Güncel

Diyarbakır'da 12 harika kadın

Lilith Kitap Okuma Grubu 12 kadından oluşuyor. Kitap okumayı ortaklaştırmak hevesiyle 20 yıl önce kurulan grup, sağlam bir dostluğun da temelini oluşturdu.

Abone Ol

RÖPORTAJ-Vecdi ERBAY

Bir süre önce 12 harika kadınla tanıştım. Biri yurtdışındaydı ama olsun, Diyarbakır'daki arkadaşları onu yanlarında hissettiğine göre, ben de, 12 harika kadınla tanıştım, diyebilirim. 12 harika kadın özel bir günü, dostluklarının 20'nci yılını kutlamak için bir araya gelmişlerdi.

20 yılda kaç dostluk eskittiğinizi düşünün. Kimler gelip geçmiştir hayatınızdan... Ayrıca dünyada ve hayatınızda kim bilir ne çok şey değişmiştir. Bu hız çağında, dostluk gibi, ne çok değerler eskiyerek kayıp gitmiştir elimizden. 12 kadını harika yapan şeylerden biri budur işte: Zamana, hayata, birçok badireyi atlatmış olmalarına rağmen birbirlerini yalnız bırakmamış, dostluklarına halel getirmemişlerdir.

Peki bu dostluk nasıl oluştu? Kitaplar sayesinde. Kitaplar sayesinde bir araya gelmeleri ve bu bir arada olma halini 20 yıl sürdürebilmeleri, 12 kadına harika demek için yeterli bir gerekçedir. Cemil Meriç, "İnsanlar kötüydü, kitaplara sığındım" demiş ya, bu 12 kadının insanlardan kaçtığı yok. Reel hayattan kaçıp hayal dünyasında yaşamayı da tercih etmemişler.

Şöyle bir gözlemim de var: Kitap okurlarının önemli bir kısmı çalışma hayatına katılıp evlenip barklandıktan sonra kitap okumaktan uzaklaşıyorlar. İş güç, çoluk çocuk derken, insanın okumak hevesi kaçıyor demek ki. Elbette yanılıyor da olabilirim. Nitekim dostluklarının 20'nci yılını kutlayan 12 kadın bu gözlemimin dışında kalıyorlar. Çalışıyorlar, çocuk büyütüyorlar ve kitap okuyorlar. Seçip okudukları kitaplar hakkında tartışıyorlar ve hatta kimi zaman yazarlarla bir araya geliyor, yazarın kitabını bir de yazarın kendisiyle birlikte masaya yatırıyorlar.

Kitap okumanın, kitap okuyanı anlamanın zor olduğu memlekette, kitap okuma eylemini istikrarlı bir şekilde yürütmek daha da zor olsa gerek.
Grubun kurucuları Jale Doğan edebiyat, Zinet Akgül felsefe grubu öğretmeni. Ayşe Ceylan Topçu ise mali müşavir.

Diğer üyeler ve meslekleri ise şöyle: Ayfer Güler felsefe, Zemzem Ege ve Semra Akturan edebiyat, Selver Konca Almanca, Nazdar Kahramaner emekli biyoloji öğretmeni. Rojda Yılmaz, eczacı. Songül Atak, Hukuk Fakültesinde öğretim üyesi. Elif Arık Erilmez, avukat, Evin Akmaz Bilgiç ise mimar.

Lilith Kitap Okuma Grubu ile ilgili bir iki not daha eklemek isterim: Öğretmen,
Grup, okuma ve tartışma etkinliğini pandemide online sürdürmüş. Pandemi okumak heveslerini kıramamış, dostluklarını bozamamıştır. Grup, okudukları kitaplarla ilgili antoloji olarak nitelendirebileceğimiz bir çalışmaya da sahip. Bu yıl ikincisini hazırladıkları ikinci antolojide de görsellerin yanı sıra okuma notları ve yorumlar bulunuyor. Emek isteyen bu çalışma, Lilith Kitap Okuma Grubunun işini ne denli ciddiye aldığını göstermesi açısından önemli.
Lilith Kitap Okuma Grubunun kuruluşu ve ilkeleri hakkında daha detaylı bilgileri almak üzere sorular sordum ve 12 kadından ortak cevaplar aldım.

Kadın Okuma Grubu oluşturma fikri nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Kim öncülük etti?

“Yakın üç arkadaş kurdu grubu. İstersek dostça buluşmalara devam edebilirdik ama biz kitap okumayı birbirimizle paylaşmayı seviyorduk. Öyleyse bunun adını koyup genişletelim diye düşündük. Kadın olarak yaşamın bize verdiği artı sorumluluklar arasından kendimize nitelikli zaman çıkarmak istedik. 12 kişiyiz. 8 arkadaş burada yüzyüze toplantılarımızı yapıyoruz. Şehir dışına taşınan 4 arkadaşımızla ise online toplantılarla okumalarımız, çalışmalarımız devam ediyor.

