https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

Millet ittifakının bileşenleri 5.kez İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in ev sahipliğinde bir araya geldi. Kamuoyu 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın rakibi olacak olan muhalefetin adayının kim olacağının açıklanacağını bekliyordu; ancak yine aday açıklanmadı ve bu konudaki belirsizlik devam etti. Tam da bu sırada ‘Demokratik’ bir şekilde yok sayılan ancak muhalif kanatta yer alan HDP de 5. Olağan Kongresini gerçekleştirdi.

Kongrede muhalefet kanadının adayının kim olacağına daha doğrusu nasıl biri olması gerektiği konusunda mesajlar da verildi. Bizzat eş başkan Mithat Sancar konu ile ilgili partisinin yaklaşımı ve duruşunu ortaya koyan açıklamalar yaptı. Sancar, cumhurbaşkanlığı seçiminde tutumlarının net olduğunu söyledi. Sancar “ Kamuoyu önünde açık, şeffaf görüşmeler yapılması halinde tutum belgemizde de belirttiğimiz ilkeler çerçevesinde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız. Eğer bu çağrımıza karşılık bulamazsak en doğal hakkımız olan seçimlere kendi adayımızla girme seçeneği de güçlü bir seçenek olarak durmaktadır" şeklinde konuştu.

HDP’nin “İlkeler çerçevesinde ve şeffaf siyaset” demesi ve bu çerçevede siyaset yapmak istemesi hem siyasi etik hem de müzakere için altını çizilecek söylemlerden saymak gerekir. Hatırlanacağı üzere Edirne’de tutuklu eski eş başkan Selahattin Demirtaş’ın da adayın kim olduğu önemli olmadığını önemli olan siyaseti ilkeler düzleminde yapılması gerektiği konusunda bazı hamleleri olmuştu. Demirtaş’ı teyit eden açıklamaların kongreden gelmesi siyasetin tutarlıca yapılması açısından önemlidir.

HDP’nin“Ortak Adaya da açığız”seçeneği çok mantıklı gelmemektedir. Zira Mansur Yavaş gibi “Ülkücü gelenek”ten gelen birisinin ortak aday olması durumunda HDP’li Kürtlerin bunu ne kadar sindireceği tartışmaya açık bir konudur. Bize göre gelinen noktada Ülkücü hareket de değişim dönüşüm geçirmiş, eskisi gibi Kürt Hareketinin mensuplarını, sempatizanlarını “potansiyel düşman” görmemektedir. Hatta MHP Lideri sayın Devlet Bahçeli, Ahmet Türk’ün cezaevinden tahliye edilmesine destek vermiş ve bir süre sonra tahliyesi gerçekleştirilmişti. MHP’den gelen bu gibi adımların da Kürt siyasi hareketinin mensupları tarafından olumlu yaklaşılması ve değerlendirilmesi Türkiye Demokrasisinin bir adım daha ileriye taşınmasına vesile olabilecektir.

‘HDP’den 6’lı Masaya Açık Tehdit’

Medyada çıkan haberlere bakılırsa HDP, 6’lı Masa’yı açık açık tehdit etmiştir. Bu gibi söylemler doğru değildir, demokrasinin çıtasının yükseltilmesine de hizmet etmez. Aslında HDP’nin yapmaya çalıştığı bu masanın tabiri caizse “kendine gelmesi”ni sağlamaktır. Masa ikide bir bir araya geliyor ve bir arpa boyu yol kattetiği söylenemez. 5.ci toplantıdır ne adayını belirleyebildi ne de sıkça kullandıkları “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin” içini doldurabildiler. Hal böyle olunca kamuoyu ister istemez “Yahu bunlar laf salatasını mı yapıyorlar masada” demekten kendini alamıyor.

Tabi masanın bu anlamda belirsizliği hem bileşenlerine hem de dışarıdan destek veriyor denilen HDP’ye zarar veriyor. Bu tehlikeyi iyi gören HDP’li aktörler “dışarıdan” masaya siyaseten yüklenmeye çalışıyor. Böyle giderse kendi adayımızla seçime gireriz diyorlar, haklı olarak. Bu da tehdit değildir kanaatımızca.

Ancak yarın öbür gün muhalefet Kürtleri tatmin etmeyen birisini aday göstermeye kalkarsa veya “pısırık” birisini aday gösterirse Millet İttifakının sıkıntı yaşayacağı açık. Hal böyle olunca muhalefet için en uygun aday CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun olduğunu söylemekte bir sakınca yoktur. Kürt seçmeninin Kemal Kılıçdaroğlu’na teveccüh edebileceği ön görülmektedir. Bu da muhalefeti zayıflatan değil güçlendiren bir kazanındır.

Saygıyla…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol