HABER-Güneş OCAĞA
Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti tartışmalarını yeniden alevlendirecek bir adım attı. Tanrıkulu, Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kapsamlı bir soru önergesi sundu.
Önergede, özellikle Diyarbakır’da ve Türkiye genelinde yargıya duyulan güvenin ciddi biçimde zedelendiği vurgulanırken, Adalet Bakanı’nın Diyarbakır ziyareti “hukuk devleti ilkesi ve yargı bağımsızlığına ilişkin derinleşen sorunların gölgesinde” gerçekleştiği ifadeleriyle eleştirildi.
DEMİRTAŞ VURGUSU
Tanrıkulu’nun önergesinde, Selahattin Demirtaş hakkında yürütülen yargı süreçlerinin yalnızca bireysel bir dava olmaktan çıktığına dikkat çekildi. Demirtaş dosyasının, Türkiye’de yargının bağımsızlığı ve uluslararası yükümlülüklere bağlılığı açısından “simgesel bir nitelik kazandığı” belirtildi.
Ayrıca, Bakan Gürlek’in geçmişte ağır ceza mahkemesi başkanı olarak verdiği ve kamuoyunda “tartışmalı” olarak nitelendirilen mahkûmiyet kararına da atıf yapılarak, bugün yürütmenin başı olarak bulunduğu konum ile geçmişteki rolü arasında “ciddi bir çelişki ve hesap verilebilirlik sorunu” olduğu savunuldu.
AİHM KARARLARI GÜNDEMDE
Önergede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Demirtaş hakkında verilen kararların uygulanmaması da sert şekilde eleştirildi. Bu durumun, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve Avrupa Konseyi üyeliğinden doğan yükümlülüklere aykırılık oluşturduğu yönündeki görüşlere dikkat çekildi.
8 KRİTİK SORU
Tanrıkulu, Adalet Bakanı Gürlek’in yanıtlaması amacıyla verdiği önergede şunları sordu:
*Geçmişte verilen Demirtaş kararıyla ilgili bugünkü değerlendirmesi ve olası bir özeleştiri yapıp yapmayacağı
*Yargılama sürecinde “adil yargılanma hakkı” ve “bağımsız mahkeme” ilkelerinin ihlal edilip edilmediğine dair inceleme olup olmadığı
*AİHM kararlarının neden uygulanmadığı ve bu konuda bir politika bulunup bulunmadığı
*Uluslararası hukuk yükümlülüklerine uyum konusunda Bakanlığın tutumu
*Mahkemelerin AİHM içtihatlarını uygulamasına yönelik denetim ve yaptırım mekanizmaları
*Yargı mensuplarına yönelik insan hakları eğitimleri ve reform çalışmaları
*Diyarbakır başta olmak üzere bölgede yargıya güvenin yeniden tesisine yönelik somut adımlar
*Yargının siyasallaştığı eleştirilerine karşı alınacak önlemler nelerdir?
KAMU VİCDANINI TATMİN EDECEK AÇIKLAMA ÇAĞRISI
Tanrıkulu, hem geçmiş yargı pratiği hem de mevcut yürütme sorumluluğu açısından Adalet Bakanı’nın “açık, net ve kamu vicdanını tatmin edici açıklamalar yapmasının zorunlu olduğunu” ifade etti.
Bu önergeyle birlikte, Türkiye’de yargı bağımsızlığı, AİHM kararlarının uygulanması ve siyaset-yargı ilişkisi tartışmalarının önümüzdeki günlerde daha da alevlenmesi bekleniyor.