Kadın emeği, yıllardır bu kentin en büyük gücü olmasına rağmen çoğu zaman en az görünür olanı oldu. Şimdi Diyarbakır’da bu görünmez emek, yeniden ve daha güçlü biçimde meydana çıkıyor. Sosyal medyada gördüğüm bir bildiri kadınların emeğinin karşılığını aldıklarını tekrar gösterdi.
Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, 2-3 Mayıs tarihlerinde Dağkapı Şeyh Sait Meydanı’nda düzenlenecek “2. Amed Kadın, Emek ve Kültür-Sanat Buluşması” yalnızca bir etkinlik değil, kadın emeğinin görünür kılınmasına dönük güçlü bir kamusal çağrı niteliği taşıyor.
Bu buluşmayı kıymetli kılan şey, yalnızca kadınların ürettiklerini sergileyecek olması değil. Asıl mesele, kadınların üretimle kurduğu ilişkinin artık sadece ekonomik değil; toplumsal, kültürel ve politik bir alan olarak da kendine yer açıyor olmasıdır. Çünkü kadın emeği, yalnızca bir gelir kapısı değildir.
Aynı zamanda bir var olma biçimidir.
Kadın yaşam merkezlerindeki tekstil atölyelerinden tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine kadar uzanan üretim alanları, bugün yalnızca ürün ortaya koyan yerler değil, kadınların birbirine güç verdiği, deneyim aktardığı, ekonomik bağımsızlığını güçlendirdiği ve kendi sözünü kurduğu alanlara dönüşmüş durumda.
Bu alanlarda ortaya çıkan her ürün, yalnızca bir el emeği değil, aynı zamanda bir yaşam deneyiminin, bir direncin ve kolektif hafızanın ürünü. Bugün bir kadının ürettiği kumaş diktiği çanta, yetiştirdiği bitki ya da işlediği motif yalnızca ekonomik bir değer taşımaz.
O ürün, aynı zamanda görünmeyen bir emeğin, bastırılmış bir sesin ve yıllardır kamusal alanda yeterince yer bulamayan kadın varlığının ifadesidir. Bu nedenle Dağkapı’da kurulacak olan bu buluşma alanı, yalnızca stantların yan yana dizildiği bir etkinlik alanı olmayacak. Aynı zamanda kadınların kente “biz buradayız” dediği bir kamusal zemin olacak.
Kadın Politikaları Daire Başkanı Özden Gürbüz Sümer’in şu sözleri de tam olarak bu çerçeveyi tarif ediyor: “Kadınların emeğinin merkezde olduğu, kadınların özne olarak yer aldığı bir alan oluşturuyoruz. Aynı zamanda bu üretim alanlarını kentle buluşturarak onları genişletmek istiyoruz.”
Bu cümle, etkinliğin ruhunu özetliyor.
Çünkü burada hedef yalnızca üretmek değil; üretileni kentle buluşturmak. Kadını yalnızca üretimin parçası değil, doğrudan öznesi yapmak. Onu desteklenen biri olarak değil, kuran, dönüştüren ve söz söyleyen biri olarak merkeze almak. Tam da bu yüzden bu buluşma, bir sergiden fazlasıdır.
Bu meydanda sergilenecek olan yalnızca ürünler değil; kadınların yıllardır görünmeyen emeği, kurduğu dayanışma, büyüttüğü mücadele ve dönüştürdüğü yaşam olacaktır. Diyarbakır’da kadın emeğinin meydanla buluşması, yalnızca iki günlük bir etkinlik değil; bu kentin geleceğine dair güçlü bir toplumsal mesajdır.
Çünkü bir kentte kadın emeği görünür oldukça, o kent yalnızca büyümez; dönüşür. Ve bazen bir kentin en büyük dönüşümü, tam da bir meydanda başlar. Dolayısıyla o gün meydana gidip kadınların göz nuru olan emeklerine sahip çıkıp yanlarında olalım.