Diyarbakır Haberleri

Diyarbakır’da bayram sofraları için sağlık uyarısı

Ramazan sonrası bayram sofralarında kontrolsüz yemek ve tatlı tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen Diyetisyen Arya Lorin Öner, “Uzun süre aç kalmaya alışan mideye birden büyük porsiyonlar yüklenmemeli” dedi.

Abone Ol

ÖZEL HABER-Ceren AKYIL

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala bayram sofraları için hazırlıklar da hız kazandı. Ancak Ramazan boyunca değişen beslenme düzeninin ardından birden ağır yemeklere ve tatlılara yönelmenin sindirim sistemini zorlayabiliyor. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Diyetisyen Arya Lorin Öner bayram sofralarında porsiyon kontrolü ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek uyarıda bulundu.

“RAMAZAN’DAN SONRA BİRDEN BÜYÜK PORSİYONLARA GEÇİLMEMELİDİR”

Öner, Ramazan ayının ardından normal beslenme düzenine geçiş ve bayramda dikkat edilmesi gerekenler hakkında önerilerde bulunarak, “Ramazan boyunca oruç tuttuğumuz süre zarfında, gündüz yemeklerini özlüyor ve dört gözle bayramı bekliyoruz. Bayram için ise pek çok yemek hazırlığı yapıyor ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz zamanı bol yemekle taçlandırıyoruz. Ancak Ramazan süresince mide uzun süre boş kalmaya alıştığı için, birden büyük porsiyonlarla yemek yemek mide yanması, reflü ve şişkinlik gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle bayram sabahına hafif bir kahvaltı ile başlamalı, yemekleri mutlaka iyi çiğnemeli, öğünler arasında 3–4 saatlik aralık bırakmalı ve tatlı tüketimini bir porsiyonla sınırlı tutmalıyız. Ayrıca öğünlerden hemen sonra dinlenme pozisyonuna geçmemek de önemlidir” dedi.

RİSKLİ BİREYLER KİMLER?

Öner, Bayramda kontrolsüz yemek tüketiminin özellikle bazı yaş ve hastalık gruplarında sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek, “Kültürümüz besin çeşitliliği açısından zengin olduğu kadar ağır yemekleriyle de bilinmektedir. Bayramda kalabalık sofralarda keyifli vakit geçirirken mutlaka tüketilen yemek miktarı kontrollü olmalıdır. Sağlıklı bireyler de dikkat etmesi gerekse de, özellikle dört grup bireyin yemek ve tatlı tüketim miktarları ile çeşitlerinde daha dikkatli olmasını istiyoruz. kardiyovasküler hastalığı bulunan bireyler, Tip 1 veya Tip 2 diyabeti bulunan bireyler, 50 yaş üstü kadın ve erkekler ve tabii ki 3–10 yaş grubu çocuklarda karın ağrısı ve gece uykularının bozulmasına sebebiyet verebilir” diye konuştu.

“TATLI TÜKETİMİNİN FAZLA OLMASI BAĞIRSAK DÜZENİNİ BOZAR”

Bayram süresince ana yemek dışında tatlı tüketiminin ise sınırlı olması gerektiğinin altını çizen Öner, şöyle devam etti:

“Bayram, misafir ağırlamanın ve ziyaretlerin yoğun olduğu bir dönemdir; bu nedenle tatlı tüketimi gün içinde bir defa ile sınırlı olmalıdır. Tüketildiğinde ise baklava, fıstık sarma veya şekerpare gibi tatlılardan 2 adet, künefe veya kadayıf gibi dilimli tatlılardan ise yarım büyük dilim yeterlidir. Tatlıyı üst üste veya fazla miktarda yemek, gün içinde aşırı susama, bağırsak düzeninin bozulması, uyku hali ve mide yanması yaratabilir; ertesi gün ise halsizlik olarak kendini gösterebilir.”