İran’a karşı başlatılan savaşın Ortadoğu’da dengelerin ve güç ilişkilerinin yeniden şekillenebileceği, Kürd milleti açısından hem büyük fırsat, hem de ciddi risklerin iç içe geçtiği kritik bir süreçten geçildiği belirtildi. konferansın sonuç bildirgesi, PWK Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Can Azbay tarafından Kürtçe olarak okundu. Genel Başkan Mustafa Özçelik ise gazetecilerin sorularını yanıtladı Yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:
“SÜREÇ ÇÖZÜM PERSPEKTİFİ SUNMUYOR”
“Bugün uluslararası ve bölgesel gelişmeler, Kürd milletinin en temel ulusal ve demokratik haklarını yok sayan statükonun sürdürülemez olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Buna rağmen Türk Devleti’nin başlattığını ilan ettiği süreç; Kürd milletinin siyasi bir statü ile kendi kendini yönetme hakkını, ulusal varlığını ve milli-demokratik hak ve özgürlüklerini kabul etmeyen, bunları anayasal güvenceye kavuşturmayan bir çerçeveye dayanmaktadır. Bu yaklaşım bir çözüm perspektifi sunmamakta; aksine zamana yayılan bir oyalama ve erteleme stratejisi niteliği taşımaktadır.
“KÜRTLERİN SİYASİ STATÜ İLE KENDİNİ YÖNETMESİ MEŞRU HAKKIDIR”
Demokratik cumhuriyet, demokratik ulus ve “demokratik entegrasyon gibi kavramsal çerçeveler içerisine hapsederek; Kürt milletinin ve ülkesinin varlığını, kendi ülkesinde siyasi bir statü ile kendisini yönetme hakkını yok sayan yaklaşımlar da Kürd milletinin ulusal talepleriyle örtüşmemektedir.
Böylesi bir tablo karşısında; dünyadaki benzer sorunların çözümünde olduğu gibi Kürd milletinin de özdeş ve eşitliğe dayalı bir siyasi statü ile kendi kendini yönetmesi en doğal ve meşru hakkıdır. Bu anlamda Kürd milletinin kendi ülkesinde ulusal-demokratik bir yönetimle hak ve özgürlüklerine kavuşması, Kürd ve Kürdistani toplumsal bileşenler ile dinamikleri açısından ertelenemez tarihsel bir görevdir.”