Sevgili Nevin İl, işte o kadınlardan biriydi.
Özgürlük yolu geleneğinden gelen, yüreğini halkının onurlu yaşam mücadelesine adayan yiğit bir Kürt kadınıydı. Kürt kadınlarının kuşaklar boyunca yaşadığı acıları, baskıları, kayıpları ve yok sayılmayı kendi yüreğinde hissederek yaşadı. Ama hiçbir acı onu eğemedi. Her yara, onu daha da dirençli, daha da vicdanlı bir insana dönüştürdü.
O, yalnızca bir anne değildi. Gerektiğinde evladına hem anne hem baba olabilen, acısını içine gömüp başkalarının yarasına koşan güçlü bir kadındı. Kendi yükünü sessizce taşırken, başkalarının yükünü hafifletmeye çalışan insanlardandı. İş dünyasında da örnek bir duruş sergiledi. Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası’nın ilk kadın başkanı olarak, yalnızca bir makama oturmadı; erkek egemen anlayışın duvarlarını cesaretiyle sarstı. Kadınların üretimde, ekonomide ve karar mekanizmalarında var olabilmesi için mücadele etti. Başarısını hiçbir zaman kişisel bir unvan olarak görmedi; onu kadınların ortak başarısına dönüştürmeye çalıştı.
Başarılı bir iş insanıydı. Ama onu farklı kılan serveti ya da makamı değil, vicdanıydı. İnsan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmadı. Kadın haklarını savunurken, ezilenin kimliğine bakmadan adaletin yanında durdu. Nerede bir haksızlık varsa, orada olmaya çalıştı. Çünkü biliyordu ki sessizlik, çoğu zaman zulmün en büyük ortağıdır.
Hayatı boyunca makamlar gelip geçti, unvanlar değişti. Ama geriye kalan tek şey, insanın ardında bıraktığı izdi. Nevin İl, ardında yalnızca başarı hikâyeleri bırakmadı; onur, cesaret, vicdan ve dayanışma bıraktı.
Bugün onun ardından yazılan hiçbir cümle, geride bıraktığı boşluğu doldurmaya yetmeyecek. Çünkü bazı insanlar öldüğünde sadece bir can eksilmez; bir şefkat eli, bir mücadele sesi, bir vicdan da eksilir. Belki de en çok buna yanıyoruz…Artık bir kadın daha eksildi bu coğrafyadan; acıyı umutla yoğurmayı bilen, gözyaşını dirence dönüştüren, başı dik yaşamayı seçen bir kadın…
Mekânın cennet olsun sevgili Nevin İl.
Sen, sadece ailene değil; halkına, kadınlara, dostlarına ve seni tanıyan herkese emanet ettiğin onurlu yaşamınla hatırlanacaksın. Çünkü bazı kadınlar ölmez. Onlar, mücadele ettikleri insanların yüreğinde yaşamaya devam ederler. Ve sen, bu toprakların unutulmayacak yiğit Kürt kadınlarından biri olarak daima yaşayacaksın.
Üzülme, “Oğlun Yavuz” hepimize senin kıymetli emanetindir. Rahat uyu, yolun açık olsun, senin emanetin bizim için onurdur…