Halter Sporu

Halter; ağırlık kaldırma sporu; 1.31 m uzunluğunda, 26 mm kalınlığında bir metal çubuğu iki ucuna asılı belirli kilodaki ağırlığın, iki kolla başın üzerine kaldırılması temeline dayanan spordur. Bu uygulama, muntazaman, koparma, silkme olarak adlandırılan kurallara uygun biçimde gerçekleştirilir.

Günümüzdeki halter sporunun başlangıcı ise 19.yy.ilk yarısına rastlamaktadır. Paris’te açılan “jimnasium” halter sporunun gerçek anlamda doğduğu yer olmuştur. Halter sporu 1920 yılında Anvers Olimpiyat oyunlarında resmi programa alınmıştır. Eski dönemlerde üç dalda yapılan olimpiyat yarışmaları günümüzde iki dal üzerinden yapılmaktadır. Halter sporunda ilk olarak ABD’liler, Fransızlar, İtalyanlar, Mısırlılar uluslararası yarışmalarda ilk akla gelen ülkelerden olmuşlardır. 1952 yılından sonra ise SSCB; 1970 sonrasında ise Bulgarlar adlarını duyurmaya başlamışlardır.

Türkiye’de halter sporu,

Günümüzde bildiğimiz anlamda halter sporu Türkiye’ye 1890’li yıllarda girmiştir. Bu anlamda halteri ülkemizde ilk tanıtan isim Faik Üstünidmandır. 1904 yılında 112 kg’la Olimpiyat şampiyonu olan Yunanlı rakibine karşılık günlük çalışmalarında 115kglık ağırlık kaldırmış ve bu anlamda birçok sporcunun yetişmesine de katkı sağlamıştır.

Türkiye ilk olarak 1924 yılında Paris Olimpiyat oyunlarına Cemal Erçman ile Şevki Sezgin adlı halterciler ile katılmıştır. Daha sonra 1928 yılında Amsterdam Olimpiyat Oyunlarına yine Cemal Erçman Ay-Yıldızlı forma altında yarıştı.

Ardından uzun yıllar bu anlamda bir katılım yapmayan ülkemiz 1945 yılında İllun Enülkümen, Boğos Kambur, Haşim Ekener, İlhan Kırgül ve Mesut Şurdum gibi kişiler halter sporunun canlanmasına vesile olmuşlardır. 1955 yılına kadar Türkiye Güreş Federasyonunun altında olan halter çalışmaları ayrılarak Türkiye Halter Federasyonu kurulmuştur. Halter sporunda 1959 yılında Metin Gürman’ın Akdeniz oyunlarında kazandığı şampiyonluk sayesinde bu sporda yeni bir çığır açmıştır. Ama bu anlamda Ülkemize dünya şampiyonluğunu 1986 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye sığınan Naim Süleymanoğlu Seul Olimpiyatlarında, 60 kg’da toplam, silkme, koparmada dünya ve olimpiyat rekorlarım kırarak erişilmesi güç bir başarı elde etmiştir.

Naim Süleymanoğlu bu başarısını üç kez dünya şampiyonluğunu kazanarak sürdürmüştür. 1989’da yılında da yine bir Dünya şampiyonu Türk, Süleyman Hafızoğlu, SSCB vatandaşlığından çıkarak Türk vatandaşlığına geçmiştir. Halter sporunun bayanlar bölümünde ise 83 kiloda Derya Açıkgöz 3 bronz madalya kazanarak Dünya 3.’lüğünü elde etmiş ve halterde başarı gösteren ilk bayan sporcumuz unvanını alma hakkını kazanmıştır.

Halter temel kuralları

Modern olimpiyatlarda halterde iki katogoride yarışılır. Koparma ve Silkme. Koparma´da sporcular kaldırmak istedikleri ağırlıkların takılı olduğu çubuğu yerden tek hamlede başının üstünde kolları dik ve havada tutacak bir şekilde kaldırmak zorundadırlar. Sporcu ağırlığı kolları dik bir şekilde ayakta kaldırdıktan sonra bir kaç saniye hakemlerin onayını almayı bekler. Onayı alan sporcunun kaldırdığı ağırlık geçerlilik kazanır.

Koparma örneği

Silkme´de ise Halter iki ayrı zamanlama yapılarak kaldırılır. Sporcu ilk etapta silkmenin aksine halteri hemen başının üzerine götürmez ve omuz hizasında tartar. Halteri göğüs hizasında utmak işin sadece birinci ayağıdır. İkinci hareket ise bir kaç saniye sonra tekrar baş üstünde kollar açık şekilde ayakta duracak şekilde podyumda kalmalıdır. Silkme´de de sporcu halteri podyumda başının üstüne tutuktan sonra hakemin işaretini bekler. Bir sporcunun bir ağırlığı kaldırması için üç hakkı vardır. Üç hakkında da ağırlığı kaldıramayan oyuncu yarışman elenir. Yarışmacı Halteri kaldırdıktan sonra yeni ağırlık kaldırması için üç hakkı vardır. Yarışmacı her başarı ile kaldırdığı halterin ardından yeni kaldıracağı ağırlık için üç hak daha elde eder.

Silkme örneği

Toplam

Sporcunun madalya değerlendirmesi için toplam kaldırdığı ağırlığa bakılır. Eğer bir sporcu silkme ve ya koparmada sahip olduğu üç hakkı da kullanamamışsa diğer dalda devam edebilir ancak toplamda sıralamaya giremez. O yüzden toplam´da sporcuların iyi derecelere ulaşması için iki dalda da belli bir skor elde etmeleri gerekir. (AJANSLAR)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol