İran muhalefet örgütleri

Kaldığımız yerden devamla farklı dillerdeki kaynaklardan derlediğimiz etnik kökenli örgütleri tanıtmaya çalışacağız.

Abone Ol

Etnik azınlıkların örgütleri
Qaçar, Şah ve Ayetullahların rejimlerinin hâkimiyeti altındaki Kürt, Azeri, Beluci, Arap benzeri azınlıkların hak kazanma mücadelesi sırasında iktidarların baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kaldıkları; silahla susturulma ve imha edilme tehlikesiyle yüz yüze bulundukları herkesin malumudur.
Etnik kökenli ve eğilimli İran diasporasının içeride de toplumsal bir karşılığı bulunmaktadır. Mensup oldukları örgütler hakkında fikir verebilmek için genel bir çerçeve çizmek isteriz.
Belucistan:
Yaklaşık 2 milyon nüfuslu Belucistan halkı Sünni inançlıdır. Muhalefet İran-Pakistan-Afganistan üçgeninde üstlenmiş olup dört silahlı örgütle temsil edilmektedir. Genel hatlarıyla sağcı milliyetçi olan bu gruplar Taliban ile benzer anlayışlara sahiptir. Sivil hareket ise bağımsızlık ve sivil hakları kazanmak için mücadele etmektedir.
Öne çıkanlar arasında şunları sayabiliriz:
Belucistan Kurtuluş Ordusu (BKO): Pakistan’da etkili olan en büyük ayrılıkçı gruptur ve bağımsızlık yanlısıdır.
Belucistan Kurtuluş Cephesi (BKC): Pakistan ordusuna karşı eylemler gerçekleştirmektedir ve İran’da üslenmiştir.
Ceyş’ül Adl (Adalet Ordusu): İran’ın Sistan-Belucistan bölgesinde faaliyet gösteren Sünni militan bu grup. Eski adı Cundullah’dır (Allah’ın Askerleri).
Halkın Savaşçıları Cephesi (JMM): Aralık 2025’te Halkın Savaşçıları örgütü ile değişik kesimlerden militanların birleşmesiyle oluşmuş bir yapıdır.
Beluc Yakjehti Komitesi (BYC): Pakistan’da insan hakları ihlallerine karşı kurulan, sivil itaatsizlik ve eylemlerle öne çıkan bir komitedir.
Amaç: Bağımsız Belucistan veya ekonomik/siyasi özerklik.
Eylem Bölgeleri: Pakistan’ın Belucistan, İran’ın Sistan-Belucistan eyaleti.
Faaliyetler: Silahlı çatışmalar, Pakistan ordusu ve İran güvenlik güçlerine yönelik bombalı eylemler.
Uluslararası Konum: Bazı örgütler Pakistan ve diğer ülkeler tarafından terörist yapı olarak ilan edilmiştir.
Azerbaycan:
İran Azerbaycan’ında faaliyet gösteren örgütler, halkın milli ve kültürel haklarını savunan veya ayrılıkçı hedefler güden yapılardır; başlıcaları şunlardır:
Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH): Azerbaycan kökenli halkın kültürel ve siyasi hakları için mücadele eden en tanınmış örgütlerden biridir.
Güney Azerbaycan Milli Özgürlük Hareketi (GAMÖH): 1991 yılından beri faaliyet gösteren bu örgüt bölgedeki milliyetçi hareketlerin başında gelmektedir.
Uluslararası Güney Azerbaycan Türkleri Konseyi (UGATK): Bölgedeki Türklerin haklarını uluslararası alanda savunmayı amaçlayan bir yapıdır.
Ayrılıkçı Hareketler: Tahran, Karaj ve Tebriz gibi şehirlerde yoğunlaşan, bağımsız bir “Güney Azerbaycan” hedefleyen gruplardır.
Bu hareketler, İran’da yaşayan 18 milyon civarındaki Azeri kökenli nüfusun kültürel hakları ve siyasi geleceği üzerine odaklanmaktadır. Bazı partiler özerklik talep ederken, diğerleri İran devlet yapısının kökten reforma tâbi tutulmasını istemektedirler.
Turancılar arasında Türkiye’nin etkisi Azerbaycan’ınkinden fazladır. Geçmişte Azerileri Tahran’a karşı kışkırtıp ayağa kaldırmak maksadıyla “Hür Radyo” kurulmuştur.
