Amedspor’un bu maçtaki en dikkat çekici yönü, oyunun iki yönünü de başarıyla oynayabilmesiydi. Hücumda hızlı geçişler, kanatların etkin kullanımı ve bitiricilik.
Orta sahada kurulan baskı, rakibin oyun kurmasını zorlaştırırken, kazanılan topların hızlı şekilde ileri taşınması skora doğrudan etki etti. Doğru koşular ve pas tercihleri, takımın ne kadar iyi hazırlandığını gösteriyordu.
Mesut Bakkal, kendi başına önemli bir motivasyon adresi oldu.
Bu galibiyet, sadece bireysel performansların değil, takım olgusunun sahaya yansımasıydı. Teknik heyetin maç öncesi planı ve oyuncuların buna sadık kalması, sonucun en önemli belirleyicisiydi.
Amedspor denince tribünlerden bağımsız bir değerlendirme yapmak eksik kalır. Bu maçta da tribünler, her zamanki gibi takımın itici gücü oldu. 90 dakika boyunca susmayan taraftarlar, sadece tezahürat değil aynı zamanda sahadaki oyunculara moral, rakibe ise psikolojik baskı kurdu.
Birkaç defa rakip takımın ayağına giden top, o kadar taraftarın bir ağızdan protestosuyla karşılaşıyordu. Bu protesto durumu, asla küfür de içermiyordu ötekileştirici bir laf da.
Diyarbakır’da futbol, sadece bir spor dalı değil, aynı zamanda bir kimlik ve aidiyet meselesi. Tribünlerdeki coşku, bu bağın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 6 golün her biri, sadece sahada değil, şehirde de yankı buldu. Hatta, bölge de yankısını buldu desek yanılmış sayılmayız sanırım.
Bu galibiyetin şehirdeki karşılığı oldukça net: Şampiyonluğa ayarlanmış olmayı daha da netleştirici.
Diyarbakırlılar için Amedspor’un başarısı, sadece sportif bir başarı değil aynı zamanda moral kaynağıdır da. Kahvehanelerde, sokak aralarında, esnaf sohbetlerinde konuşulan tek konu, neredeyse bu maçtı. ‘İşte bizim takım bu’ diyenlerin sayısı hiç de az olmasa gerek. Uzun süredir inişli çıkışlı performanslar sergileyen takımın böyle bir skorla galip gelmesi, taraftarın geleceğe daha umutla bakmasını sağladı.
6-1’lik galibiyet, elbette bir istatistik olarak kayıtlara geçecek. Ancak bu maçın asıl değeri, sahada kurulan oyunla tribünde oluşan sinerjinin birleşmesinde yatıyor. Amedspor bu maçta şunu gösterdi:
Doğru planlama, inanç ve taraftar desteği bir araya geldiğinde, sadece maçlar değil hikâyeler de kazanılır. Ve Diyarbakır, o hikâyeyi yazmaya yeniden başladı. Hayrola, devam ola…