İnsan olmak

Daha önce, hiç yoğun bakım servisinde bulundunuz mu?

Abone Ol

Makinelerin sesi, bekleyişin ağırlığı ve insanın kelimelerle arasına mesafe koyan o tuhaf sessizlik… Orada zaman başka türlü akıyor. Hayat, alıştığımız hızından sıyrılıp en yalın hâline dönüyor. Bir de bu çocuk yoğun bakım servisiyse tarifsiz bir ağırlık çöküyor insanın yüreğine.

Yoğun bakımda çocuk olmak… Savunmasız, sessiz, masum; tüm çocukların sahip olduğu bu özelliklerin en saf haliyle yaşıyorlar. Hiçbir iddiaları yok. Hiçbir beklentileri yok. Sadece yaşamak istiyorlar. Aylarca, yıllarca makinelere bağlı olarak bizim her an alabildiğimiz nefesi almayı, her gün yiyebildiğimiz şeyleri yemeyi bekliyorlar…

Çocuklara bakınca insanın içine saf bir merhamet doluyor. Eğer hislerimiz bu yönde değilse kendimizi hemen sorgulamamız gerek çünkü insan olmanın özünde; çaresiz olana, güçsüz olana, zor durumda olana merhamet etmek yatıyor.

Hepimiz insan olarak doğuyoruz ama işte tam bu noktada “insan kalabilmek” dediğimiz şey anlam kazanıyor. Bana kalırsa merhamet, insan olmanın terazisi gibidir. Ona ne kadar sahip olduğumuz hayata nasıl baktığımızı ele verir.

İnsan kalabilmek; güçlü olduğumuzda güçsüzü ezmemek, haklı olmayı merhametli olmaktan daha değerli sanmamak, acıma hissimizi yitirmemek, hızla yaşarken neleri geride bıraktığımızı fark edebilmekle mümkündür.

Hayat bize sürekli yarışmayı, öne geçmeyi, kazanmaya odaklanmayı öğretiyor. Bazı anlarda daha iyi anlıyoruz ki aslında bunların hiçbir anlamı yok. Söz konusu bir çocuğun nefesi olunca unvanlar, statüler, fikirler susuyor. Sadece insanlık kalıyor. Belki de bu yüzden çocukların olduğu yerlerde hayat daha gerçek.

Adını dahi anmaktan imtina ettiğimiz şeyler dünya gündemindeyken çocuklara daha çok merhamet edelim, onlar için daha çok çalışalım. Acımasızlığın ve kötülüğün yaptıklarını bilelim, zihnimize mıh gibi çakalım ama dile getirip normalleştirmeyelim. İyilikten, iyi olmaktan söz edelim. Geçmişte yapılmış kötülükleri silemeyiz ama sevgiyle büyüyen çocuklar yetiştirmek, elimizin uzandığı her çocuk için çabalamak bizim elimizde. Burada bize büyük bir sorumluluk düşüyor, tüm insanlığa.

Bu yazıyı çocuk hastanesinin yoğun bakım servisinde makine sesleri eşliğinde zihnime kazıdım. Çünkü bazı yerler insana şunu hatırlatır: Hayat, ancak insan kalabildiğimiz kadar anlamlı.

Ve geriye tek bir soru kalıyor sevgili okur:

Bütün bu koşuşturmanın içinde, biz hâlâ insan mıyız?

Kusura bakmayın, kaçacak yer yok.