Güncel

Fidan’dan kritik SDG açıklaması

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Sorunlar iyi niyetle diyalogla çözülmediği zaman güç kullanımının da bir opsiyon olduğunu Suriye Hükümeti adına görüyorum” dedi.

Abone Ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya temsilcileriyle bir araya geldiği değerlendirme toplantısında, uluslararası sistemin 2025 yılındaki görünümüne ve Türk dış politikasının temel önceliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan Suriye’deki gelişmelere de dikkat çekerek, SDG meselesi ise takip ettiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz” dedi. Fidan’ın açıklamaları şu şekilde:

"KANDİLDEN ONAY ALMADAN HAYATA GEÇEMEYECEĞİNİ HERKES BİLİNCİNDE”

“SDG'nin Kandil'le bağı meselesinin yeni keşfedilmiş bir bilgi olarak zaman zaman, özellikle batılı muhataplar tarafından karşılanması bizim de hayret ettiğimiz bir konu. Biz medeni, gelişmiş bir ülkeyiz. Belli ülkelerin kendi iç sorunlarını çözmede sınırlarının neler olduğunu biz biliriz. Ama bunun böyle olmadığını herkes biliyor. Yani dört ülkede iddiası olan, örgütlenmesi olan ve eylemi olan bir örgütün Suriye'deki uzantısının adının SDG olması, YPG olması yani çok bildiğimiz bir gerçeklik. Dolayısıyla SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğini herkes bilincinde. Bu işleri biraz sürekli zora sokan bir husus, öyle ama zora da soksa bizim temennimiz bir an önce 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanarak ülkede istikrarın sağlanması.

"HALEP'TE HER ZAMAN AYNI OYUNU GÖRÜYORUZ"

Halep konusunda da geçmişte biz uyardık, gittik, geldik. Yani bu sorunların ortadan kalkması lazım, olayın güç kullanımına gelmemesi lazım dedik. Şimdi Fırat'ın batısında, özellikle geçtiğimiz 8 Aralık 2024’ten sonra işgal edilen yerlerin bir iyi niyet göstergesi olarak tekrar boşaltılması, unsurların doğuya çekilmesi hususu gündemde. Yani bu film tekrar, tekrar oluyor. Yani biz Afrin'den, Resulayn'dan itibaren, Tel Rıfat'tan itibaren, Halep'te her zaman aynı oyunu görüyoruz. Yani gidiyoruz diyoruz ki: "Ya bakın burada duruşunuz illegal, şu yapıların şu unsurların şu şekilde olmaması lazım." Yok, direniyorlar; sonra güç kullanılıyor, geri adım atılıyor. Yani gerçekten iyi niyet gösterisinde bulunmak istiyorlarsa bir diplomasiye dayalı, diyaloğa dayalı bir artık sorun çözme tekniğine girmeleri lazım. Biz Suriye'de istikrarı istiyoruz, Suriyeli Kürtlerin refah olmasını istiyoruz, emin olmasını istiyoruz. Suriye yönetiminin bunları hayata geçirmesi için bu 10 Mart Mutabakatı'nda yer alan hususlara ihtiyacı yok. Yani bu konu hem bölge ülke olarak bizim kendisinden talebimiz hem kendilerinin programında var. Yani ülkede bulunan diğer azınlıkları, inanç gruplarını sizin yönetime katmayarak, dışlayarak bir yere gitme şansınız yok. Anayasal vatandaşlık çerçevesinde inanç gruplarının, etnik azınlıkların yönetime dahil olmasıyla, kendilerine ayrı bir küme olarak belirleyip yönetime dahil olması; bu ikisi ayrı şey. Zaten problemin çıktığı yer burası.”

“SURİYE HÜKÜMETİ ADINA GÜÇ KULLANIMININ OPSİYON OLDUĞUNU GÖRÜYORUM”

Fidan açıklamalarının ardından, ‘10 Mart Mutabakatına uyulmazsa YPG’ye operasyon yapılacak mı’? sorusuna ise, meseleyi çok yakından takip ettiklerini ifade ederek “Hükümetin anayasal ve egemenlik hakkı olan yani kendi ülkesindeki birliği sağlama hakkını kullanma yönünde adımlar atacağını ön görüyorum. YPG’nin uzun yıllardır propaganda yoluyla ürettikleri yalanların gerçek bir taban olmadığını onlar da görüyorlar. O yüzden hükümetin gerektiği zaman güç kullanımı artık başkaları için daha anormal r gözükmüyor. Başka bir çare kalmıyor. Umarım o noktaya gelmez. Ama sorunlar iyi niyetle diyalogla çözülmediği zaman güç kullanımının da bir opsiyon olduğunu Suriye Hükümeti adına görüyorum” dedi.