Bir kadının gözünden: Acının hafızası, umudun rengi – Amedspor”

Ben bu topraklarda büyüdüm. Adını koyamadığımız korkularla, gece kapı çalındığında yüreği ağzına gelen annelerin sessizliğiyle büyüdüm. Faili meçhullerin ne demek olduğunu çocuk yaşta öğrendim. Bir sabah uyanıp bir daha geri gelmeyen insanların ardında bırakılan boşlukla tanıştım.

Abone Ol

Köy boşaltmaların ne olduğunu ise evin eşyalarının değil, hatıraların taşınamadığını gördüğümde anladım. Biz kadınlar, bu coğrafyada sadece yas tutmadık. Biz, susarak direnmeyi, bakışlarımızla anlatmayı, çocuklarımızı korkunun ortasında büyütmeyi öğrendik.

Ama şimdi…Başka bir şey oluyor.

Amedspor sahaya çıktığında, yıllardır içimizde biriken o ağır yükün biraz hafiflediğini hissediyoruz. Çünkü ilk kez, bu toprakların hikâyesi yalnızca acıyla değil, başarıyla da anılıyor. Eskiden dağlara bakan gözler, şimdi yeşil sahalara bakıyor. Gençler artık sadece kaybolanların değil, topun peşinden koşanların hikâyesini anlatıyor.

Ama her şey bu kadar kolay değil. Amedspor’un gittiği bazı şehirlerde, tribünlerden yükselen sesler bize geçmişi hatırlatıyor. Bir futbol maçında bile kimliğin sorgulanabiliyorsa, demek ki hâlâ yolun başındayız.

Ben bir kadın olarak şunu görüyorum:

Irkçılık bazen bir slogan, bazen bir bakış, bazen de bir sessizliktir.

Ve en çok da insanın içini acıtan, normalleşmiş halidir. Ama yine de…

Her deplasman bir ihtimaldir.

Belki bir gün, bir çocuk Amedspor formasını sadece bir takımın rengi olarak görecek. Belki bir anne, oğlunu maça gönderirken eskisi gibi endişe etmeyecek.

Belki bir şehir, gelen misafirini kimliğiyle değil, insanlığıyla karşılayacak.

Biz kadınlar umudu kolay kurmayız. Ama kurduğumuzda da kolay kolay vazgeçmeyiz. Amedspor’un hikâyesi, sadece bir futbol hikâyesi değil.

Bu, bastırılmış bir hafızanın yavaş yavaş konuşmaya başlamasıdır.

Bu, acının içinden çıkan bir sesin, artık sadece ağlamaması; bazen de sevinmesidir. Ben hâlâ kayıplarımı unutmuyorum.

Ama ilk kez, çocuklarımın hatırlayacağı şeylerin sadece acı olmayabileceğini düşünüyorum.

Eğer bir gün bu ülke gerçekten değişecekse,

belki de bu değişim büyük sözlerle değil,

bir maç günü yan yana oturabilen insanlar sayesinde olacak.

Ve o gün geldiğinde,

biz kadınlar sadece yas tutan değil,

hikâye anlatan olacağız.

Her bijî Amedspor.