Bir anı: Tarihte ünlü şahsiyet isyancı Babek Hürremi’nin 500. yıldönümü anmasında aynı adı taşıyan kalenin çevresine yaklaşık 500 bin ile 1 milyon arasında insan toplanmıştı. Turancılar anmayı İran rejimi aleyhine kışkırtıp Türkçü sloganlar atınca, kolluk kuvvetleri alarma geçip müdahale etti. Bir daha da anma törenine izin verilmedi ve yabancı gazetecilerin bölgeye gitmesi engellendi.
Huzistan:
1920’li yıllarda başlayan mücadele sürecinde tam bağımsızlık ile özerklik-federasyon talep edenler arasında ayrışmalar yaşandı. 1980’lerde Saddam Hüseyin buradaki Arap hareketlerini silahlandırıp ayaklandırdı. Ardından Suudi Arabistan da destekleme siyasetini benimsedi. 10 farklı parti Kasım 2028’de imzaladıkları ortak dilekçede İran İslam Cumhuriyeti’nin feshedilip yerine din ile devlet işlerini ayırmak kaydıyla parlamenter demokrasinin kurulmasını talep etmişlerdi.
Huzistan (Arabistan) bölgesindeki muhalif örgütler genellikle İran Arap azınlığının haklarını savunan veya bölgenin bağımsızlığını hedefleyen, zaman zaman silahlı eylemler gerçekleştiren gruplardır. İçlerinde en bilinenleri şunlardır:
Arabistan Kurtuluş Mücadelesi Hareketi (ASMLA): Arap milliyetçisi ve ayrılıkçı çizgideki örgütlerden biridir.
Ceyş’ül Adl (Adalet Ordusu): Sistan-Belucistan merkezli olsa da, güneydoğu sınırlarında ve zaman zaman Huzistan çevresinde İran güvenlik güçlerine yönelik saldırılar düzenleyen Sünni militan bir gruptur.
Londra’da Avhaz Örgütleri Koordinasyon Heyeti’ni oluşturan (12 Mart 2026) platform içinde yer alan diğer ayrılıkçı gruplar ise şunlardır: Ahvaz Bloku, Yurtsever Arap Demokrat Milli Akımı, Ahvaz Demokratik Cephesi, Ahvaz Demokratik Halk Cephesi, Ahvaz Kurtuluşu İçin Arap Cephesi, Ahvaz Arap Mücadele Hareketi, Ahvaz Kurtuluşu İçin Arap Mücadele Hareketi, Demokratik Dayanışma Partisi.
Kitle tabanı olmayan bu örgüt ve oluşumlar, İran hükümeti tarafından “bölgesel istikrarı bozan işbirlikçi hainler” diye suçlanmaktadır. Bu örgütlerin birçoğu, bölgedeki Arap nüfusa yönelik etnik ayrımcılığa son verilmesini ve Huzistan’ın İran’dan ayrılmasını (veya geniş özerklik) talep etmektedirler. Bölgedeki faaliyetleri genellikle petrol altyapısına sabotajlar veya güvenlik güçlerine yönelik saldırılar şeklindedir.
Kürdistan:
1-) İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-I): İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDKI/HDK-İ), İran’da Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını ve özerkliği savunan Kürt siyasi partisidir.
Tarihçe ve Kuruluş: 1945 yılında kurulan parti, 1946’da Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda başrol oynamıştır. Kürt milliyetçisidir ve sosyal demokrat çizgide faaliyet gösterir.
Kurucu liderler: 16 Ağustos 1943’te Mahabad’da Kürdistan Diriliş Topluluğu (Komeleya Jiyaneweyê Kurdistanê -PJK) adını alan örgütün kurucuları şunlardır: İranlı Kürtlerden Abdurrahman Emini, Kasım Kadiri, Molla Abdullah Davudi, Kadir Müderrisi, Ahmed Alemi, Aziz, Iraklı Kürtlerden Mir Hac. Örgüt PJK adına Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye, Revanduz ve Şeklava’da temsilcilikler açmıştır.
Mahabad Kürdistan Cumhuriyetinin başkanı Qazi Muhammed KDP-İ örgütünün de önderiydi. Abdurrahman Kasımlo 1973’te partinin genel sekreteri seçildi. 1989’da katledilmesinin ardından yerine Sadık Şerefkendi geçti. O da suikast kurbanı olunca, genel sekreterlik görevini günümüze kadar devam ettiren Mustafa Hicri üstlendi.
