ÖZEL HABER - İbrahim İnanç YILDIZ

Türkiye’de TEİAŞ’ın 2022 verilerine göre; elektrik üretiminin yüzde 54,15’i yenilenebilir santrallerden, yüzde 45,85’i ise fosil yakıtlı santrallerden karşılandı. Yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerji kurulu gücü toplam kurulu gücün yüzde 8,05’ni oluştururken, rüzgâr enerji kurulu gücünün toplam kurulu güçteki oranı ise yüzde 10,84 oldu. Enerji maliyetleri her geçen gün atarken, Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerde enerji ihtiyacını karşılamak için güneşli günleri az olmasına rağmen konutlarda güneş enerji panelleri yaygınlaşıyor.

Konutların Elektriği Neden Güneş Enerjisi Panellerinde Karşılanmıyor4

Türkiye’de ise güneşin yakıcı sıcaklığı çok derinden hissedilmesine rağmen sadece konutlarda daha çok sıcak su elde etmek için kullanılıyor. Üreticilerin yüksek enerji maliyetlerini karşılama konusunda da henüz güneş enerji panellerinin kurulumu istenilen seviye gelmiş değil. Bunun nedeni ise bu panellerinin kurulumu için istenen prosedürlerin çok olması ve maliyetinin yüksek olması olarak gösteriliyor.


“DAĞITIM ŞİRKETLERİ BU SİSTEMİ KOLAYLAŞTIRMIYOR”


TMMOB’a bağlı Elektrik Mühendisler Odası (EMO) Diyarbakır Şube Eş Başkanı Ufuk Bulut, konutların elektrik ihtiyacının güneş enerji panellerinden karşılanamamasını gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e değerlendirdi.

Enerjiyi daha ucuz almak bağlamında, güneş enerji sisteminin çok pahalı olduğunu ifade eden Bulut, “Dolarla satılıyor. Dolar ve enflasyona karşı insanlar bunu alamıyor, alım güçleri düştü. Eğer sistemi kurarsanız oraya koyacağınız para 10-15 yıl sonra karşılanacak. Ve dağıtım şirketlerince de bu sistem kolaylaştırılmıyor. Yani sistem biraz daha kolaylaştırıcı olsa, biraz daha prosedürleri düşürülürse insanlar yapacaktır. Dünya kadar bir sürü prosedür var. Çoğu elektrik mühendisi bile o prosedürleri yapmaktan kaçınıyor. Bu kadar zorlaştırılınca tabii ki olmuyor” dedi.


“AVRUPA’DA GÜNEŞLİ GÜN AZ OLMASINA RAĞMEN ÇOK YAYGIN”

Avrupa’da buralardaki kadar yoğun güneşli gün olmamasına rağmen neredeyse hemen hemen herkesin evinin üzerinde paneli olduğunu dile getiren Bulut, “Evinde olmadığı saatlerde, sisteme enerjisini satıyor. Evde kullandığında sistemden alıyor. Yani çift yönlü sayışlar da kullanıyorlar ve bu alım-satım işleri bu şekilde gidiyor. Yani hiçbir sorun da yaşanmıyor. O kadar da prosedür yok. Orada her şeyin sistematiği oluşturulmuş. Bir ev yapmışsanız onun projesi vardır.  Onun iskanı, oturma izni var.

İmarla ilgili, belediyeyle ilgili, herhangi bir kurum kuruluşuyla ilgili bir sorunu yok. Ve direkt başvurduğunuzda zaten bütün bilgiler elinizin altında oluyor. Hemen onlara ulaşıp ‘ben burada bunu yapmak istiyorum’ diyorsunuz. Hemen onayınızı alıyorsunuz. Projenizi yapıp veriyorsunuz. Kurum uygun olan projeyi onaylıyor ve siz hemen işinize giriş yapıyorsunuz” dedi.

Konutların Elektriği Neden Güneş Enerjisi Panellerinde Karşılanmıyor3


“BURADA KİMSENİN GÖZÜ KESMİYOR”

Burada ise kimsenin bunun prosedürlerine gözünün kesmediğine belirten Bulut, “Çünkü daha önce ev yapılırken ruhsatlı yapılmamış. İskân yok. İşte imar affıyla filan gelmiş. Evin olmayan projesini yeniden yapacaksınız. Evin elektrik, mimari, statik projesi vs. hepsi uyduruk. Yani gerçekte hiçbir şeye uymuyor. Bir evi yaparken onun statik hesabı çok önemlidir. O ekstra bir yüktür, statik hesapla onu taşıyıp taşımayacağı önemli ama kaç tane evin statiği yapılmış? Statik projesi var. Eski evler de yok. Yeni evler için var. Avrupa, Amerika gibi gelişmiş ülkelerde bu çok yaygındır. Fakat bizim gibi az gelişmiş, gelişmekte olan ülkelerde bu hâlâ pahalı ve verimli değil” dedi.

Muhabir: İbrahim İnanç YILDIZ