Hayli yıllar evvel bir gün gözaltına alınır bir eylemden dolayı, arkadaşları ile. Karakolda Komiser tek tek ifadelerini alır. Sıra Aziz’e gelir. Bakar, bir ayağı sakat, aksıyor.
Dönüp Aziz’e der ki; “ulan tekeri patlak, uslu dur! Bi daha düşeyim deme! Öbür tekerini de ben patlatırım ha!” Bunu bana çok önceleri kendisi anlatmıştı.
Aziz’in yazdığını bilmiyordum, sanırım on beş yıldan çok oluyor. O zamanlar çalıştığım belediye kültür birimindeki odama gelmişti, çay sohbet filan derken; elinde bir tomar kağıtla dolu bir klasörü uzatıp “hele bunlara bir bak” dedi!
Baktım, sayfalar dolusu şiirler. Arada bir kaç da düz yazı. Şiirler vasat, ama düzyazı gelişmeye müsait, çokça kara mizah örnekleri, yaşamdan.
“Aziz” dedim, “buyur abê” dedi.
“Aziz, beni dinle bu şiirleri bir tarafa bırak. İstersen sonra yeniden döner devam edersin şiire. Ama bunlarla yazı işçiliğinde bir yere varamazsın. Sen, iyisi mi bu mizah öyküleri denemelerinde ısrar et, bunlarda ısrar edersen iş çıkar” dedim.
“Olurabê” deyip gitti.
O gün bu gündür Aziz Gülmüş yazıyor, kitap sayısı herhalde onu olmuştur.
Geçtiğimiz günlerde tesadüfen Aziz’in o mizah öykülerinden birine sosyal paylaşım sayfalarından birinde rastlayıp okudum ve okuduğum metin bu yazıya da vesile oldu. Ve istedim ki Aziz’in öyküsü ile sizi başbaşa bırakayım…
“OĞLIM REHETLIĞ SIZE BATİ?
Yıl 2010… Yer Diyarbakır Kitap Fuarı… İkinci kitabım “Cehennem Kahkahaları” imza günü için Peri Yayınları standındayım.
Aynı standda Edebiyat Fakültesi öğrencisi gencecik bir kızımız ElidaZerri de "Cennette İntihar" adlı romanını imzalıyordu.
Elida, Peri yayınları sahibi Ahmet Önal abimizin hemşerisi. İmza etkinliğinden çok, karınca gibi durmadan çalışan ağırbaşlı, güleç yüzlü oldukça samimi biri…
Ben standta oturmuş kitaplarımı imzalarken, Elida da harıl harıl durmadan, oradan oraya koşturuyor, çalışıyordu.
Bir ara orta yaşlı, hırpani kıyafetli, konuşmalarından tam bir ‘Diyarbakır kırığı’ olduğu anlaşılan biri standa yaklaşıp kitapları incelemeye başladı.
Elida'nın yazdığı, "Cennette İntihar" kitabı ile benim "Cehennem Kahkahaları" kitabım yan yana duruyordu.
Bana dönerek :
“Bu kitabı sen mi yazdın bırêmın?” dedi. "Evet…" dedim. Bu defa dönüp Elida'nın yazdığı kitabı göstererek:
“Ya buni?..” Elida'yı elimle işaret ettim, "Bu genç kızımız…" dedim.
Gülmeye başladı:
“Sız dewrimçisızdegıl?” diye sorunca, ben de gülerek, "Evet…" dedim. Bu kez yüz hatları gerildi:
“Oxlım siz dewrimçiler ne eyağsız? Birız cehennemde kehkaha ati, digerız de, cennette intihar edi…”
Bir iki adım attıktan sonra tekrar bana dönüp alaycı bir ifadeyle:
“Rehetlığ g…ıze bati, he!” dedikten sonra yürüyüp gitti.”
Çok sağol Aziz vallahi çok haklısın. O kadar rahatız ki halımız ahvalımız berbat olsa da keyfimiz begde paşada yok…