TIR’larla beraber bekleyenler, engellemenin hukuki olmadığını belirterek, yardımlar ulaşana kadar Suruç’ta bekleyeceklerini söyledi.
Günlerdir HTŞ tarafından abluka altında olduğu için insani krizin yaşandığı Kobani için Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu öncülüğünde toplanan insani yardım malzemesi bulunan 25 TIR, Suruç sokulmayarak, Park Hayat Dinlenme Tesislerinde bekletiliyor. Kobani’de abluka altında bulunan halka ulaştırılmak üzere hazırlanan temel ihtiyaç ürünlerinin Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan götürülmesine izin verilmemesine tepki gösteren platform bileşenlerinin bekleyişi sürüyor.
TIR’ların başında bekleyen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Tevgera Jinên Azad (TJA) ve sivil toplum örgütü aktivistleri yardımların ulaştırılmasını talep etti.
'VALİLİK ENGELLİYOR'
Kobani’ye gönderilmek üzere birçok Kürt ilinden yardım toplandığını vurgulayan DEM Parti Urfa İl Eşbaşkanı Nihat Demirbilekli, yardım TIR’larının Suruç girişinde jandarma tarafından engellendiğini ifade ederek, Urfa Valisi ile iletişime geçtiklerini belirtti. Urfa Valisinin, yardım tırlarının Kobani’ye geçmesine izin vermeyeceklerini söylediğini kaydeden Demirbilekli, TIR’larda su, çocuk bezi ve temel yaşam malzemelerinin olduğunu ifade ederek “Günlerdir kuşatma altında olan bir kente bu malzemeleri götürüyorduk. Halkın suya ihtiyacı var, çocukların süte ihtiyacı var. Emniyet, jandarma bu yardımları engelledi” dedi.
‘KAPI AÇILANA KADAR BEKLEYECEĞİZ’
İçişleri Bakanlığı yetkilileri ve valiliğin, yardımların ancak HTŞ kontrolünde bulunan bölgelerden gönderilmesine izin verdiğini dile getiren Demirbilekli şöyle konuştu: “Ancak bu kabul edilemez. Halkımız da asla böyle bir şeyi kabul etmez. Topladığı yardımı, halkını öldüren düşmanları üzerinden gönderilmesine izin vermez. Bu yaklaşımı kabul etmiyoruz. Bu yaklaşımın kardeşlik ile yakından uzaktan alakası yok. Bu yaklaşım nasıl bir zihniyete sahip olduklarını gösteriyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın önderliğinde bir süreç başladı ancak yaklaşımları, zihniyetleri hala düşmanca. Bu tutumları kardeşliğe karşıdır. Şu anda TIR’larımızı bir tesiste bekletiyoruz. Kobani’de bulunan halkımızın yanına gidene kadar burada beklemeyi sürdüreceğiz.”
‘KEYFİ BİR KARARLA BEKLETİYORLAR’
TIR’larla beraber bekleyen TJA aktivisti Başak Sarıdal, yardımların halk tarafından toplandığını ve gönderildiğini vurgulayarak, yardımların keyfi kararlar ile durdurulduğunu ve geri gönderildiğini ifade etti. Başak Sarıdal, “Farklı bir sınır kapısından gidilmesini istiyorlar. Ancak söyledikleri sınır kapıları HTŞ’nin yönetiminde bulunuyor. Günlerdir Rojava, Kobanê halkına yönelik bir abluka var. Günlerdir elektrik, su ve internet erişimi kısıtlanıyor. Türkiye’de devam eden bir çözüm sürecine rağmen Rojava’ya yönelik saldırılar oldu. Bu durum Türkiye’nin bu süreç konusunda samimi olmadığını bize gösteriyor” diye konuştu.
‘HUKUKİ DEĞİL FİLLİ BİR ENGELLEME’
Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Şilan Çelik de engellemeye tepki göstererek, engellemenin hukuki bir gerekçesinin olmadığını söyledi. Fili olarak durdurulduklarını ve engellendiklerini belirten Şilan Çelik, “Bu TIR’larda insanların ihtiyaç duyduğu temiz su, bebeklerin maması, ihtiyaç duyduğu gıda var ve maalesef bu erişim engelleniyor. Bu hukuka aykırı engelleme sebebiyle oluşacak insan hakları ihlallerinin hukuki ve vicdanı sorumluluğunu hepimiz taşıyacağız. Bu sebeple bu engellemelerin bir an önce kaldırılması ve yardımların ulaşması için yolların, koridorun açılmasını istiyoruz. Bu yardımlar ulaştırılana kadar bekleyeceğiz. Bu filli engellemeyi tanımayacağız, buna karşı burada bekleyeceğiz” diye konuştu.