ÖZEL HABER – Ceren AKYIL
Hasekê, Suriye’nin kuzeydoğusunda; Türkiye ve Irak sınırına komşu, Fırat ve Dicle havzalarına yakın bir noktada yer alıyor. Bu konum, bölgeyi yalnızca stratejik değil, aynı zamanda vazgeçilmez kılıyor. Suriye’nin en verimli tarım arazilerinin önemli bir bölümü ’de bulunuyor. Bu nedenle Hasekê yıllardır “Suriye’nin tahıl ambarı” olarak tanımlanıyor. Tarımın yanı sıra petrol sahaları, enerji hatları ve lojistik geçişler de bu bölgeden geçiyor. Kısacası , Suriye’nin gıda güvenliği, enerji dengesi ve sınır güvenliğinin kesiştiği nokta.
KÜRTLER AÇISINDAN HASEKÊ NE ANLAMA GELİYOR?
Hasekê, Kürtler için yalnızca coğrafi bir alan değil; siyasi, toplumsal ve tarihsel bir merkez. Kamışlı, Malikiye, Şedadi, Gire Hemis ve Amude kentleri bu vilayete bağlı. Kentlerden kırsala uzanan hat, Kürtlerin Suriye’de en yoğun yaşadığı bölgelerden biri. 2011 Arap Baharı sonrası süreçte “Rojava” olarak adlandırılan yapının omurgası bu bölgede şekillendi. Bu nedenle Hasekê’de yaşanan her gelişme, Kürtler açısından sadece bugünü değil, Suriye’deki statü tartışmalarının geleceğini de doğrudan etkiliyor.
DEMOGRAFİK DENGE VE KIRILGAN YAPI
Hasekê aynı zamanda çok kimlikli bir bölge. Kürtlerin yanı sıra Araplar, Süryaniler, Asuriler ve diğer azınlıklar birlikte yaşıyor. Bu çeşitlilik, bölgeyi hem zenginleştiriyor hem de hassas hale getiriyor. Bu yüzden Hasekê’de atılacak her adım, yalnızca askeri ya da siyasi değil; toplumsal barış açısından da belirleyici.
BUGÜNKÜ SÜREÇ NEDEN KRİTİK ?
Son dönemde Hasekê üzerinden yürüyen Şam–SDG görüşmeleri, bölgenin bir kez daha Suriye’nin en hassas başlıklarından biri olduğunu gösterdi. Verilen süreler, yapılan geçici mutabakatlar ve askeri hareketlilik, ’nin hâlâ “çözülmemiş dosya” olduğunu ortaya koyuyor. Dün akşam saatlerinde ŞAM-SDG, Hasekê vilayetine ilişkin yeniden anlaşma sağlandığını duyurarak 4 günlük istişare süresi tanındı. Varılan mutabakata göre, Suriye ordusu Hasekê ve Kamışlı şehir merkezlerine girmeyecek, şehrin dış kısımlarında konuşlanacak. Bunun yanı sıra Kürt köylerinde anlaşma uyarınca bölge sakinlerinden oluşan yerel güvenlik güçleri dışında hiçbir silahlı gücün bulunmayacağı taahhüt edildi. DSG’ye bakan yardımcılığı ve valilik temsili verileceği belirtilirken, Kürt hakları ve kararnamesi uygulanacak. Dolayısıyla Hasekê’de sağlanacak olası bir uzlaşma bölgesel ve uluslararası aktörlerin pozisyonunu doğrudan etkileyecek.