Spor

Amedspor üzerinden Kürtlere gözdağı

Türkiye’de Kürt olmanın bedeli her zaman ağır olmuştur. Bu bedel bazen “beyaz toros”, bazen Kürt katili Yeşil, bazen bir kelime, bazen bir şarkı, son olarak da bir saç örgüsüyle hatırlatılır oldu.

Abone Ol

ANALİZ-Mehmet TÜRK

TFF’nin Amedspor’a kestiği 802 bin liralık ceza ve kulüp başkanı Nahit Eren’e verdiği 15 günlük hak mahrumiyeti bu ülkenin değişmeyen reflekslerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ama asıl infial, bu karar yetmezmiş gibi Adana Demirspor maçında tribünlerden yükselen “Biji berxwedana Rojava” sloganı ve Çekdar Orhan’ın gol sonrası saçını örmeyi temsili olarak göstermesinin “ideolojik propaganda” sayılarak PFDK’ye sevk edilmesiyle koptu.

Soruyu açık soruyorum; Ne zamandan beri bir saç örgüsü suç delili?

Ne zamandan beri bir futbolcunun kendi kimliğine, kültürüne dair sembolik bir jesti, ideolojik tehdit sayılıyor?

Bursaspor maçıyla Kürtlere karşı başlayan, hakaret ve küfürlere karşı sessiz kalan federasyona şunu hatırlatmak istiyorum; Beyaz toros, faili meçhul cinayetlerin baş aktörü Yeşil, Leyla Zana’ya hakaret ve küfürler, “ideolojik propaganda yada hakaret” olarak görülmemişti.

İşin daha vahim tarafı şu:

Türkiye’de yıllardır Kürt meselesinin çözümünden söz edilen, masaların kurulduğu, müzakerelerin yapıldığı, hatta Rojava konusunda bile diplomatik temasların yürütüldüğü bir süreçteyiz. Hal böyleyken Kürtlerin dili, sloganı, sembolü ve hatta bedeni hala “ideolojik propaganda” başlığı altında kriminalize ediliyorsa, ortada büyük bir samimiyet sorunu vardır.

TFF’nin bu kararı, hukukla değil refleksle alınmıştır. Eşit yurttaşlıkla değil, tahammülsüzlükle yazılmıştır. Çünkü bu ülkede “Türk” kimliğiyle yapılan hiçbir sembolik hareket ideolojik bulunmazken, Kürt kimliğine dair en küçük ifade bile tehdit olarak algılanmaktadır. Bu çifte standart artık gizlenemiyor.

Federasyonun gözünde Amedspor bir futbol kulübü olmaktan çoktan çıktı. ‘O, bu ülkede Kürtlerin kamusal alandaki varlığının turnusol kağıdıdır’ Verilen her ceza, aslında bir kulübe değil, “siz hala bu ülkede misafirsiniz” mesajıdır. Ve bu mesaj, çözüm sürecine değil; güvensizliğe, kırılmaya ve uzaklaşmaya hizmet eder.

Eşit yurttaşlık nutukla olmaz.

Barış, saç örgüsünden korkan zihinlerle kurulmaz.

Demokrasi, tribün sloganını tehdit sayan disiplin kurullarıyla inşa edilmez.

Bugün TFF’nin yaptığı şey, futbolu düzenlemek değil; kimliği terbiye etmeye kalkmaktır. Ve tarih bize defalarca gösterdi ki kimlikler cezayla bastırılmaz, yalnızca daha da görünür hale gelir.

Sorun Amedspor değil.

Sorun bir saç örgüsü de değil.

Sorun, Kürtlerin bu ülkede hala kendileri olarak var olmalarının “fazla” görülmesidir.

Ve bu bakış açısı değişmeden, hiçbir masa gerçekten çözüm masası olmayacaktır.