ANALİZ-Mehmet TÜRK
Amedspor’un Diyarbakır’da, Pazartesi gecesi 90+4’te gelen golle aldığı galibiyet; sadece üç puan değil, aynı zamanda şampiyonluk yürüyüşünde kritik bir virajdı. O golü atan isim, Afena-Gyan Felix oldu. Tribünler ayağa kalktı, yedek kulübesi sahaya fırladı, yöneticiler sevinçten birbirine sarıldı. Futbolun doğasında olan, dünyanın her yerinde görülebilecek türden bir coşkuydu bu. Ancak maçın önüne geçen şey gol ve galibiyet ile 3 puan değil, maç sonu yapılan açıklamalar oldu.
Vanspor Kulüp Başkanı Erol Temel’in sözleri, bir spor değerlendirmesinden çok daha fazlasını ima ediyordu. Oysa hafızalar taze…
Sezonun ilk yarısında Van’da oynanan ve Vanspor’un 3-0 kazandığı karşılaşmada, her golden sonra teknik direktör Hakan Kutlu’nun, palyaçolar gibi metrelerce sahaya koşmuş, hem Amedspor hem de Vansporlu taraftarların tepkisini çekmişti. Maç sonunda Vanspor Başkanı Erol Temel, maç sonunda Hakan Kutlu’yu kahraman gibi alkışlatılması kimseyi rahatsız etmemişti. O günkü sevinç haklı gururdu da bu haftaki sevinç mi battı?
Hakan Kutlu da daha sonra, hedefi olmadığı gerekçesiyle de Vanspor’dan ayrılmıştı. Ama akıllarda kalan ise Başkan Erol’un maç sonunda Kutlu’yu eliyle işaret ederek, mikrofonda defalarca “kahraman” ilan edip alkışlaması kaldı. Futbolun doğası seçici hafızayı kaldırmaz.
Eğer 3-0’lık galibiyette yaşanan coşku meşruysa, 90+4’te gelen bir galibiyet golünün ardından yaşanan sevinç de meşruluğun en üst seviyesidir. Şampiyonluk mücadelesi veren bir takımın, son saniyede gelen golle ayağa kalkması kadar doğal ne olabilir? Bu tepkiyi farklı anlamlara çekmek, sporun ruhunu anlamamak ya da anlamak istememektir.
Daha da önemlisi, yapılan açıklamalar Van-Diyarbakır hattında yıllardır örülen kardeşlik hukukuna zarar verecek bir tonda oldu. Oysa Amedspor ile Vanspor arasındaki bağ, sadece iki kulüp arasındaki sportif rekabetten ibaret değildir. Tribünlerde yıllardır “kardeşlik” vurgusu yapılırken, bir yöneticinin bu dili gölgelemesi en hafif tabirle talihsizliktir.
Spor yöneticiliği, sadece kulüp yönetmek değildir; kelimeleri de yönetmektir. Hele ki söz konusu olan bölgesel hassasiyetlerin yüksek olduğu şehirlerse, her cümle iki kez düşünülmelidir. Bir anlık öfke ya da siyasi hesap, yıllarca kurulan güven köprüsünü zedeleyebilir.
Dikkat çekici olan bir diğer nokta ise Amedspor yönetiminin tavrı oldu. Mesnetsiz açıklamalara cevap vermeyerek polemiği büyütmemeyi tercih ettiler. Bazen en güçlü cevap, susmaktır. Bazen büyüklük, karşılık vermemekte gizlidir.
Asıl mesaj ise tribünlerden geldi. Vanspor taraftarlarının “Vanspor-Amed kardeştir” diyerek ortaya koyduğu refleks, yöneticilerin önüne geçti. Bu, futbolun tabanındaki sağduyunun hala ayakta olduğunun göstergesidir. Çünkü futbol, yöneticilerin değil halkın oyunudur.
Sonuç olarak mesele bir gol meselesi değildir. Mesele, 90+4’te gelen bir sevincin hazmedilememesi değil; sporun birleştirici dilinin korunup korunamayacağıdır. Eğer kazandığında sevinmek suçsa, futbolu baştan yazmak gerekir.
Ama gerçek şu:
Futbol sahada kazanılır, itibar ise açıklamalarda değil, yaşanan tarihsel süreçlerle ilgilidir. Ve bazen bir gol, sadece skoru değil; karakteri de ortaya çıkarır. İşte Erol Temel’in açıklamaları da kardeş iki takım arasında oynanan maç sonunda geldi.
Amedspor yönetimi, Vanspor yönetimini yemekte ağırlamış, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Vanspor taraftarları binden fazla kişiye iftar yemeği vermiş. Ama Vanspor Başkanı Erol Temel’in tahilsiz açıklaması; “Kardeşliğimiz yoktur” sözü ile her iki şehir arasındaki kardeşliği krize dönüştürme çabası olarak tarihteki yerini alacaktır.
Zira Erol Temel’e ilk olarak Vanspor taraftarı, “Vanspor-Amedspor” kardeştir diyerek cevap vermiştir. Binlerce Vansporlu taraftarlar kardeşliğin esasına yönelik uygun yorumlar yaparak, Erol Temel’e tepki göstermiştir.
Peki Erol Temel, o sözleri neden söyledi?
Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum olarak atanan kişi aynı zamanda Van Valisi. Vanspor’a en büyük katkı ve destek ise bu iki kurumdan geliyor. Amedspor ise sivil toplum örgütü temsilcileri, taraftarlar ve halkın geliriyle ayakta duran güçlü bir yapı olarak şampiyonluk mücadelesi veriyor. İşte Erol Temel, valilik ve kayyuma şirin görünmeye çalışmak için Amed şehrine, Amedspor yönetimine dil uzatmıştır. Biz bunları biliyoruz.
Ama Erol Temel, konuşmalarıyla iki kent ve iki kentte yaşayan halkların kardeşliğini, tarihsel birliğini bozamamış aksine daha da güçlendirmiştir.