ÖZEL HABER - Bekir GÜNEŞ
Basın grubunda Faruk Balıkçı abi sürekli olarak "Erok takılacak rahat olun" diyordu. 2 hafta önce "Erok Sarıyer'e de Pendik'e de takılacak" diyordu. Gerçekten de öyle oldu. Öncelikle Faruk abiyi bu öngörüsünden dolayı kutluyorum. Maç öncesi takımı medyadan çok uzak tuttular.
Bizler de Iğdır'da gazetecilik kimliğimizi bir tarafa bırakıp Amedsporluluk kimliğimizle hareket ettik. Güzel bir birliktelik vardı. Camianın hepsinde bir tedirginlik vardı. Önceki 3 hafta yaşananlardan sonra herkes çok temkinliydi.
Şampiyonluk kutlamaları için yapılan planlar bile söylenirken bir yutkunma oluyordu. Ya bir aksilik olursa ya bu maçı kazanamazsak. Hiçbirimizin aklında Erok'un Pendik'e takılacağına dair bir düşünce yoktu. Iğdır sabahından itibaren her taraf yeşil kırmızı oldu. Bütün lokantalar, kafeler Amedsporlularla dolup taştı.
Iğdır esnafı 2 gün öncesinden şampiyonluğu yaşamaya başladı. Iğdır'ın küçük bir taraftar grubu dışında herkesin gönlü Amedspor'dan yanaydı. Bilet bulanlar da gelmişti bulamayanlar da. Bulamayan bazı taraftarlara niye geldiklerini sorduğumda "Abi en azından burada olalım, kendimizi hissettirelim" dediler. Gerçekten de hissettirdiler.
Maçın başlamasına yakın bir süre kala Iğdır stadı Amedspor taraftarları ile doldu. Diren sesleri Ağrı dağından duyuluyordu. Ağrı'nın isyan hali çimlerin kokusunda bile hissediliyordu.
Hepimiz büyük bir heyecanla maçı bekliyorduk. Olumsuz konuşanı dövecektik gibi bir ortam vardı. Sonra maç başladı. Gözümüz Iğdır sahasında, kulağımız Esenler Erok maçındaydı.
İlk golü de Iğdır atınca büyük bir sessizlik oldu. Birbirimizin gözüne bakmaya korkar olduk. Sonra döndüm arkadaşlara "Sakin olun şampiyon olacağız" dedim. Saha kenarındaki teknik ekibimizin heyecandan dizleri titriyordu. O titreme halini hepimiz hissediyorduk. Yanımda oturan gazeteci arkadaşım İlyas açmış Kuran'ı sesli dinliyordu.
O ortama tanıklık eden herkes yazılacak bir tarihin oyuncusu olduğunun belki farkında değildi ama öyleydi. Taraftarlarımız bir saniye bile susmadı. Protokole baktığımda birkaç kişi hariç herkesin kalbi oyuna girmek için hazır bekliyordu. Sonra her şey istediğimiz gibi olmaya başladı. Erok kazanamayınca bizim için de işler biraz daha kolaylaştı.
Sonra hakem son düdüğü çaldığında ben hemen telefonu çıkarıp kayda geçtim. 10 dakika boyunca çok büyük bir heyecan ve coşku ile şampiyonluğu anlattım. Sonra baktım ki kayda girmemişim o heyecanda. Neyse tekrar kayda girdim. Anlattım. 'Bu bir son değil bu bir başlangıç' dedim. Takımımızın soyunma odasına girdim herkes büyük bir coşku ile halaylar çekiyordu.
Herkes büyük bir sorumluluğu yerine getirmenin gururu ile kutlama yapıyordu. Ben en çok hocalarımız için sevindim. Sertaç hoca için, Erhan hoca için ve diğer hocalarımız için sevindim. Onların Amedspor'u şampiyon yapması benim için ikinci bir şampiyonluk gibiydi. Kendim Amedspor'u şampiyon yapmışım gibi sevindim. Dönüş yolunda da büyük bir mutluluk vardı.
Büyük bir yorgunluk vardı ama ona rağmen herkes çok mutluydu. Uçakta futbolcular şarkılar söylüyordu, espiriler yapıyordu. Tabi arada prim pazarlıkları da döndü. Kentin bütün STK ve iş insanlarının olduğu uçakta toplanan para komik bir rakam olsa da alan ve veren razı oldu. Uçaktan indikten sonra bir de kutlama alanına doğru yola çıktık.
Bir uçakta futbolcular ve yönetim vardı. Asıl emek verenlerin yanında boy göstermek isteyenler de o otobüse koştu. Neredeyse futbolculara yer kalmayacaktı. Neyse Newroz alanına gittik.
Gece 3'e doğru geliyordu. Sonra otobüs geldi. Çekdar çok ilgi gördü. Dia Saba ve Diagne çok ilgi gördü. Sonra herkes görevini yapmış edasıyla evine gitti. Bundan sonrası artık Süper Lig'de kalıcı olmak ve Avrupa'ya gitmenin planlamasını yapmak. Bunların hepsini çok konuşacağız ama önce şampiyonluğun coşkusunu bir yaşayalım bir hafta.