Herkes kendi alanıyla ilgilense…

Son yıllarda toplum olarak en çok kaybettiğimiz değerlerden biri, uzmanlığa duyulan saygı oldu.

Abone Ol

Artık herkes her konuda konuşuyor. Bir doktor ekonomiyi, bir siyasetçi tıbbı, bir fenomen hukuku, bir spor yorumcusu dış politikayı anlatıyor. Üstelik çoğu zaman bilgiyle değil, kanaatle. Kanaat ise bilgi değildir.

Oysa modern dünyanın temel taşı uzmanlaşmadır. Bir mühendise köprü yaptırırken "Ben de birkaç video izledim, fikrim var" demiyoruz. Bir pilota uçağı indirirken müdahale etmiyoruz.

Çünkü biliyoruz ki bazı işler eğitim, deneyim ve liyakat ister.

Ne var ki konu siyaset, ekonomi, hukuk ya da toplumsal meseleler olunca bu hassasiyet bir anda ortadan kalkıyor.

Bilginin yerini yüksek ses, araştırmanın yerini ezber, uzmanlığın yerini popülerlik alıyor. Sosyal medya ise bu sorunu daha da derinleştirdi.

Artık doğruluğu kanıtlanmış bilgi ile kişisel yorum aynı hızda yayılıyor.

Takipçi sayısı, uzmanlığın önüne geçiyor.

Böyle olunca toplum da neye, kime inanacağını şaşırıyor. Sonuçta yanlış bilgiler, kutuplaşmalar ve gereksiz tartışmalar büyüyor.

Elbette herkesin fikir söyleme hakkı vardır. Demokratik toplumların gücü de buradan gelir. Ancak fikir beyan etmek ile uzman gibi konuşmak arasında büyük bir fark vardır. Bir konuda görüş belirtmek başka, o konuda otorite gibi hüküm vermek başkadır.

Bu ayrımı kaybettiğimiz anda bilgi değersizleşmeye başlar. Bugün Türkiye'nin en büyük ihtiyaçlarından biri, liyakatin yeniden değer kazanmasıdır.

Görevler ehline verildiğinde, uzmanlar dinlendiğinde ve kararlar bilimsel veriler ışığında alındığında hem kurumlara olan güven artar hem de toplumsal sorunların çözümü kolaylaşır. Çünkü bilgi, popülerliğin değil emeğin ürünüdür.

Belki de yeniden şu basit ilkeyi hatırlamamız gerekiyor: Herkes konuşabilir, ama herkes her konuda doğru konuşamaz.

Bazen en doğru söz, gerçekten bilenin söylediği sözdür. Toplum olarak birbirimizin alanına saygı duyduğumuz gün, tartışmalarımız da daha nitelikli, kararlarımız da daha sağlıklı olacaktır.

Çünkü gelişmiş toplumları ileri taşıyan şey, herkesin her işi yapması değil; herkesin kendi işini en iyi şekilde yapmasıdır.