Diyarbakır Haberleri

Erdoğan'dan 'süreç' mesajı: Yeni yol ve yöntemler üzerine çalışıyoruz

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan devam eden çözüm süreci ile ilgili mesaj verdi. Erdoğan "bu konuyu artık milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz" dedi.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında sürece dair de konuştu: “En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Cumhur İttifakı ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

CHP’ye yüklenen Erdoğan Kürt meselesinin çözümü için devam eden sürece de dair de mesaj verdi.

CHP’ye yüklenen Erdoğan, şunları da belirtti:

“Gençleri sarf malzemesi olarak, yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti’nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir. Kardeşlerim, unutmayın. Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı’nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP’li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı.”

‘CHP, seçmeni utandıran bir parti haline geldi’

“Üzülerek görüyoruz ki Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, 3-5 kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasından kaynaklanıyor. Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz, sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor. Bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel Başkan dahil, CHP’nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur. Varsın beyefendiler rahatsız olsun.”


14 Ağustos’ta AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıldönümünü kutlayacaklarını söyleyen Erdoğan,

“Biz bu yola çıkarken uzun bir yola çıktığımızın, menzili çok, geçidi yok bir yola çıktığımızın, derin sulardan geçeceğimiz bir yola çıktığımızın idrakiyle, şuuruyla, bilinciyle çıktık. Kimse bize kolay olacak demedi. En başta karşımızda merhum Menderes’in, merhum Polatkan’ın, merhum Zorlu’nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu. Kimilerimiz işkencelerden geçti. Kimilerimiz hapislerde yattı. Partilerimiz kapatıldı. Siyasi yürüyüşlerimiz engellendi. Yok sayıldık. Ötelendik. Dışlandık. Kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık. Hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildi. Bu hareket, kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildi. Bu hareket, köksüz bir hareket değildi. Saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir. Bu hareket, ta en başından itibaren millet davasıdır. Memleket davasıdır. Büyük Türkiye davasıdır. Bu hareket ümmet davasıdır.”

‘Bir Tayyip Erdoğan gider bin Tayyip Erdoğan gelir’

“Bakın değerli kardeşlerim. Daha kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın henüz 5. yılında partimize kapatma davası açıldı. Muhtıralar gördük. Sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, güven ortamını, istikrarı, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların, suikast girişimlerinin hedefi olduk. Sizin gördükleriniz, halkımızın gördükleri, görünmeyen nice saldırıyı, görünmeyen nice badireyi atlattık. Neydi derdimiz? Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik, suyuna gidebilirdik, “Ağamsın, paşamsın.” diyebilirdik. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda, etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idareimaslahatla işi götürebilirdik. Ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Çünkü biz şunu biliyorduk. Tarihe bir borcumuz var. Ecdada ve şehitlerimize bir borcumuz var. Ümmete bir borcumuz var. Mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, aziz milletimize, aziz memleketimize bir borcumuz var. Bizim, bu davayı omuzlamış, karınca kararınca bir noktaya taşımış bizden önceki fedakâr, cefakâr, cesur, mert dava adamlarına, bizim bu hareketin öncülerine bir borcumuz var. Bizim, Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle Allah ve ahlak demenin yasaklandığı karanlık günlerde hohlaya hohlaya buz dağını eriten iman dolu o yüreklere bir borcumuz var. O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? Hiç tereddüt etmeyiz. Gerekirse o canı da veririz diyerek bu yollara revan olduk. Her zaman şunun idrakinde olduk. Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir.”

Hapislerde çürümeyi hatta ölmeyi göze aldık’

“Paris’ten gazel okumak kolay. Mesuliyet makamında olmadan ahkâm kesmek kolay. Sırça köşklerde teori üretmek kolay. Hayallerle yaşamak kolay.

Biz kolayı değil, zoru seçtik. Biz çileyi seçtik. Biz mücadeleyi seçtik. Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık gördüm, çok nankörlük gördüm. Varsın olsun. Yine Yunus’un beyitleriyle. “Bu halk içinde bize gülen var. Gülen gülsün. Gafil ne bilsin. Hakk’ı sever var. Hakk’a erişir var. Hakk’a tapan var. Hak yoluna başını koyan var. Hak için candan, serden geçen var.” Unutmayın. Hak bilsin, Halik bilsin, bize bu yeter. Bir yoksul, bir garip, bir yolda kalmış, bir mazlum bize “Allah sizden razı olsun.” dediyse, biz payelerin en yükseğine erişmişiz demektir. Hiç şüphesiz mükemmel değiliz. Haşa günahsız, kusursuz değiliz. Hatadan münezzeh asla değiliz. Elbette bizim de hatamız, eksiğimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız vardır ve olmuştur. Ama şu da bilinsin ki bir engeli aşmak için bin engelle mücadele etmek zorunda kaldık. Şimdi sağdan soldan klavye kahramanları, AK Parti’nin, bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde, refah ve konfor ortamında, sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkâm kesiyor olabilirler. Bunlara soruyorum. Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı? Siz hiç hayatınızda kavgaya girdiniz mi? Siz hiç hayatınızda ölümle burun buruna geldiniz mi? Menderes’in akıbeti gözünüzün önünde dururken, hayatınızda hiç canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu? Kavgada yoklar ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler. Bakın biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye’nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik.”

‘Bizi eleştirenler hangi bedeli ödedi’

“Peki bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi fedakârlıkta bulundunuz? Hangi bedeli ödediniz? Konforlu, güvenli alanlarınızdan yapılan hizmetlere kulp takmak dışında Allah aşkına hangi marifeti icra ettiniz? Değerli kardeşlerim, şunu bir defa açık ve net söylemek durumundayım. Bizim Hakk’ın ve halkın nazarında takdir edilmek dışında bir gayemiz yoktur. Az önce izlediğimiz gibi milletimiz de her seçimde bize takdirini, teşekkürünü ifade etmiştir. Ancak sevdiğimiz, saydığımız, itibar ettiğimiz, kendimizden gördüğümüz kimilerinin izan ve insaf sınırlarını aşması da açıkçası canımızı acıtmıştır.”

‘Bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz’

“Allah’ın izniyle bu yolda yalnız değilim. Birlikte çok güzel işler yaptık. Türkiye’ye çok güzel eserler kazandırdık. İnşallah daha fazlasını yapacağız. Birlikte yapacağız. Hep beraber yapacağız. İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile inşallah yeni başarılara, yeni zaferlere imza atacağız. İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye’yi adım adım inşa edeceğiz.

En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Cumhur İttifakı ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Şunu bugün bir kere daha altını çizerek ifade ediyorum. Türkiye, sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir. En güçlü dayanağımız millettir, sizsiniz. Milletimizle bu yolu yürümekte asla tereddüdümüz yok.”