Güncel

Dersim'in hafızası ve 1990'larda Dersim kitabı

Dersim'le ilgili birçok yazıya imza atan Selman Yeşilgöz, nihayet kitaplı bir yazar oldu. "1990'larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar" kitabı DAM Yayınları'ndan çıktı.

Abone Ol

Vecdi ERBAY yazdı

"Nihayet" dedim çünkü Yeşilgöz'ün yayın dünyasıyla teması uzun zaman öncesine, 1995 yılında çıkan Dersim Dergisi'nin imtiyaz sahipliği ve yazıişleri müdürlüğü yaptığı günlere kadar uzanıyor. Bu sırada Dersim'le ilgili çıkan birçok kitabın yayımlanmasına katkıda bulundu. DAM Yayınları'ndan da kısaca söz etmem gerekir.

Yeşilgöz'ün kurucularından olduğu ve 3 dönem başkanlığını yaptığı DAM (Dersim Araştırmaları Merkezi), 2013 yılında İstanbul'da kuruldu. Birçok etkinliğin yanı sıra dergi ve kitaplar yayımlıyor. DAM'ın esas çalışma konuları arasında Dersim tarihi, kültürü ve güncel meseleleri bulunuyor ancak memleketin ahvaline de bigane kalmayan bir kurum.

KOLLEKTİF HAFIZANIN VE EMEĞİN ÜRÜNÜ

Yeşilgöz'ün DAM'dan çıkan kitabı kolektif bir emeğin ürünü. Nesimi Aday kitabın kapağını, Eyüp Hanoğlu editörlüğünü yaptı. Hüseyin Ayrılmaz, Özgün Enver Bulut, Ergin Doğru ve pek çok kişi önerileriyle, Prof. Dr. Şükrü Aslan Sunuş, Hayal Hanoğlu Sonsöz yazarak kitaba katkıda bulundular.

Kitap aynı zamanda kolektif bir hafızanın da ürünü. 1990'lı yılları Dersim'de yaşamış, Dersim'de yaşatılanlara tanıklık etmiş insanların hafızasından silinmeyenler kitabın sayfalarında yer alıyor. Elbette fotoğraflar, belgeler ve raporlarla birlikte.
Kitap dokuz bölümden oluşuyor ve bölüm başlıkları kitap hakkında bilgi verdiği için buraya almak istiyorum:

"Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneğinin kuruluşundan kapatılmasına uzanan yol", "1993-94 köy boşaltmalarını belgeleyen sivil heyet raporları", "Dersim Dayanışma Kurulunun kuruluş süreci", "Toplatılan Dersim Dergisi'nin yayın serüveni ve mahkeme kararları", "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınan davalar", "Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nin hikayesi ve Munzur Su Projesi", "Dönemin basınından yansıyan tanıklıklar".

Dönemin Tunceliler Derneği Başkanı olarak Selman Yeşilgöz bu başlıklar altında toplanan olayların hemen hepsinin içinde ve birinci elden tanıklıklarını da anlatıyor kitapta. Tanıklıklar, belgeler ve raporlar kadar önemli. Tanıklıklar, belge ve raporlar gibi soğuk ifadelerden ayrı olarak, yaşanan dramı insan sesiyle somutlaştırıyor. Bu haliyle kitap, geçmişe dair hafızayı diri tutuyor ve geçmişte yaşatılan acıların üzerine ışık düşürerek, yüzleşmek olanağı sunuyor.
Dersim'in tarihi, kültürü, coğrafyası, sosyal hayatı üzerine son yıllarda epey kitap yazıldı, belgesel filmler çekildi. Bu çalışmaların tümü, dört dağ içindeki 'uzak şehir' Dersim'i ilgilisine yakın ediyor.

BİR TANIK HİKAYESİ

Selman Yeşilgöz'ün imzasını taşıyan "1990'larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar" da bu külliyatın içinde kendisine yer açtı.
Yeşilgöz, Tunceliler Derneği Başkanı olarak 1990'larda gerçekleşen köy ve orman yakmaları, faili meçhul cinayetleri, gıda ambargolarını ve bu hukuksuzluklara karşı mücadele edenlerin hikayesini anlatıyor. Bu hikayeler, Mergasure köyü muhtarı Emirali Karakaya'nın dönemin TBMM Başkanı Hikmet Çetin'e anlattıklarında somutlaşıyor: "Ev alev alıp yanınca, evin yandığını gören çoban köpeğim davarı bırakıp koşarak geldi; benim içerde kaldığımı hissedip kendini evin içine attı, bir daha da dışarıya çıkmadı. Ben de kendimi ateşe atacaktım, fakat birinin bu olaya tanıklık etmesi ve kamuoyuna anlatması gerekiyordu."
Sonra, Yeşilgöz'ün "hâlâ kulaklarımda çınlıyor" dediği şu cümle: "Bir köpeğin yuvasına gösterdiği sadakati, insan olarak ben de toprağıma göstermek zorundayım."
"1990'larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar", birçok araştırmacıya önemli kaynaklar sunuyor. Ancak Karakaya'nın bu cümlesinin hakkını vererek, zulmün karşısında direnişi örgütleyenlerin hatırasına bir saygı duruşu niteliğinde.