Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu (MİA-FED) tarafından düzenlenen Demokratik İslam Kongresi'nin 3’üncü Büyük Konferansı'nın ikinci oturumu Şaban Esen'in moderatörlüğünde başladı.
"İnanç ve toplumsal adalet" başlıklı oturumda Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kültür, Dil ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı, anadilin İslamiyet'teki önemine değindi.
Medine Sözleşmesi'nin yıllar önce oluştuğunu ama kimsenin sözleşmenin içeriğine bakmadığını söyleyen Cemile Turhallı, İslamiyetin egemenlerin eline düşmesiyle değiştiğini belirtti.
Cemile Turhallı, Uhud, Bedir, Hendek, Kerbela'da yaşananlara değinerek, "Biz gerçek adalet istiyoruz. Yusuf'un ve Yakup'un adaletini istiyoruz. Alimlerde kendini bunda sorumlu görmeli" diye konuştu.
Ardından "İnanç bağlamında Ortadoğu'daki halkların kardeşliği ve Sorumlulukları" adlı başlıkta konuşan Mısır'dan gelen Modern ve Çağdaş Tarih Profesörü Dr. Muhammed Rıfat El İmam konuştu.
Ortadoğu'nun insanlığın, medeniyetin ve büyük uygarlıkların beşiği olarak kabul edildiğini belirten El İmam, "Sümerler, Medler, Mısırlılar, Kürtler, Farslar, Araplar, Türkler, Ermeniler, Rumlar, Türkmenler, Çerkesler, Asuriler, Süryaniler, Dürziler, Aleviler ve diğerleri gibi zengin, çeşitli ve çok katmanlı bir insan mozaiğine sahiptir. Modern ve çağdaş tarih boyunca bu halklar birbirleriyle mücadele etmiş, savaşmış ve 'kardeşlik' projeleri geliştirmişlerdir. Ancak bu projeler çoğu zaman siyasallaştırılmış ve ideolojik hale getirilmiş, güçlü olan 'ağabeyin' çıkarları doğrultusunda zayıf ve küçük kardeşlerin aleyhine işlemiştir. Bu çalışma, modern ve çağdaş tarihteki 'halkların kardeşliği' deneyimlerinin sonuçlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Amaç, yirmi birinci yüzyıla uygun çağdaş bir halklar kardeşliği inşa etmek için bir deneyim birikimi oluşturmak ve son beş yüzyıldaki beş kardeşlik projesinin kusurlarından, günahlarından ve acılarından kaçınmaktır" ifadelerinde bulundu.
Ardından El İmam, Osmanlı millet sisteminde halkların kardeşliği deneyimi, Tanzimat Döneminde Halkların Kardeşliği, İttihad-ı Anasır (Unsurların Birliği) Projesinde Halkların Kardeşliği, Türkiye Cumhuriyeti'nde Halkların Kardeşliği (1923–2023) gibi dönemlere örnekler vererek, inançlarda azınlıklar ve Müslümanların yaşadıklarını verilerle karşılaştırdı.
Son olarak Dr. Mele İdris ise yaşanan Halepçe, Enfal katliamlarından bahsederek yaşanan ölümlerin nedeninin İslam'ın yanlış anlatılması ve siyasallaşması olduğunu söyledi.