Diyarbakır Haberleri

Diyarbakır OSB seçiminde usulsüzlük iddiası

Diyarbakır OSB’de 9 Mayıs’ta yapılan ve mevcut başkan Mustafa Fidan’ın kazandığı seçim sonrası rakibi Ali İhsan Özdoğan, yaptığı açıklama ile seçimle ilgili usülsüzlük yapıldığını iddia etti.

Abone Ol

HABER-Mehmet TÜRK

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 9 Mayıs tarihinde yapılan ve Mustafa Fidan’ın 31 oy farkıyla kazandığı seçim sonrası rakibi Ali İhsan Özdoğan, seçim öncesi usulsüzlük yapıldığını iddia ederek, seçim sonuçlarının geçerliliğini yitirdiğini söyledi.

Referans Makine Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeşil Liste’nin OSB Başkan adayı Ali İhsan Özdoğan, yazılı olarak yaptığı açıklamada, “Diyarbakır Organize Sanayi Bölgemizin 09 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulunun ardından yapılan teknik ve hukuki incelemeler sonucunda; yürürlükteki mevzuata, seçme ve seçilme hukukuna ve demokratik teamüllere gölge düşüren önemli usulsüzlükler tespit edilmiştir. Bu vahim tablo karşısında sanayicilerimizi, basını ve kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur” dedi.

“SEÇİMDE KADİM KÜLTÜRÜMÜZ TAHRİP EDİLMEK İSTENDİ”

Dünyaya örnek olabilecek Diyarbakır’ın demokratik anlayışının tahrip edilmek istendiğine dikkat çeken Özdoğan, “Diyarbakır tarihi, sosyal, kültürel ve ticari birikimiyle çok güçlü bir marka değerine sahiptir. Kentimizin toplumsal ve ekonomik sistemi karşılıklı güven esasına dayanır. Ancak kadim kültürümüzün ve dünyaya örnek teşkil edecek demokratik anlayışımızın, kişisel menfaatler uğruna, telafisi güç şekilde tahrip edilmek istendiğine maalesef Diyarbakır OSB Genel Kurulu seçimi sürecinde şahitlik ettik” diye konuştu.

“OY KULLANMAK HUKUKİ ŞARTLARA BAĞLI”

OSB seçimlerinde oy kullanma hakkının belirli hukuki ve teknik şartlara bağlı olduğunu hatırlatan Özdoğan, şunları söyledi:

“Bilindiği üzere Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) mevzuatı, genel kurulda oy kullanma hakkını belirli hukuki ve teknik şartlara bağlamıştır. Özellikle ‘Yapı Kullanma İzin Belgesi’ sahibi olmak, yönetime katılım ve irade beyanı açısından en temel kriterlerden biridir. Bu yasal düzenlemenin temel amacı, yatırımını tamamlamış sanayicilerin temsil gücünü korumaktır.Ancak 9 Mayıs’taki seçimde, oy kullanma hakkı için gerekli yasal prosedürleri ve yatırımları henüz tamamlanmamış bazı firmalara, mevcut yönetim tarafından seçimde oy devşirmek amacıyla apar topar Yapı Kullanma İzin Belgesi düzenlendiği tespit edilmiştir. Süreçteki bu usulsüzlük, Eğil Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yerinde yapılan incelemelerle kayıt altına alınmış ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Yönetimde kalma hırsıyla atılan ve yasal olmayan bu adım, en çok da tek amacı kente yatırım yapmak olan ve bu usulsüzlükle mağdur edilen sanayicilerimize zarar vermiştir.”

“TİCARET VE SANAYI ODASI BÜNYESINDE YAŞANAN ÇİFTE STANDART”

Ticaret ve Sanayi Odası yöneticilerinin de seçimlere temas ederek çifte standart uyguladığına dikkat çeken Özdoğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Seçim meşruiyetini zedeleyen bir diğer vahim gelişme ise Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) bünyesindeki Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınan "Ticaret Sicil Tasdiknamesi" belgelerinde yaşanmıştır. Yasa gereği yalnızca firma yetkililerine teslim edilmesi gereken bu belgeler, yetkisiz üçüncü şahıslara teslim edilmiştir. Fırsat eşitliğini ve meslek etiğini ayaklar altına alan bu çifte standart, bir sanayicimiz tarafından somut delillerle belgelenmiş ve yargıya taşınmıştır.”

“SUSKUN KALMAYACAĞIZ!”

Seçimlerde organize biçimde hukuk dışı müdahaleler olduğunu ileri süren Özdoğan konuşmasının son bölümünde şöyle konuştu:

“Diyarbakır OSB seçimi, organize biçimde yürütülen bu hukuk dışı müdahaleler nedeniyle meşruiyetini yitirmiştir. Yaşananlar yalnızca seçim sonuçlarını etkilemekle ve değiştirmekle kalmamış, OSB’nin kurumsal kimliğine ve Diyarbakır’ın demokratik kültürüne büyük darbe vurmuştur. Seçim sürecinde maruz kaldığımız tüm baskı ve zorluklara rağmen sağduyumuzu son ana kadar koruyarak, seçimin sükûnet içinde geçmesini sağladık. Ancak seçim bittikten sonra ortaya çıkan bu hukuki ihlaller karşısında susmamız mümkün değil. Bu gayrimeşru girişimleri basın ve kamuoyu ile paylaşmayı, bizlere inanarak oylarıyla destek veren sanayicilerimiz başta olmak üzere, iradesi ipotek altına alınmaya çalışılan tüm sanayicilerimize ve Diyarbakır halkına karşı tarihsel bir sorumluluk olarak kabul ediyoruz. Yukarıda bahsi geçen usulsüzlüklerin ortaya çıkmasıyla Diyarbakır OSB seçiminin meşru olmadığını, konuyu ilgili hukuki mercilere taşıdığımızı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sanayicilerimizin haklarını koruyacağımızı, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkacağımızı basına ve kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”