Memleketin tek ve ana gündemi korona oldu. Evde, sokakta, işyerinde herkes tedirgin ve kaygılı.

İlk dönemlerde “Çin’den bize ne, oradan buraya kadar gelemez” diyenler, şimdiler de “Bu işin şakası yok” demeye başladı.

Oysa bilim dünyası, adına yeni tip koronavirüs denilen Covid-19 pandemisinin ne denli sinsi, ne denli, çabuk yayılan ve ölümcül olduğunu bas bas bağırdı.

Dünya Sağlık Örgütü, tüm ülkeleri alınması gereken tedbirler konusunda uyardı ve yol haritasının en az iki yıla göre pandemiye göre yapılmasını tavsiye etti.

Her ülke kendince tedbirler almaya başladı. En etkili tedbir seyahat yasakları ve sınır kapılarının kapatılması oldu. Sonra vaka sayısına göre toplumsal yoğunluğu azaltmanın çeşitli yollarına gidildi.

Maske takma zorunluluğu, hijyen, sosyal mesafe ve izolasyon öncelikli adımlar olarak belirlendi.

Sağlık birimlerinde hazırlıklar en üst seviyeye çıkarıldı. Kimi ülkelerde eski doktorlar ve sağlık çalışanları göreve çağrıldı. Sahra hastaneleri kurulmaya başlandı.

Bu tedbirler, tarihteki tüm salgınlardan daha yaygın ve ölümcül olan koronavirüsü durduramadı.

Şu ana dek dünya genelinde 699 bin 752, Türkiye’de ise 5 bin 765 kişi hayatını kaybetti.

Şimdi ise ikinci dalga geldi.

İlk büyük dalga nüfus itibariyle ülkenin 4’te 1’ini barındıran İstanbul’u vurdu.

Sonra diğer büyükşehirlere sıçradı.

Alınan sokağa çıkma yasakları, maske takma zorunluluğu, sosyal mesafe kuralı, toplu mekanların geçici süreliğine kapatılması, 20 yaş altı ve 65 yaş üstüne getirilen sokağa çıkma yasağı ve hala devam eden diğer önleyici tedbirler, pandemiyi az da olsa frenledi.

Ülkenin batısında gerileyen bu illet, ne yazık ki Doğu ve Güneydoğu’da “pik” yapmış durumda.

Üstelik zirveden inmiyor!..

Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman en riskli yerler arasında.

Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Üyesi ve aynı zamanda Diyarbakır’da pandemi hastanesi ilan edilen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Dr. Halis Yerlikaya, kentte hastanelerde yer kalmadığını ve günlük 300 kişide koronavirüs tespit edildiğini söylüyor.

Sayın Yerlikaya’nın dikkat çektiği konulardan biri de ameliyatların durdurulması ve kronik hastalığı bulunanların da ölümle karşı karşıya kaldıkları.

Testi pozitif çıkan binlerce kişi şu an evlerinde tedavi görüyor.

Deyim yerindeyse evler revire dönmüş durumda.

Peki neden?

Pek çok sebebi var.

Toplum olarak her birey sorumludur.

Olayı önemsemedik. Hiç bir uyarıyı dikkate almadık. Bir maskeyi bile doğru dürüst takmayı beceremedik. Hastalık kapacağımızı bile bile düğünlerde halay çektik, bayramda birbirimizi öptük, maskeyi ağzımıza değil kolumuza taktık.

Ve sonunda korona bir kâbus gibi üzerimize çöktü…

Sonuç olarak bedelini hep birlikte ödeyeceğiz.

Saygılarımla

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol