Gökyüzüne bırakılan bir uçurtma gibi…

Her yıl 8 Mart geldiğinde takvim bize sadece bir günü değil, uzun bir mücadele tarihini hatırlatır.

Abone Ol

Dünya Emekçi Kadınlar Günü, aslında kutlamadan çok hatırlamanın günüdür. Hatırlamak; direnişi, emeği, eşitlik talebini ve yarım bırakılmaması gereken bir mücadeleyi…Kadınların hikâyesi çoğu zaman küçük bir kız çocuğunun hayalleriyle başlar.

Bir öğretmen olmak isteyen, bir şehir kurmayı düşleyen, bir kitap yazmayı hayal eden ya da sadece özgürce yaşamak isteyen bir kız çocuğuyla… Ama hayat ilerledikçe o hayallerin önüne görünmez duvarlar örülür.

“Yapamazsın”, “uygun değil”, “susmak daha iyi” denir. Oysa tarih bunun tam tersini anlatır. Bir fabrikanın kapısında hak arayan işçi kadınlar, Bir üniversite amfisinde bilgi için direnen öğrenciler, Bir tarlada güneşin altında çalışan emekçiler, Bir evde görünmeyen emeği sırtlayan anneler…

Kadınların hikâyesi tek bir yere sığmaz. Çünkü kadınlar hayatın her yerinde, her anında vardır. Bazen bir şehirde gökyüzüne bırakılan uçurtmada görünür bu hikâye. Uçurtma yükseldikçe yalnızca bir ip değil, bir umut da yükselir. Kadınların dayanışması da biraz buna benzer.

Birlikte tutulan bir ip gibi…

Biri bıraktığında düşecek gibi olan ama birlikte tutulduğunda gökyüzüne çıkan bir umut. Bugün dünyada pek çok kadın hâlâ eşit işe eşit ücret talep ediyor, şiddetten uzak bir yaşam istiyor, eğitim hakkı için mücadele ediyor. Birçok yerde kadınların sesi hâlâ bastırılmak isteniyor. Ama tarih bize bir şeyi defalarca gösterdi: Kadınların sesi susturulamaz, sadece daha güçlü geri döner.

Çünkü kadınlar sadece hayatın içinde değil, hayatın kendisini yeniden kuran bir güçtür.

Bir annenin sabrında,

Bir öğrencinin azminde,

Bir işçinin emeğinde,

Bir gazetecinin kaleminde,

Bir çiftçinin toprağa attığı tohumda…

Kadınlar her gün dünyayı biraz daha yaşanır kılar. Belki de 8 Mart’ın en güçlü anlamı tam da burada saklıdır: Kadınların sadece bir gün hatırlanması değil, her gün eşit, özgür ve görünür olması. Gökyüzüne bırakılan bir uçurtma gibi…İpini birlikte tuttuğumuz sürece, umut hep biraz daha yükseğe çıkacaktır.