlardan eradike edilen smallpox (çiçek) hastalığına karşı aşılama yaklaşık 40 yıl önce durdurulmuştur. Bu aşının maymun çiçeğine karşı koruyuculuğu yaklaşık yüzde 85 olarak bulunmuştur. Günümüzde ABD’de maymun çiçeğine karşı ruhsatlı aşı bulunmaktadır. Yaban hayvanlarının yaşam alanlarına girilmesi, onların yaşam alanlarının bozulması, avlanması gibi insan ve yaban hayvanlarının temasları arttıkça yaban hayvanlarında bulunan birçok bilinmeyen ve yeni hastalık insanlara bulaşmaktadır” diye konuştu.

Eroğlu ayrıca, “Küresel salgınları önlemenin yolu ‘Tek Sağlık’ yaklaşımıdır” dedi. (İHA)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol