Dokuma, Örme ve Tekstil İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in "Halkı kin ve öfkeye yönlendirerek tahrik etmek" ve "Yanıltıcı bilgiyi yaymak" iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Antep 38'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmayı, siyasi parti, sendika konfederasyonları, uluslararası sendika temsilcileri takip etti.
Kimlik tespitinin ardından duruşmada savunma yapan Mehmet Türkmen, yargılama sürecinin hukuki değil, sınıfsal olduğunu belirtti. Türkmen, "Ben Şireci’de yaşanan iş cinayetlerine dair açıklama yaptığım için buradayım. Türkiye’de her yıl 2 bin işçi, patronların kâr hırsı nedeniyle can veriyor. Bir gün bile bir patron bu yüzden hapis yatmazken, ben bu gerçekleri dile getirdiğim için yargılanıyorum. İSİG verilerine göre son 13 yılda Antep’te 555 işçi yaşamını yitirdi. Bunları ifade etmekten geri durmayacağım" diye belirtti.
Ardından avukatları, iş kazası geçiren işçilerin tanık olarak dinlenmesi talebinde bulundu. Talep ise mahkeme başkanı tarafından "yargılamaya yararı olmayacağı" gerekçesiyle reddedildi.
SAVCIDAN CEZA TALEBİ
Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında, Türkmen’in açıklamalarının işçi, işveren ve devlet arasında bir kopuş yarattığını ve ülkenin iç-dış güvenliğini tehdit ettiğini iddia etti. Savcı, Türkmen’in konuşmasını "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işlediğini iddia ederek, cezalandırılmasını ve kamu haklarından yoksun bırakılmasını talep etti. Ancak Türkmen’in kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyesi yönünde görüş bildirdi.
TAHLİYE VE BERAAT KARARI
Türkmen’in fabrikalardaki çalışma koşullarına ve iş cinayetlerine dair yaptığı açıklamaları inceleyen mahkeme, ifadelerin bir suç unsuru taşımadığına hükmetti. Mahkeme başkanı, Türkmen’in tüm söz ve paylaşımlarını "ifade özgürlüğü" ve "sendikal faaliyet" sınırları içerisinde değerlendirerek; demokratik bir toplumda eleştiri hakkının cezalandırılamayacağını vurguladı. Bu gerekçeyle Türkmen hakkında hem tahliye hem de tüm suçlamalardan beraat kararı verildi. Karar, duruşma salonunda bulunan işçiler ve hukukçular tarafından sevinçle karşılandı.
Duruşma sonrası adliye önünde toplanan siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri, hep bir ağızdan "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz", "Direne direne kazanacağız" ve "Antep işçisi yalnız değildir" sloganlarını attı. Yapılan konuşmalarda, kararın sadece bir tahliye değil, aynı zamanda sendikal hakların ve ifade özgürlüğünün bir kazanımı olduğu vurgulandı. Kurum temsilcileri, işçi sınıfı üzerindeki baskılara karşı omuz omuza mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.