İdeoloji ve Hedefler: Günümüz İran’ında federal veya özerk bir yapı, demokratik sosyalizm ve İran rejiminin değişmesi hedeflenmektedir.
Partinin tarihçesi: Mart 1944’te Kerkük’te Hevî örgütü ile görüşme gerçekleştirerek karşılıklı yardımlaşma konusunda uzlaşılmış ve ortak planlar saptanmış; Ağustos 1944’te ise Dilanbar Dağında Peymana Sêsinor (Üç Sınır) anlaşması imzalanmıştır. Ekim 1945’te partinin adı Kürdistan Demokratik Partisi-İran (KDP-İ) olarak değiştirilmiş; 16 Ağustos 1946’da Mahabad’da Kürdistan Demokrat Partisi adı altında Komalay Ziyanaway Kurd’un (Türkçe: Kürtlerin Yeniden Doğuşu Konseyi’nin) ardılı olarak kurulmuştur.
Parti bazı küçük ayaklanmalar örgütlemiş; 1953 yılında Muhammed Musaddık hükûmetine karşı yapılan darbeden sonra ise yeraltına çekilmiştir.
Öğrenimini tamamladıktan sonra 1952’de Kürdistan’a dönen Kasımlo, Kürt askeri alanlarında aktif bir militan olarak birkaç yıl geçirdikten sonra 1973’teki Üçüncü Kongre sırasında partinin genel sekreterliği görevine seçildi. 1979’da partisi, Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin düşüşüyle sonuçlanan devrimi destekledi.
Devrime son bir saatte katılmalarını “fırsatçılık” olarak değerlendiren Humeyni tüm silahlı grupların tek bir devrimci örgütün parçası olarak birleşmesini talep etti ve Kürt savaşçılarının silahlarını geri vermelerini istedi. Kürtler için özerklik talep eden Kasımlo ise silah bırakmayı reddetti. Parti, yeni anayasa için yapılan referandumu da boykot etti.
Kürt halkı ile Humeyni’ye bağlı güçler arasındaki iki kanlı çatışmanın ardından Kürt mücadelesi savaşa dönüştü. Silahlı Kürt isyanının başlamasıyla birlikte Ruhullah Humeyni, KDP-İ ve Kürtlere karşı “kutsal savaş” ilan etti. Bu da Kürt isyancıların askeri yenilgisiyle sonuçlanan çatışmanın başlangıcı oldu.
Zaman içinde bölünmeler yaşayan (HDK-İ ve KDP-İran) parti ancak 2022’de yeniden birleşme sürecine girdi.
Faaliyetler ve Çatışmalar: 1979 İslam Devrimi sonrası İran güçleriyle yoğun çatışmalara giren partinin merkezi Irak Kürdistanı’ndadır. 2016-2018 arasında İran’ın füze saldırılarına maruz kalmışlardır. Mahsa Amini’nin katledilmesi (2022) sonrasında KDP-İ, PJAK dışındaki partilerle ittifak kurmuştur.
2-) Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK): Kürtçe adı Partiya Jiyana Azad a Kurdistanê), İran ve Irak’ta faaliyet gösteren yasadışı siyasi partidir. KCK’nın İran’daki kolu sayılan örgüt, 2003 yılında Hacı Ahmedi isimli kişi tarafından kurulmuştur. 7. Kongreden sonra Peyman Viyan ile Emir Kerimi partinin eş başkanları seçildiler.
Esas olarak Sinê (Senendec)-Kirmanşah-Hevreman hattındaki Şii ve Alevi (Ehlihakk-Yaresan) toplulukları arasında faaliyet göstermektedir. Zaman zaman silahlı eylemler yapmakta. 2009’da olduğu gibi İran yönetimiyle ateşkes noktasında uzlaşmaktadır. Örgüt özerklik-âdemi merkeziyetçilik arasındaki bir yönetimi, İran halkları için demokrasi ve özgürlük talep edip bunun mücadelesini vermektedir.
Silahlı birimleri: Doğu Kürdistan Savunma Birlikleri (Yekîneyên Parastina Rojhilatê Kurdistan-YRK) adıyla askeri faaliyet gösteren silahlı birimi bulunuyor. Kadın milisleri (Hezên Parastina Jinê-HPJ) adıyla anılır. 2004 yılından bu yana İran askerleriyle yer yer çatışmalara girmektedir.
