Yıllardır hepsi aynı tehlikeyle burun buruna kalıyoruz. Bu tablo yeni değil. Yıllardır konuşulan, şikâyet edilen, kimi zaman kazalarla hatırlanan bir gerçek. Ama ne yazık ki bu şehirde çoğu sorun gibi, çözüm de hep ‘bir gün’e ertelenip durdu.
Şimdi o ‘bir gün’ nihayet biraz daha somut. Diyarbakır’da, Devlet Demiryolları tarafından başlatılan yaya alt geçidi çalışması, geç de olsa doğru bir adım. Yaklaşık 100 metre uzunluğundaki bu alt geçit, tamamlandığında belki de Diyarbakır’da en çok kullanılan güvenli geçişlerden biri olacak. Çünkü bugüne kadar insanlar bu hattı keyfinden değil, çaresizlikten kullanıyordu.
Elbette kış şartları, hava muhalefeti, gecikmeler… Bunların hepsi anlaşılır. Yüklenici firma yetkililerinin de ifade ettiği gibi sert geçen kış, çalışmaları yavaşlatmış. Ancak asıl mesele şu; Bu proje yıllar önce hayata geçirilmiş olsaydı, bugün geriye dönüp saymak zorunda kalmayacağımız kayıp yıllar yaşanabilir miydi?
Rayların üzerinden geçerken hızlanan kalp atışlarını, yaklaşan tren sesini, ‘acaba yetişir miyim’ telaşını bu şehirde yaşamayan yoktur. Alt geçit tamamlandığında belki de Diyarbakır’da ilk kez insanlar bu noktadan geçerken başlarını çevirip trenin gelip gelmediğine bakmak zorunda kalmayacak.
Bu yaz alt geçidin hizmete açılması bekleniyor. Umut edelim ki bu kez sözler tutulur ve Diyarbakırlılar, şehir merkezinde hayatta kalma refleksiyle değil, güvenle yürüyebilir.
Geç kalınmış her çözüm, yine de çözümsüzlükten iyidir. Ama bu şehir artık ‘geç gelen’ projelerle değil, zamanında atılan adımlarla anılmayı hak ediyor.