Bir “evet” kadar yakınız tehlikeye

Dijitalleşme, günlük hayatı kolaylaştırırken beraberinde yeni güvenlik sorunlarını da getiriyor.

Abone Ol

Son dönemde artan telefon dolandırıcılıkları bu dönüşümün en somut örneklerinden biridir. Özellikle “alo, siz misiniz?” sorusuna verilen kısa bir “evet” yanıtının kayıt altına alınarak farklı işlemlerde kullanıldığı iddiaları, meselenin basit bir telefon tuzağının ötesine geçtiğini gösteriyor.

Bugün gelinen noktada, yapay zekâ destekli ses işleme teknolojileri sayesinde çok kısa ses örnekleri üzerinden dahi benzer ses üretimi yapılabiliyor. Bu durum, sesli onay sistemleriyle çalışan bankacılık ve çağrı merkezi uygulamalarını doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü ses, artık yalnızca bir iletişim aracı değil; birçok alanda kimlik doğrulama unsuru olarak kabul ediliyor.

Türkiye’de ve dünyada pek çok kurum, uzun süredir sesli yanıt ve onay mekanizmalarını kullanıyor. Ancak teknolojinin geldiği seviye, bu yöntemlerin tek başına yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Bir kişinin iradesini yansıtmayan, bağlamdan kopuk bir ses kaydının ileride “onay” olarak sunulabilmesi, ciddi hukuki ve teknik riskler barındırıyor. Burada mesele yalnızca dolandırıcıların yöntemi değil; bu yöntemin hangi boşluklardan faydalandığıdır.

Güvenlik mimarisi, tehdit geliştikçe güncellenmediği sürece, vatandaşın bireysel dikkati tek başına yeterli olamaz. Elbette bireylerin bilinmeyen numaralara karşı temkinli olması önemlidir. Ancak sorunu sadece “vatandaş dikkatli olsun” noktasına indirgemek gerçekçi değildir. Çünkü karşı karşıya olunan durum, teknolojik kapasiteye dayalı organize bir suç modelidir.

Bu nedenle bankalar, telekom şirketleri ve kamu kurumları:

*Tek aşamalı sesli onay sistemlerini gözden geçirmeli

*Çoklu doğrulama yöntemlerini yaygınlaştırmalı

*Ses verisinin nasıl saklandığı ve kullanıldığı konusunda şeffaflık sağlamalıdır.

Aynı zamanda mevzuatın da bu yeni risk alanına uygun şekilde güncellenmesi kaçınılmazdır. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri, klasik suç tanımlarının ötesine geçmektedir.