3-) İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (KOMALA): Kürtçe adı Komeley Sorrişêrgeri Zehmetkêşani Kurdistanî Êran’dır ve sol kanattaki Kürt yurtsever partisidir.
Kurucuları: Fuad Mustafa Sultani, Hama Hüseyin Kerimi ve (Koımala Ka lideri) Abdullah Muhtedi.
İdeolojisi: Başlangıçta Marksizm, Maoizm, Devrimci sosyalizm ve Sol popülizmi benimsemekteydi. Günümüzde Kürt yurtseverliği-Sol kanat, Demokratik sosyalizm, sosyal demokrasi, sekülerlik ve feminizmi savunuyor. Sosyalist Enternasyonal (ilerici İttifak) üyesidir, Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Organizasyonu içinde yer almaktadır.
Kısa tarihçe: Abdullah Muhtedi’nin anlatımına göre: 27 Ekim 1969’da Tahran’da altı Kürt öğrenciyle birlikte gizli bir toplantıda grubu kurmuştur. Bu tarih; grubun resmi olarak 26 Ocak 1979’da doğduğunu belirten iki kurucu ortak Hussein Moradbegi ve Iraj (İrac) Farzad tarafından tartışmaya açılmıştır.
Başlangıçta yeraltında faaliyet gösteren örgüt 1979’daki İran Devrimi’nden sonra halka açıldı. Mart 1979 ve bir sonraki Aralık 1979 referandumunu boykot ettiler. 1981’de Komala, İran Millî Direniş Konseyi’ne (NCRI) katılmayı reddetti.
Eylül 1983’te grup, örgütsel değişiklikler geçirdi ve kendisini ortodoks bir komünist parti olarak şekillendirdi. Nihayetinde Kürt kanadı olarak İran Komünist Partisi’ne katıldı. 2000 yılında, Abdullah Muhtedi liderliğindeki hizip, ikincisinden ayrıldı ve kendisini “orijinal” Komala olarak belirledi.
İran-Irak Savaşı’nın ardından, grup Irak topraklarına yerleştirildi. İsyancı grupları Tahran’a karşı kullanmaya istekli olan Saddam Hüseyin rejimi tarafından desteklendiler. 1991’den sonra Irak Kürdistan Bölgesinde barınmaya başladılar.
Grubun genel merkezi Zergwez (Süleymaniye’den 20 km. uzaklıkta) mıntıkasındaki bir tesiste bulunuyordu. Önceki kampları İran-Irak sınırına yakın Halepçe yakınlarındaydı ve İran ordusunun saldırılarından sonra buraya taşınmışlardı.
2007’de kampı ziyaret eden The Jerusalem Post gazetesi muhabiri James Martin, Komala gerillalarının AK-47 ve RPG’lerle donatıldığını ve ayrıca uçaksavar silahları kullanma konusunda eğitim aldıklarını yazdı. Bir Avrupa heyeti ise 2012’de kampın giriş kapısında sıkı güvenlik önlemleri alındığını rapor etti.
Silahlı güçleri: Terörizmle Mücadele Merkezi tarafından 2017 yılında yayınlanan bir raporda, grubun 1000’den az üyesi olduğu tahmin ediliyordu.
4-) Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK): Kürtçe ismi Parti Azadi Kurdistan olan örgüt İran Kürdistanı ve Irak’ta faaliyet gösteren, bağımsızlık yanlısı silahlı Kürt milliyetçisi bir gruptur. Aralıklı biçimde İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı mücadele etmektedir. İran’daki son protestolar sonrasında ve ABD-İsrail saldırılarından bir süre önce (Ocak 2026) İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonunun (CPFIK) bir parçası haline gelmiştir.
Amaç: İran Kürdistanı’nın bağımsızlığı ve demokratik, federal bir İran içinde Kürt haklarının kazanılması.
Kuruluş: 2006 civarında kurulan yapı, Peşmerge güçlerine sahiptir ve Kürdistan bayrağını kullanır. Başkanı emrindeki 10 bin peşmergeden bahsetmektedir ancak bu sayı mübalağalıdır.
Faaliyet Alanı: Irak Kürdistanı (genellikle Erbil civarı) ve İran sınırı.
İttifaklar: İran rejimine karşı İsrail ve ABD yahut benzeri devletlerle ittifak yapacağını açıkça söylemektedir.
Kuruluş tarihi: Grup, İran’daki Marksist eğilimli Halkın Fedaileri gerillalarının eski bir üyesi olan Said Yazdanpenah tarafından Mayıs 1991’de Ranya’da Kürdistan Devrimciler Birliği olarak kuruldu. Said Yazdanpenah Eylül 1991’de öldürüldü. Yerine kardeşi Hüseyin Yazdanpenah (Mam Hüseyin) geçti. 10-12 Ekim 2006 tarihleri arasında Erbil’de düzenlenen bir kongrede grup mevcut adını benimsedi. Qazi Muhammed’in oğlu Ali’yi başkan seçti. Hüseyin Yazdanpenah, yardımcısı oldu.
7 Temmuz 2007’de Hüseyin’in kardeşi Simko Yazdanpenah öncülüğündeki bazı üyeler, partiden ayrıldı. 12 Ağustos’ta orijinal Kürdistan Devrimciler Birliği Partisi’ni yeniden örgütlediklerini ve Yazdanpenah kardeşlerin annesi Amine Xanım’ı önder olarak atadıklarını duyurdular. PAK ise bugün de liderliğini sürdüren Hüseyin Yazdanpenah’ın başkanlığında kaldı.
2017 itibariyle örgüt, İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) ile yakın bağlarını sürdürmekte ve hem Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-I) hem de Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ile dostane ilişkiler sürdürmektedir.
2023 yılında Irak ve İran hükümetleri arasında yapılan güvenlik anlaşmasının bir parçası olarak, PAK, PJAK, KDP-İ ve diğer İran-Kürt muhalif gruplarına “silahsızlanmaları ve üslerini İran sınırından uzaklaştırmaları” emredilmiştir. Parti yetkililerine göre PAK, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin egemenliğine saygı duymakta ve sonuç olarak, topraklarından İran’a saldırı düzenlemekten kaçınmaktadır.
Haziran 2025’te, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından, lider Hüseyin Yazdanpenah, Doğu Kürdistan’daki Kürt gençliğine “İran rejimi hedeflerine” saldırmaları ve Jina Amini’nin ölümü başta olmak üzere “Kürdistan şehitlerinin” intikamını almaları çağrısında bulundu. The National Context’e göre bu açıklama; “PAK’ın İsrail’den açıkça destek arama da dâhil olmak üzere yüksek riskli ve görünür bir stratejiye geçişinin” göstergesidir.
2025-2026 İran protestoları sırasında PAK, diğer Kürt güçlerini acilen siyasi olarak koordinasyon kurmaya ve “halkın taleplerine ve sahadaki gerçeklere yanıt olarak ortak Kürt önlemleri ve pratik adımlar” konusunda anlaşarak birleşik bir siyasi pozisyon belirlemeye çağırdı. Protestoların ardından PAK, İran Kürdistan Siyasi Güçleri Koalisyonunu kurmak için 22 Şubat 2026’da diğer İran Kürt partilerine katıldı.
PAK, 2026 İsrail-ABD saldırılarını memnuniyetle karşıladı, ancak “İran’daki Kürtleri hemen harekete geçmemeye, doğru anı beklemeye ve daha önceki zamanlarda olduğu gibi Batı tarafından terk edilme riskini göze almamaya” çağırdı.
5-) İran Kürdistanı Xabat Örgütü (XEBAT): Kürtçe Rêxistina Xebata Rojhilatê Kurdistanê. Şu anda Irak Kürdistan Bölgesi’nde sürgünde olan İranlı Kürtlerin silahlı etnik partisidir. Grup, İran güçlerine karşı sınır ötesi saldırılara karışmaktadır. 2026 Kürt-İran krizi sırasında Xebat (Kürtçede mücadele), diğer İran Kürt partileriyle birlikte İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonunu kurmuştur.
Başkanı: Baba Şeyh Hüseyni.
Kuruluş tarihçesi: Kürdistan’daki devrimin başlangıcı Mahabad ile Banê’de gerçekleşti; insanlar, özellikle Han Ahmed Hani’nin cenazesinden sonra, Şeyh Celal Hüseyin önderliğinde Şah’a karşı çeşitli sloganlarla yürüyüşler ve gösteriler düzenlediler. Şeyh Celal, İran Şahı’nın yetkililerine saldırdı, onları zalim olarak nitelendirdi; hükümetin yolsuzluklarını ve kötülüklerini halka anlattı. Ayaklanan Kürtler Şah’ın yetkililerini yenmeyi ve birkaç özerk yönetim konseyi kurmayı başardılar.
Şah’ın yıkılmasından sonra, Humeyni Paris’ten Tahran’a döndü. Geçici hükümetin kurulmasının ardından, Kürt yurtsever ve din adamı Şeyh Ezadin (İzzeddin Hüseyni) önderliğindeki Doğu Kürdistan heyeti, Kürt haklarını görüşmek üzere İran Devrimi’nin Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney’i ziyaret etti. Ancak yeni seçilen yetkililer bunun İran’ın bölünmesine yol açacağına inandıkları için ziyaret başarısız oldu ve Şeyh Celal’in talepleri hayata geçmedi.
İran devriminin liderleri, yeni bir yönetim sistemi seçmek için bir referandum düzenlemeye karar verdiler. Halkın sorduğu tek soru, “Monarşi mi yoksa İslam Cumhuriyeti mi?” idi. Referanduma çok sayıda insan katılıp Ayetullah rejimine oy verdi. Kürtlerin çoğu, özellikle Şeyh İzzeddin, Kürt haklarının verilmesine dair hiçbir işaret görmediğinden referanduma katılmadı. Kürdistan Demokrat Partisi ile Komala da halkı katılmamaya teşvik ettiler. Sonuçta referandum başarılı oldu ve İslam Cumhuriyeti kurulmasına zemin hazırladı.
Kürtler, çoğunlukla Sünni Müslüman oldukları için Şii teokrasisinin kurulmasına büyük ölçüde karşıydılar. Humeyni’nin güçleri Kürtleri kâfir ve ayrılıkçı olmakla suçlayıp onlara saldırdı. Kürtler ve Humeyni’nin güçleri arasında 3 ay süren bir çatışma çıktı. Humeyni, Sadık Halhali’yi tam yetkiyle Kürdistan’ın meşru yöneticisi olarak atadı. Halhali Kürdistanlı şahsiyetlerden yardım ve destek istedi ama reddedildi. O da Banê şehrinde Şeyh Celal’in ailesine saldırıp öldürdü. Hükümete karşı faaliyette olanları öldürmeye ve idam etmeye başladı.
Kuruluş: Xebat örgütü, 27 Ağustos 1980’de Şeyh Celal tarafından Kürt-İslam sentezini destekleyen birkaç din adamının yardımıyla kuruldu. Bu örgüt Kürdistan’ın İran bölümünde yeni bir eğilime yol açtı, çünkü böyle bir ideolojiye sahip başka bir grup yoktu. Diğer tüm Kürt partileri güçlü bir şekilde sol görüşlü ve sekülerdiler. 1980’de Xebat, Banê’de ilk kongresini düzenledi ve Şeyh Celal Hüseyin’i sekreter olarak seçti. Kurulur kurulmaz Banê ve Serdeşt mıntıkalarından birçok kişi partiye üye oldu.
Demokrat Parti ile Komala Ka, bu örgütün kurulmasını garipsediler. Kendilerine karşı çıkmak ve çalışmalarını engellemek için kurulduğuna inandılar. Xebat ise bu partilere karşı kurulmadığını; amacının rejim güçleriyle mücadele etmek ve Kürt haklarını elde etmek olduğunu belirtmekle yetindi.
İdeoloji: Grup İslamcı ve milliyetçiydi. 2003’teki üçüncü kongrede, İran Kürdistan Ulusal ve İslami Mücadele Örgütü ismi, İran Kürdistan Mücadele Örgütü olarak değiştirildi. Grup, laikliği benimsediğini ve politikalarının çoğunu yeniden düzenlediğini duyurdu. İran’ın büyük baskıları sonucu örgüt mensupları Irak Kürdistan bölgesine kaçmak zorunda kaldılar. Zaman zaman İran sınır muhafızlarına sınır ötesi saldırılar düzenlemekteler.
Bölünmeler: Normalde örgüt yıllar içinde birkaç parçaya bölündüğü için Kürt partilerinin sayısını beş ile sınırlamak eksik kalmaktadır. İran’daki son olaylar üzerine birleşmek üzere bir araya gelen partilerden biri de Rıza Kaabi başkanlığındaki Komala’dır. Parçalardan birinin (Komala Ka) lideri olan Abdullah Muhtedi ise başlangıçta birliğe girmeyi reddetmiştir. Bir hafta sonra tavrını değiştirip altıncı parti olarak birlikteki yerini almış ve YNK ile yakınlığına ek olarak bir ara Şah taraftarlarıyla da temas kurmuştur.
