Amedspor, bir futbol takımından fazlası

AmedSpor hakkında konuşurken sadece futboldan söz etmek yetmiyor. Çünkü bu takımın hikâyesi, bir puan tablosundan, bir şampiyonluktan ya da bir kupadan çok daha fazlasını anlatıyor.

Abone Ol

Amedspor’un yıllardır neler yaşadığını anlatmaya kalksak, ne sayfalar yeter ne de zaman. Haksız yaptırımlar, bitmek bilmeyen para cezaları, deplasmanlarda maruz kaldıkları insanlık dışı muameleler, tribünlerden yükselen nefret dili ve kimi zaman açıkça ırkçılığa varan yaklaşımlar…

Bütün bunlara rağmen ayakta kalabilmek bile başlı başına bir başarıydı.

Yıllar önce Selahattin Demirtaş, “Bir futbol takımından korkuyorlar” demişti. O söz o gün bazılarına abartılı gelmiş olabilir. Ama bugün dönüp bakınca, aslında ne kadar doğru olduğu daha net görülüyor.

Çünkü mesele hiçbir zaman sadece futbol olmadı.

Ama,Amedspor, bütün baskılara rağmen yolundan dönmedi. Kendisine kurulan tuzaklara, yaratılmak istenen algılara teslim olmadı. Sessiz ama kararlı bir şekilde yürüdü. Ve sonunda o çok istenen başarıya ulaştı.

Bu başarıya sadece Diyarbakır sevinmedi. Türkiye’nin dört bir yanında Kürt halkı ve dostları bu mutluluğu kendi sevinci gibi yaşadı. Çünkü insanlar bazen yalnızca bir galibiyete değil, bir nefes alma hissine tutunur. Kendilerini yıllardır kuşatılmış hisseden bir halk için bu yükseliş, sadece sportif bir sonuç değil, moraldi, umuttu, görünür olmaktı.

Pazar günü Diyarbakır’daki kutlamaları izlerken bunu bir kez daha hissettim.

Newroz Parkı adeta insan seline dönmüştü. “İğne atsan yere düşmez” sözü bazen abartı olur ama o gün tam karşılığını buldu. Ortada sadece bir kutlama değil, yıllardır biriken duyguların taşması vardı.

Çocuklarını alıp gelen aileler, yanlarında yiyeceklerini getirip alanı piknik yerine çeviren insanlar, bayram sabahını andıracak kadar özenli giyinen gençler, beyaz tülbentli anneler, sırtında küçücük Amedspor forması taşıyan çocuklar…

O manzaraya bakarken duygulanmamak mümkün değildi.

Bir dönem faili meçhullerle, korkuyla ve “Toros” tehdidiyle anılan bir halkın çocukları, o gün aynı sembollere inat sevinç şarkıları söyledi. Bu bile başlı başına tarihi bir cevaptı.

Belki de en güzel yanı şuydu:

Amedspor bütün kötülüklere cevabı öfkeyle değil, başarıyla verdi.

Şimdi yapılması gereken daha fazla sahip çıkmak, daha fazla destek olmak ve bu kulübün sadece sahada değil; kardeşlik, barış ve birlikte yaşam duygusunda da örnek olmasını sağlamaktır.

Çünkü bazı takımlar yalnızca maç kazanır.

Bazıları ise insanların kalbine dokunur.

Tebrikler Amedspor.

Tebrikler bu sevdayı büyüten herkese.