Türkiye diyaliz hizmetlerinde birçok ülkeyi geride bıraktı

Böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören ve düzenli şekilde diyalize giren hastaların ilk etapta kiloları ölçülüyor. Vücutlarındaki biriken sıvıya göre işlem yapılan hastalar durumlarına göre yaklaşık 4 saat diyaliz makinesine bağlı kalıyor. Yaşamının bir bölümünü diyaliz merkezinde geçiren hastalar nakil olacağı günün hayalini kuruyor. Türkiye’de, böbrek nakli bekleyen 23 bin hastanın olduğunu ancak nakil konusunda bir takım sorunlardan bahseden TBV Genel Başkanı Erk, diyalize başvurmadan direkt böbrek nakli yapılmasının etik olmadığını kaydetti.

“Diyaliz hizmetinde gelişmiş ülkelerin ortalamasından daha iyiyiz”

Böbrek nakli sonrası yaşam süresinin gelişmiş ülkelere nazaran daha iyi olduğunu söyleyen Türk Böbrek Vakfı Kurucusu ve Genel Başkanı Timur Erk:

“Biz diyalizde yaklaşık 10-11 seneden beri daha iyi durumdayız. Diyaliz hizmetinde gelişmiş ülkelerin aynı eşliğinde olmakla beraber, ortalamada onlardan daha iyiyiz. ABD’den kesin daha iyiyiz, AB’de ise bazı ülkelerden daha iyiyiz. Ama ortalama olarak da eşit durumdayız. Dolayısıyla hizmet kalitemiz ve standartlarımız daha iyi durumda. Amerika’da böbrek nakli sonrası yaşam süresi eğer 10 yıl olarak kabul edersek, bu Türkiye’de 2 mislidir. Bizde ortalama böbrek nakli sonrası, eğer hasta kendine bakarsa ve ilaçları kullanırsa ortalama 15 yıl yaşıyor. Bu Amerika’dan yüzde 50 daha fazla ve gelişmiş bir ülkeye nazaran Türkiye’nin göstermiş olduğu bir performanstır” diye konuştu.

Türkiye’de böbrek nakli konusundaki sorunları anlatan Erk: “Ama ne yazık ki bir takım sıkıntılarımız var. Arz talep dengesizliği nedeni ile 23 bin bekleyen var ama 3 bin 800 civarında iyi şartlarda böbrek nakli. Ama yüzde 40 diyaliz imkanı hastaya verilmeden, direkt olarak böbrek yetmezliği sonrası böbrek nakli. 2’nci bir konu yüzde 37 çapraz böbrek nakli çok fazla. Bu iki oran arz talep dengesizliği oluşturduğu için insanlar başka yollara başvurmuş durumda. Diyalize başvurmadan direkt böbrek nakli yapılması bana göre etik olmayan bir konu. Çünkü siz birisinin organını alıp onunda riskini artırmış oluyorsunuz. Dolayısıyla işin doğrusunu yapmak lazım” ifadelerini kullandı. (İHA)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol