Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Botan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (Botan TUHAD-DER) ile Şırnak Demokratik Kurumlar Platformu, Cizre'de ortak iftar programı düzenledi. Sur mahallesinde yapılan programa Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yüzlerce kişi katıldı.
Saygı duruşu ile başlayan programda konuşan Botan TUHAD-DER eşbaşkanı Aydın Deniz, Ramazan ve Newroz’un Kürt halkının özgürlüğüne vesile olması temennisinde bulundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasına PYD Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim anarak başladı. Kürt halkına başsağlığı dileyen Bakırhan, Şırnak’ta demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenleri andı. Kürtlerin özgülük için Ramazan ayında dualar ettiğini belirten Bakırhan, “Onurlu bir barış göreceğiz. Herkes ailesi ile buluşacak. Barış anneleri büyük bedeller ödedi. Çocuklarını kaybetti. Ailelerinin en değerli bireylerini bir bedel olarak verdi. Sizlerin yeri bizi açımızdan çok değerli bir yerdedir. Barış annelerinin verdiği mücadelenin bir diğer örneği yok. Sizler bütün zulümlere rağmen mücadeleden vazgeçmediniz. Kürt halkının bugün geldiği noktada Barış annelerinin çok büyük emekleri var. Bunun için size ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizler başımızın tacısınız” dedi.
‘ONURLU DİRENEN KÜRT HALKI VAR’
“Dünya çığırından çıkmış, güçlü olanın zayıfı ezdiği bir süreçte yaşıyoruz” diyen Bakırhan, “Dünyanın hukuk sisteminde yazılanlar şuan geçerli değil. Bu dünyanı yöneten, doktorda tedavi görmesi gereken 3-5 kişi her yerde savaş başlatıyor. İran’da bir savaş başlatıldı. Bu kutsal Ramazan ayında birçok ülkede savaş var. Güçlü olanın zayıfı ezdiği bir dünyada yaşıyoruz. Bütün oyunları bozan bir halk var. Bu halk her yerde onulur bir mücadele yürütüyor. Kürdü yok sayan, Kürt yok diyen bu iktidarın kendisi İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile masa kurmak zorunda kaldı. Kürt halkı direnmese, Şırnak, Mardin direnmese bu masa olamayacak. Dünyada emperyalistler var buna karşı onurlu direnen Kürt halkı var. Siz olduğunuz sürece Kürtler her yerde haklarına kavuşacaklardır. Türkiye’de başlayan barış süreci başarıya ulaşacaktır. Bir asırdır Kürdü yok sayan zihniyet Kürdün varlığını kabul etmek zorunda kaldı. Kayyımların olmadığı, Kürtçenin özgür olduğu bir Türkiye’yi göreceğiz” ifadelerini kullandı.
‘ÖNÜMÜZDEKİ YÜZ YIL KÜRTLERİN YÜZYILI’
Örgütlenmenin önemine değine Bakırhan, “Bugün Cizre’de bu salonu doldurduğunuz gibi, herkesi partimize getirdiğimiz zaman Kürtlerin önü açıktır. Bu ülkede 25 milyon Kürt yaşıyor. Kürtler Şırnak’ta iktidar olduğu gibi İstanbul’da da yönetimin ortağı olacak. Önümüzdeki yüz yıl Kürtlerin yüzyılı. Ortadoğu’da Kürtler direnerek ayakta kaldılar. Şuan Ortadoğu’da en örgütlük güç Kürtlerdir. Ya Kürtler ile anlaşacaklar ya da bitip gidecekler. Esad Kürtlere kimlik vermiyordu, ülkeyi bırakıp çıkmak zorunda bırakıldı. Irak’da Saddam idam edildi. Şuan İran’da mola rejimi sallanıyor. Kürtler ayakta ve güçlüdür. Kürtler her yede demokratik haklarını alacaklar. Rojava’da Kürtler hem Suriye’de yönetime ortak hem de Rojava’yı yönetiyorlar. Bu süreç başarıya ulaşırsa ‘Sen nerelisin?’ sorusunu sormayacağız, artık Kürdün iradesine kayyım atanmayacak. Bu onurlu anneler ve gençler olduğu sürece Kürtlerin önü açıktır. Kürt halkı kazanacaktır” diye konuştu.
‘HER ŞEYE RAĞMEN AYAKTAYIZ’
Meclis’te Kürt sorunun çözümünü için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın isteği ile kurulan komisyonun çalışmalarına değinen Bakırhan, “Meclis’te komisyon bir rapor hazırladı. Eğer o Meclis gereğini yaparsa Selahattinler, Figenler kısa bir süre içinde aramızda olacak. Eğer özel yasa çıkarsa dağda çocuklarınız, sürgünde olan kardeşlerimiz geri gelecek. Meclis raporunun bir kısmına katıldık bir bölümüne ise hayır dedik. Kürtlerin kimlik, dil, kendi kendini yönetme hakkı ‘ne terör ne de güvenlik sorunudur’ dedik. Karşı çıktığımız yerleri de ekledik. Her şeye rağmen ayaktayız. Vazgeçmedik. 25 yıl önce Şırnak il binası için bulduğumuz binaya tabela asacak çivi bulamıyorduk ama şimdi o kentleri biz yönetiyoruz, iktidarız. Sizin Gabarınız, Cûdîni yakıldı, sizlerin seçtiği belediye eşbaşkanları cezaevine konuldu ama her şeye rağmen barış dediniz. Tabi barış diyeceğiz. Gabar ve Cûdî’nin barışa ihtiyacı var. Sadece burada değil her yerdeki kardeşlerimiz ile örgütlü bir şekilde mücadele edeceğiz. Dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir Kürt kimliksiz kalmayacak, iradesine kayyım atanmayacak. Sayın Öcalan özgür olacak” şeklinde konuştu.