Diyarbakır Haberleri

Diyarbakır’dan Rojava çağrısı

DBB Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, “Bu saldırılar sadece Rojava’ya değil, insan haklarına da yöneliktir” diye vurguladı.

Abone Ol

HABER/ Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Demokratik Kurumlar Platformu, Demokratik Birlik İnisiyatifi ve Kürdi partiler, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan çatışmalara ilişkin Diyarbakır Barosu’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DBB Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, DEM Parti Diyarbakır Milletvekilleri Serhat Eren ve Mehmet Kamıç ile çok sayıda kurum ve STK temsilcisi katıldı.

KENTTEKİ KURUMLARDAN AÇIKLAMA

Burada ilk olarak açıklamada bulunan DBB Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, şunları ifade etti:
“6 Ocak’tan bugüne kadar Rojava’daki Kürt halkına yönelik devam eden saldırılar, tüm barışseverleri ve insan hakları savunucularını derinden üzmüştür. Bugün bizler, birçok kurum ve siyasi aktör olarak, Rojava halkının özgürlüğüne ve statüsüne destek vermek için buradayız.

“DAİŞ VARİ SALDIRILAR”

Bu saldırılar, HTŞ eliyle gerçekleştirilen, DAİŞ tarzı vahşi eylemlerle sürdürülmektedir. Bu durum, sadece Kürt halkını değil, tüm insanlığın vicdanını harekete geçirmiştir. Ne yazık ki, dünya genelinde bazı siyasi güçler bu vahşete karşı duyarsız kalmayı sürdürmektedir. Kürtlere karşı yürütülen düşmanlık, Türkiye devletine hiçbir fayda sağlamadığı gibi, sağlamayacaktır. Aksine, şu ana kadar Türkiye tarafından HTŞ’ye yapılan yardımlar, Kürt halkını daha fazla incitmiş ve mevcut süreçlere zarar vermiştir.

“HTŞ ZİHNİYETİYLE SINIRLAR ÇİZİLMEZ”

Suriye’deki sınırlar, HTŞ zihniyetiyle çizilemez. Bu tür bir yaklaşım, hem Türkiye hem de dünya için olumsuz sonuçlar doğurur. Türkiye, bu noktada daha olumlu ve yapıcı bir rol oynamalıdır. Gelecekteki olumsuz gelişmelerin önüne geçmek için doğru bir politika izlemesi gerekmektedir.

“ÖZGÜRLÜK VE STATÜMÜZÜ SAVUNUYORUZ”

Biz Kürt halkı olarak, özgürlüğümüzü ve statümüzü savunuyoruz. Ne Rojava’da, ne Türkiye’de, ne de başka bir yerde köleliği kabul etmiyoruz. Bugün var olan süreç, HTŞ’ye yapılan desteğin devamı ile daha da zarar görmektedir. Dünyanın dört bir yanında, 60 milyon Kürt bir araya gelmiş ve bu birliktelik bize büyük bir umut vermektedir. Kendi değerlerimize sahip çıkmak adına mücadelemizi sürdüreceğiz.

“BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK RUHUYLA TEPKİMİZİ GÖSTERİYORUZ”

Her ne kadar çeşitli saldırılar olsa da, bizler barış ve özgürlük ruhuyla tepkimizi gösterip, direncimizi koruyacağız. Umutluyuz ki, Türkiye devleti, Şam yönetimi ve diğer uluslararası güçler, barış çağrımıza kulak verip, buna göre politikalarını şekillendirirler. Ölüm ve göçle sonuçlanan bu tavırlardan derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.

BARIŞ ANNESİ: BİZ TEK PARÇAYIZ

Barış Annesi Delal Aktaş da şunları söyledi: “Bu saldırılar yeni başlamadı. 50 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Hiçbir güç, Kürtlerin başarısını istemiyor. Ancak bizler, Kobane’nin ruhuyla hareket ederek, bu mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız. Bu saldırılar artık gece uykularımızı kaçırır hale geldi. Kürt halkı bilsin ki biz, tek bir parça olarak bir aradayız.”

“TARİHİ GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Demokratik İnsiyatif adına konuşan DEM Parti Milletvekili Mehmet Kamçı ise, “Tarihi günlerden geçiyoruz. Bugün sadece Rojava’yı değil, 60 milyon Kürt’ü temsil eden bir mücadele içindeyiz. Rojava’daki kazanımlar, bir anda elde edilmedi. Çok sayıda can kaybı, acı ve zorluklarla kazanıldı. Bu saldırılar sadece Rojava’ya değil, aynı zamanda insan haklarına da yöneliktir.

“60 MİLYON KÜRDE SESLENİYORUM”

Rojava’daki kazanımlar, büyük bedellerle elde edildi ve bu bedellerin karşısında geri adım atmak mümkün değildir. Şu anda 60 milyon Kürt’e sesleniyorum; Evet, üzgün olabiliriz, ama umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Birlikte mücadele edelim, gücümüzü birleştirerek, bu saldırılara karşı duralım. Birlikte daha güçlüyüz. Birlikte kazanacağız” dedi.

“BUGÜN MANEVİYATIMIZI SAVUNMA GÜNÜ”

Son olarak konuşan Kürt Kadın Platformu Fatoş Stêrk, “Bizler iyi biliyoruz ki, bu saldırılar Kürt halkının kimliğini ve statüsünü yok etmeyi amaçlıyor. Tüm güçlere, aydınlara ve özellikle kadınlara çağrımızdır: Ulusal değerlerimize dayalı bir birlik talebini yükseltin ve tüm kazanımlarımıza sahip çıkın. Bugün, halkımızın onurunu ve statüsünü koruma günü, aynı zamanda maneviyatımızı ve kimliğimizi savunma günüdür” dedi.