İbrahim İnanç Yıldız

Güneydoğu Ekspres- Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, “20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü” dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Baronun Adli Yardım Hizmet Binası'nda yapılan açıklamayı, Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Büşra Güger okudu.

DEPREMDEN 8 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUK ETKİLENDİ

Maraş merkezli depremde UNICEF’in açıklamasına göre, Türkiye’de 4 milyon, 500 bin Suriye’de ise 3 milyon 700 bin çocuğun depremden etkilendiğini belirten Güger, “Verilere göre; 850 binden fazla çocuk, hasar görmüş veya yıkılmış evlerini terk etmek zorunda kalarak başka yerlerde yaşamaya başlamıştır. Yalnızca Türkiye'de 1,9 milyondan fazla insanın, depremden etkilenen bölgelerde su, sanitasyon ve tıbbi hizmetler gibi temel hizmetlere erişimin kısıtlı olduğu geçici barınma alanlarında kaldığı da paylaşılan veriler arasındadır” dedi.

SAĞLIKLI ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI İHLAL EDİLDİ

Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında çocukların yaşadıkları sorunlar hafifletilmeye çalışılmışsa da devletin sorumluluğunun yerine getirilmesi hususunda eksiklikler yaşandığını dile getiren Güger, “Enkaz kaldırma ve yıkım işlemlerinde açığa çıka su, toprak ve hava yoluyla bu bölgelerdeki ürünlere geçen kurşun ve asbest gibi toksik maddelerin çocukların sağlığı üzerinde olumsuz etkilerinin gözlemlenmiştir. Bu alanlarda çocukların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı da ihlal edilmiştir” dedi.

GAZZE’DE 3 BİNİN ÜZERİNDE ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

7 Ekim’de Gazze’de sivillere yönelik yapılan saldırılarda 3 binin üzerinde çocuğun hayatını kaybettiği ifade eden Güger, şöyle devam etti:

“Yaklaşık 1 milyon çocuğun gidebileceği güvenli bir yer yoktur. Güvenli yerleri olmayan 1 milyon çocuk için; sağlığa yönelik hizmetlerin verilememesine bağlı olarak hayati kaygı yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra şu an Filistin’de normalin yalnızca yüzde beşi kadar günlük su üretimi gerçekleştirilebilmektedir. Bu sebeple çocukların suya erişimi de yok denecek kadar azalmıştır. Özellikle sivil yaşam alanlarına ve hastanelere yapılan saldırılar savaş suçu olup bu saldırılar sonucunda çocuklar hayatlarını kaybetmekte, sağlıklı ve güvenli bir alanda yaşama hakkından mahrum bırakılmakta ve savaş travmaları pekiştirilmektedir. Bu sebeplerle sivillerin hayatını tehdit eden, sağlık tesislerine ve okullara yönelik saldırıların durdurulması ve sivillere insani yardımların ulaştırılabilmesi için gerekli önlemleri alınması çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.”

KUZEY SURİYE’DE 30 BİN ÇOCUK YAŞAMINI YİTİRDİ

Kuzey Suriye’de 2011’de başlayan ve hâlâ devam eden savaş ve çatışmalı süreçte yaklaşık 30 bin çocuk hayatını kaybettiğini dile getiren Güger, “Kuzey Suriye’de yaşanan savaşın yanı sıra 6 Şubat depremi de çocuk ölümlerinde ve hak kayıplarında olumsuz yönde etkili olmuştur. Çocuklar ve aileleri; hayati tehlikeler ve kısıtlı yaşam imkanları sebebiyle göçe maruz kalmaktadırlar. Göç etmeyenler ise hala kamplarda yaşamak zorundadırlar” dedi.

‘İYİ BİR YAŞAM İÇİN KALICI POLİTİKA ÜRETİLMELİDİR’

Tüm dünyada yaşanan çocuk hakkı ihlallerinin durdurulması ve çocukların daha iyi bir yaşam sürdürmeleri için kalıcı politikaların üretilmesi gerektiği söyleyen Güger, “Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak çocukların maruz bırakıldığı her türlü ihlalin karşısında olduğumuzu ve mücadelemize devam edeceğimizi belirterek; tüm kurumları ve aktörleri yükümlülükleri doğrultusunda çocuk hak ihlallerinin önlenmesi ve barış ortamının sağlanması için gerekli olan çalışmaları ivedilikle yapmaya davet ettiğimizi kamuoyuna duyururuz” dedi.