Güncel

‘Kırık Terazi’ 15 Mart’ta izleyiciyle buluşuyor

Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babasının yol ve hukuk mücadelesini konu alan ‘Kırık Terazi’ belgeseli 15 Mart’ta izleyiciyle buluşacak.

Abone Ol

ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Yönetmen Gökhan Çetin, Van’da kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babasının hukuk ve yol mücadelesini konu alan “Kırık Terazi” adlı belgeseli tamamladı. Belgesel, 15 Mart’ta Sezai Karakoç Kültür ve Sanat Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

27 Eylül’de Van’da kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolan Rojin Kabaiş’in cansız bedeni 15 Ekim’de Van Gölü sahilinde bulunmuştu. Çetin’in yönetmenliğini üstlendiği belgesel, Kabaiş’in babasının Diyarbakır, Van, Ankara ve İstanbul arasında sürdürdüğü hukuki süreci, adalet arayışını merkezine alıyor.

‘KIRIK TERAZİ’NİN YÖNETMENİ EKSPRES’E KONUŞTU

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Çetin, belgeselde yalnızca babanın mücadelesine değil; avukatlar, adli tıp uzmanları, sosyologlar, psikologlar, okul arkadaşları ile anne ve kardeşlerin tanıklıklarına da yer verildiğini söyledi. Filmde ayrıca toplumsal eylem ve etkinliklerden kesitler de bulunuyor.

“FİLMİ HAZIRLARKEN ADALET KAVRAMI ÜZERİNE YOĞUNLAŞTIM”

Belgeseli hazırlarken adalet kavramı üzerine yoğunlaştığını belirten Çetin, “Adalet sadece mahkeme salonlarında mı aranır, yoksa duyguların da bir adalete ihtiyacı var mı?” sorusundan yola çıktığını ifade etti. Bazı acıların görünür olmadığı için değil, dinlenmediği için derinleştiğini vurgulayan Çetin, bazı hikayelerin ise ciddiye alınmadığı için yarım kaldığını dile getirdi.

“ÇEŞİTLİ BASKILARLA KARŞILAŞTIM”

Süreç boyunca çeşitli baskılarla karşılaştıklarını da aktaran Çetin, “Başına bela alacaksın, başka işler yap” şeklinde uyarılar aldığını söyledi. Buna rağmen projeden vazgeçmediğini belirten yönetmen, yaşananların inkar edilmemesi ve insanların hislerinin küçümsenmemesi gerektiğini kaydetti.

“BU HİKAYEYE TANIK OLDUM VE SORUMLULUĞUNU TAŞIMAYI SEÇTİM”

Belgeselde tarafsız kalmaya çalışmadığını da ifade eden Çetin, tanıklık ettiği bir hikâyede tarafsızlığın bazen başka bir adaletsizlik biçimine dönüşebileceğini savundu. Çetin, “Bu hikâyeye tanık oldum ve sorumluluğunu taşımayı seçtim” dedi.

“Adalet bazen bir sonuç değil, bir dinleme halidir” diyen Çetin, filmi izleyenlerin başkalarının hikayelerine kulak vererek “duygusal adalet” konusunda farkındalık geliştirmesini umut etti.