İbrahim Alizade liderliğindeki Komala (İran Komünist Partisi) ise, Kürt ittifakını sağcı bulması ve PAK gibi milliyetçilerle aynı çatı altında bulunmayı reddetmesi nedeniyle 6 partili birleşik Kürt siyasi ittifakından uzak durmuştur. Ömer İranizade başkanlığındaki Komala (Kürdistan Emekçiler Topluluğu) ise Barzanilerin önderliğindeki KDP ile çatışmalı bir geçmişe sahiptir.
Temsil oranları:
Berlin’deki bir Kürt yazarın dar kapsamlı saha araştırması sonucunu paylaşmalıyım: Bütün partiler, İran’daki Kürt halkının yaklaşık yarısını (%50) temsil etmektedir. Halkın diğer yarısı örgütsüzdür, sempatizan düzeyindedir. Toplam %50’lik oran içinde KDP’nin payı %35-40, PJAK’ın %30-35, KOMALA %15-20, PAK %10 ve Xebat ise %5 dolayındadır.
Bütün partilerin hali hazırdaki peşmerge sayısı yaklaşık 10 bin kadardır. KDP, en fazla peşmergeye (4-6 bin kadar) sahiptir. İkinci derecede PJAK (2500-3000 kadar), ardından sırasıyla KOMALA, PAK ve XEBAT gelmektedir. İran Kürt halkı ile en fazla canlı teması olan ise PJAK gibi görünmektedir.
ABD Başkanı Donald Trump, iki hafta önce Iraklı Kürt liderlerden Mesud Barzani ve Bafil Talabani’ye telefon ederek İran’a karşı savaşta kesin tutum almalarını (ya benden yanasın, ya onlardan) ve denetim altındaki topraklarında İranlı Kürtlere yardım etmelerini istemiş; 6 Kürt partisinin sözcüsü konumundaki İran-KDP Genel Sekreteri Mustafa Hicri’yi arayarak muhtemel bir kara operasyonunda ABD ve İsrail birlikleriyle birlikte hareket etmelerini söylemişti.
Anlaşıldığı kadarıyla ABD ile İsrail’in geçtiğimiz Ocak ayı başlarında Rojavalı Kürtleri yüzüstü bırakması, Barzani ile İran-Amerikan mengenesine sıkışmış bulunan Talabani’nin (dolayısıyla birlikte hareket eden İranlı 6 Kürt partisinin) son derece temkinli ve tedbirli olmasına yol açtı.
Kürtlerden şimdilik yüz bulmayan Trump ise 8 Ocak’ta şu açıklamayı yapıyordu: “İran’da çatışmayı daha karmaşık hale getirmemek için Kürtlerin savaşa girmesini istemiyoruz!”
Meryem Recavi’nin değişen tutumu: Saddam’la birlikte Kürtleri ezmek yerine azınlıkları koruma politikası
Kürt meselesinde Halkın Mücahitleri Örgütü önderi Meryem Recavi’nin çelişkili tutumlarından da bahsetmeliyim.
1-) ABD Dışişleri ve Avustralya Meclisi Dışişleri komisyonu istihbaratına göre: HMÖ ve Recavi çifti, Saddam Hüseyin’e bağlı Cumhuriyet Muhafızları’nın 1991’deki Kürt ve Şii ayaklanmalarını bastırmasına destek olmakla suçlandılar. Eski HMÖ üyelerine bakılırsa Meryem Recavi Irak ordusuyla birlikte Kürtlere yönelik operasyonlara katılan savaşçılarına şöyle seslenmişti: “Kürtleri tanklarınızın altına alın ve mermilerinizi İran Devrim Muhafızları için saklayın!”
2-) Şubat 2026’da İran Halkın Mücahitleri Örgütü lideri Meryem Recavi, Rıza Pehlevi’nin azınlık haklarını reddedip tek devlet politikasını benimseyen açıklamasını kınayarak şunları söyledi: “Bu, Milli totalitarizme dayalı bir siyasi sistemi yeniden şekillendirme girişimidir. Buna karşılık örgütümüz mevcut rejim ile Şah rejimi yetkililerini dışlayan bir sistem kurmakta kararlıdır. Fars olmayan etnik gruplar da federasyon ve yerel yönetim yapıları kurma hakkına sahip olacaktır.”

KAYNAK : numedya24