Yaşamını yitiren Kürt siyasetçi Selim Sadak’ın cenaze merasiminde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuner Bakırhan, sürgünde ölümlerin sessiz bir cinayet olduğunu belirterek “Faili devlettir, utancı devletindir. Selim Sadak bir demokrasi şehididir” dedi.
Uzun süredir kanser tedavisi gördüğü Almanya’nın Heilbronn kentinde 23 Ocak'ta yaşamını yitiren Kürt siyasetçi Selim Sadak, memleketi Şırnak’ın İdil ilçesinde binlerce kişinin katıldığı bir tören ile toprağa verildi.
Cenaze törenine Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, yerine kayyım atanan Mêrdîn Büyükşehir Belediye Eşbaşkan Ahmet Türk, Kürt siyasetçiler Leyla Zana, Gülten Kışanak, Sebahat Tuncel'in yanı sıra çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve binlerce yurttaş katıldı.
İlçe girişinde bulunan bir yakıt istasyonunda cenazeyi karşılamak için bekleyen kitle, yakalarına Selim Sadak'ın fotoğraflarını astı. Cenaze buradan sloganlar eşliğinde ilçe merkezinde bulunan aile evine yürüyüş ile götürüldü. Aile evinde cenaze namazı kılındıktan sonra sloganlar eşliğinde binlerin katıldığı yürüyüş eşliğinde Şêx Hesen mezarlığına götürüldü. Yürüyüş boyunca "Şehîd namirin" ve "Bijî berxwedana Rojava" sloganları atıldı.
‘FAİLİ DEVLETTİR’
Selim Sadak, mezarlıkta "Şehîd namirin" sloganları ile yapılan dini vecibelerin ardından toprağa verildi. Cenazenin toprağa verilmesinden sonra anma yapıldı. Saygı duruşu ile başlayan anma sonunda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Onun yolu bizim yolumuz. Onların amaçlarını gerçekleştireceğiz. Çok üzgün ve kızgınız. Selim Sadak yoldaşımız gibi yüzlerce sürgünde yaşamış arkadaşımızın cenazesini kaldırdık. Dünyada her kese hak, hukuk var, herkesin yeri ve yurdu var ama dünyada Kürde düşen sürgün, mahpus, cezaevleri ve ölüm. Batsın bu dünya, kahrolsun böyle bir dünya. Belediye başkanlığı, milletvekilliği yapmış, halkın meşru resmi temsilcileri bu sistemin anti demokratik uygulamalarından, Kürde dönük politikalarından kaynaklı yıllarca sürgünde yaşamak zorunda kaldılar. Sürgünde ölüm sesiz bir cinayettir, faili devlettir, utancı devletindir” diye konuştu.
‘SELİM SADAK DEMOKRASİ ŞEHİDİDİR’
Bakırhan, “Ölümler, sürgünler bitsin. Kürtler insanca yaşamak, eşit yurttaş olmak istiyor. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Ama dünyanın neresinde olursa olsun Kürtlerin elde ettiği hak birilerini rahatsız ediyor. Büyük bir Kürt düşmanlığı var. Rojava’da görüyorsunuz. Filistinliye, Arap’a, Kıbrıslı Türk’e hak ama Kürde gelince ‘tehdit’ oluyor. Güvenlik gerekçesi sayılıyor. Bu son bulsun. Selim Sadak ve onun gibi yoldaşlarımızı kendi topraklarında insanca yaşasın. Önümüzdeki günler biz Kürtler ve dostları için çok önemli bir süreç. Yeter, Selim Sadak’ları, Orhan Doğan’ları, Mehmet Sincar, Ahmet Kaya, Yılmaz Güne’yleri artık kaybetmek istemiyoruz. Sistemin bu inkar eden, yok sayan politikalarını teşhir etmek için Kürtlerin, demokratların birlikte mücadele etmesi artık kaçınılmaz. Söz veriyoruz Selim Sadak’a; inşallah bu son bulacak, Kürt sorunu demokratik yollar ile çözülecek. Dünyanın her yerinde Kürdün hakları, statüsü olacak. Kürtler eşit yurttaş olacak. Bizler bu sözlerimizi yerine getireceğimize eminiz, sizler de eminsiniz demi? Selim Sadak’ın bize devrettiği mücadele bayrağını daha yükseğe taşıma sözü veriyoruz. Selim Sadak son olsun. Sizler bizimle olduğunuz sürece kimse bizi yok sayamayacak. Kürtlerin statüsü mutlaka olacak. Selim Sadak bir demokrasi şehididir, demokrasi şehidi olarak kalmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.
‘BARIŞ İSTEYEN BİRİYDİ’
Selim Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, “Selim Sadak sizlerin misafiri. Sizler Selim’i yalnız bırakmadınız. Hepiniz başımız üstüne geldiniz. Selim barış isteyen biriydi. Halkın içinde hep barış sağlardı. Derdi barış, huzur ve Kürtlerin birliğiydi. Kürtler bir oldu, Rojava’da statüsüne kavuşuyor. Kürtler haklarına kavuşacak gözlerin arkada kalmasın” dedi.
Anma mezarlığa bırakılan çiçekler ile son buldu. Kitle buradan Turgut Özel Mahallesi’nde kurulan taziye evine geçti.