Okuma grubunu neden 12 kişi ile sınırlı tuttunuz? Seçici mi davranıyorsunuz?

İlla 12 değil, sadece seçiciyiz biraz, kabul ediyoruz. Bunun iki yönü var: Hem çok emek vererek var ettik ve devam ettirdik bu grubu hem de sadece kitapları değil insanı, hayatı okuyoruz bir aradayken. Duygusal ve düşünsel olarak kendimizi yansıtmış oluyoruz. O yüzden sadece kitap okumayı seven değil, uyumlu da olabileceğimiz arkadaşlarla birlikte olmalıyız.

Eğer bir ortaklık gibi düşünürsek, Okuma Grubu için 20 yıl uzun bir zaman dilimi. Birçok ortaklık bu süre içinde biter ve bu doğaldır da. Sizi 20 yıldır bir arada tutan nedir?

Kendini geliştirmeye çalışan ve bu etkinliğe bir çıkar elde etme gözüyle bakmayan insanlarız. Birbirimizle çok yakın olmayı da sınırları korumayı da biliyoruz. BİZ olmayı korurken ayrı ayrı BEN'ler olduğumuzu unutmuyoruz. İnsanlar birini çok sevince saygıyı yitirebiliyor. Bizde sevgi ile saygı birarada yürüyor. İşin sırrı bu galiba.

20 yıl birlikte kitap değerlendirmek mutlaka okuma alışkanlığınıza ve kitap yorumlamanıza katkı sunmuştur. 20 yıl birlikte kitap değerlendirmek insanı yoldaş da kardeş de yapar gibi geliyor bana. Ne dersiniz?

Tabi ki. Çok katkısı oldu. En başta okuma ile bağımızı kuvvetlendirdi. Kitap okuma bizim için boş zamanlarımızı değerlendirme yolu değil, yaşamımızın bir parçası. Okumadan analize etmeye geçmek bizim başlangıçtaki aşamamızdı. Sonra farklı analiz yöntemlerimiz olduğunu gördük. Mesela kimimiz metnin iç yapısına, imgelerine daha çok bakıyordu, kimimiz ise metnin tarihsel, toplumsal koşullarıyla ilgileniyordu. Paylaşımlarımız bize farklı yöntemlerin olduğunu da farklı açılardan nasıl bakılacağını da gösterdi.
Sorunuzun diğer yönüne gelince, evet haklısınız, kitap ve grup birleşimi bizi yoldaş, kardeş yaptı. Birbirimize bazen akıl, bazen yürek, bazen de yurt olduk.

Okunacak, tartışılacak kitapları nasıl seçiyorsunuz?

İlk zamanlar her üye sırayla seçiyordu. Kendi tarzımız dışında farklı kitaplar, yazarlarla tanıştırdı bu bizi. Sonraları ortak kararla belirledik kitabı. Seçtiğimiz kitaplar klasik de oldu güncel de, edebiyat da oldu felsefe de.

Sertçe tartıştığınız kitaplar oldu mu?

Kast ettiğiniz keskin görüş ayrılıkları bazen oldu tabi. Yazarın dili, karakterler veya asıl temanın ne olduğuyla ilgili hemfikir olmadığımız durumlar yaşandı. Öyle zamanlarda ya birbirimizi ikna ettik ya da o haliyle bıraktık. Edebiyat illa net doğrulara, yorumlara götürmek zorunda değil ki.

Gruba, aralarında erkeklerin de olduğu, yeni isimler eklemeyi düşünüyor musunuz?

Talip misiniz yoksa :))) Hayır gruba erkek arkadaş almayı düşünmüyoruz. Kendi hayatlarımıza alan açıp bir kadın grubu olarak doğduk, öyle de kalmak istiyoruz.

İnternet teknolojisi anlık durumları izlemeye alıştırdı insanları. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu, sizi ve okuma alışkanlığınızı nasıl etkiliyor.

Çağımız kitabın tüm faydalarına bir ekleme yaptırdı. Şöyle ki artık kitaplar, teknolojiye, dijitale yenilmemek için de lazım bize. Sadece an'da kalmamaya, önceyi sonrayı, nedenleri sonuçları görebilmeye, bir kolonya gibi uçup giden ilişkiler veya bilgilere mesafeli olabilmeye yardımcı oluyor. Biz elimizden geldiğince o girdaba kapılmamaya çalışıyoruz. Ama şunu da görüyoruz, okuma alışkanlığı olan insanlar bile artık kitapların hacmine bakar olmuş.”