ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e açıklamada bulunan Kardiyoloji Uzmanı Uzmanı Dr. Cegerğun Polat, hastane polikliniklerinin ve iftardan sonra acil servislerinin Ramazan ayında kalp damar hastaları, çoklu ilaç kullanan hipertansiyon hastaları ve diyabet (şeker) hastalarıyla dolup taştığını belirtti. Riskli gruba çağrı yapan Dr. Polat, “Bu grup hastalar lütfen oruç tutmasın” ifadelerini kullandı.
50 YAŞ ÜSTÜ BİREYLER DİKKAT!
50 yaşın üstünde olan yurttaşların yüzde 50 tansiyon, kalp damar ve diyabet hastası olduğunu dile getiren Dr. Polat, "Kalp damar hastalıkları, toplumda önemli bir kesimi etkileyen ve hala dünyada bir numaralı ölüm nedeni olan hastalıklardır. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde, sokakta rastladığınız bir kişide yaklaşık yüzde 50 ihtimalle tansiyon hastalığı, kalp damar hastalığı veya diyabet tespit edilebilir" dedi.
YAŞ SÜRESİ UZADI, HASTALAR ARTTI
Ortalama yaş süresinin uzaması hastalıkları arttırdığını dile getiren Dr. Polat, şunları ifade etti:
"Bu hastalıkların artmasının en önemli nedenlerinden biri, ortalama yaşam süresinin uzamasıdır. Eskiden erkeklerde ortalama ömür 68, kadınlarda ise 70 civarındayken, günümüzde erkekler 78, kadınlar ise 80 yaşın üzerine çıkmıştır. Bu artış, toplumda hasta sayısının yaklaşık yüzde 15-25 oranında yükselmesine neden olmuştur" diye konuştu.
"30 YIL ÖNCESİNE GÖRE TANI KOYMA İMKANI DA ARTTI"
Yaşın artmasıyla birlikte tanı koyma imkanlarının da önemi artmaktadır. Bundan 30 yıl önce, köy ve kırsal alanlarda yaşayan nüfusun büyük kısmı için hastaneye ulaşmak ve tanı koymak zordu. Günümüzde ise hastanelere ulaşmak ve tanı koymak çok daha kolaydır. Bu durum, daha fazla kişinin hastaneye başvurmasına ve daha fazla hastalığın tespit edilmesine yol açmaktadır."
"ACİL SERVİS BAŞVURULARI İKİ, ÜÇ KAT ARTTI"
Acil servis başvurularının iki üç kat arttığına dikkat çeken Dr. Polat, "Ramazan ayında poliklinik ve özellikle iftardan sonra acil serviste gördüğümüz hastaların önemli bir kısmını, kronik hastalığı olup oruç tutan kişiler oluşturuyor. Bu dönemde acil servise başvurular neredeyse iki-üç katına çıkmış durumda. Başvuran hastaların büyük bölümü tedaviye uyum sorunu yaşayanlar ve tansiyon atağı nedeniyle gelen kişilerden oluşuyor" dedi.
"HASTALARIN ÇOĞU ANJİYO OLMAYI BAYRAMDAN SONRASINA BIRAKTI"
Hastalarının çoğu an anjiyo olmayı bayramdan sonrasına bıraktığını ifade eden, Dr. Polat, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Genel olarak Ramazan döneminde poliklinik başvurularında belirgin bir düşüş yaşanıyor. Bu durum hastanenin neredeyse tüm birimlerinde görülüyor. Birçok hasta hastaneye gitmeyi erteliyor; ameliyatını ya da anjiyosunu bayram sonrasına bırakmayı tercih ediyor. 'Hele bir bayramı da göreyim' düşüncesi oldukça yaygın.
"HER KOŞULDA BAYRAMI GÖRMEK İSTİYORLAR"
Hatta bayramdan sonra anjiyo olmayı bekleyen hastalarımız var ve çoğu zaman bu hastaları bayram öncesinde işlem yaptırmaya ikna etmek mümkün olmuyor. İlginç olan, yalnızca oruç tutanlar değil; oruç tutmayan kişiler de Ramazan’ın manevi atmosferinden etkileniyor. Ramazan ve bayramı kendileri için kutsal bir dönem olarak görüyor ve her koşulda bayramı görmeyi istiyorlar.
"BU SÜREÇTE TANI KOYMAK YERİNE, ESKİ HASTALARIN TEDAVİLERİNİ DÜZELTİYORUZ"
Ayrıca oruç tutup tedavisini aksatan, ilacını bırakan ya da ilaç alım saatleri bozulan çok sayıda hasta var. Bu nedenle hastaların tansiyonlarında dalgalanmalar oluşabiliyor. Polikliniklerde ağırlıklı olarak bu tür hastalarla karşılaşıyoruz. Şu anda da bu durumu yönetmeye çalışıyoruz. Artık yeni tanı koymaktan ziyade, mevcut hastaların eski tedavilerini düzenlemek ve takip etmek çok daha önemli bir hal aldı."
RAMAZAN ÖNCESİ HEKİMDEN GÖRÜŞ ALINMALI
Dr. Polat, "Ramazan öncesinde ibadet amacıyla oruç tutmak isteyen kronik rahatsızlığı olan hastaların, özellikle kalp-damar hastaları ve hipertansiyonu bulunanların, öncelikle hekimlerinden görüş almaları önemlidir" diye belirtti.
ORUÇ TUTMAMASI GEREKEN GRUP ŞUNLAR
Oruç tutmaması gereken grubu da açıklayan Dr. Polat, "Son bir yıl içinde stent takılmış veya anjiyo olmuş hastalar, çoklu damar hastalığı olan ve çoklu ilaç kullanan hastalar, efor kapasitesinde sorun yaşayan veya bu sırada semptom gösteren hastalar, üç veya daha fazla tansiyon ilacı kullananlar, daha önce dirençli tansiyon atakları geçirmiş ve oruç sırasında tansiyon dalgalanmaları yaşayan hastalar, oruç tutmamalarını tavsiye ediyoruz" diye kaydetti.