Diyarbakır Haberleri

Kürtçeyi Tangoyla buluşturdu

İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu müzisyen, şan, dans ve sema eğitmeni Sebahat Erdem, Kürtçe tango albümüyle göçün, özlemin ve hafızanın hikâyesini anlattı.

Abone Ol

ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACİ

İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu olan müzisyen - eğitmen Sebahat Erdem, tangoyu yalnızca aşkın ve tutkunun dansı olarak gören anlayışa farklı bir bakış açısı getiriyor. Erdem'e göre tango, özünde göçü, hasreti, aidiyet arayışını ve insanların geride bıraktıklarını anlatan güçlü bir müzik ve dans biçimi.

BİR GÖÇ MÜZİĞİ OLARAK TANGO

Tangonun sanayi devrimiyle birlikte özellikle Arjantin'in Buenos Aires kentine göç eden insanların ortak kültüründen doğduğunu ifade eden Erdem, "Bir göçmenin, göç ederken yanında götürebildiği iki önemli şey vardır. Bunlardan biri müziği, diğeri ise dansıdır. İnsanlar gittikleri yerde hem kimliklerini korumaya hem de hafızalarını canlı tutmaya çalışırlar. Göçün içinde isyan vardır, özlem vardır, geride bırakılanlar vardır, vatan sevgisi vardır. İşte tango bütün bunların özetidir." dedi.

KLİP İÇİN DİYARBAKIR’A GELDİ

Kendisinin de tangoyla kurduğu bağın bu düşünceler üzerinden şekillendiğini anlatan Erdem, “İlk tango bestemi 2004-2005 yıllarında yazdım ancak uzun süre bir köşede beklettim. Daha sonra arkadaşım Merdan'ın desteği ve motivasyonuyla eseri yeniden ele alıp besteyi dinleyiciyle buluşacak olgunluğa taşıdık. Sonrasında, Xewnek Nû adlı albümde toparladık. İlk klibimizi, İstanbul'un tarihi atmosferinde çektik. Projede Rojda Demir ve İlyas Kaya ile çalıştım ki harika çalışma arkadaşıydılar. Ardından yönetmen Kerem Çelik'in önerisiyle rotamızı Diyarbakır'a çevirdik. ‘Madem Kürtçe tango yapıyoruz, neden klibi Diyarbakır'da çekmeyelim’ fikrini büyük bir memnuniyetle kabul ettik ve gelip burada yaptık çalışmamızı” diye ifade etti.

KLİPTE CHARLİE CHAPLİN DETAYI

Diyarbakır'ın tarihi dokusundan ve enerjisinden çok etkilendiğini söyleyen Erdem, çekimler sırasında Dara Antik Kenti'nde gün batımını yakaladıklarını belirtti. Klipte Charlie Chaplin karakterine de yer verdiklerini ifade eden sanatçı, bu fikrin eşi Yılmaz'dan geldiğini söyledi. Erdem, "Charlie Chaplin sadece oyunculuğu ve evrensel mesajlarıyla değil, filmlerinden birindeki tango sahnesiyle de bizi etkiledi. Tiyatrocu arkadaşımız Xalo da Chaplin'i başarıyla canlandırdı." diye ekledi.

Yıllardır Kurmanci, Zazaki ve tiyatro eserlerinde vokal çalışmaları yaptığını belirten Sebahat Erdem, Kürtçe tango projesinin yaklaşık beş yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olduğunu vurguladı. Albümün düzenlemelerini genç müzisyen Erdem Altınses'in üstlendiğini belirten Erdem, ortaya çıkan çalışmadan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

NEÇE YAR

Hayatında sürekli bir çalışma heyecanı olduğunu söyleyen Erdem, “Tüm dijital platformlarda yayımlanan albümümde beş Kurmanci ve üç Zazaki (Kırmançki) olmak üzere toplam sekiz eser yer alıyor. Tüm parçalar tango formunda hazırlandı. ‘Neçe Yar’ adlı eser için hazırlanan klibimiz de izleyicilerle buluştu. Eserlerimin büyük bölümünün söz ve müziğini kendim yaptım. Albümde Burhan Beyazyıldırım'a ait bir esere de yer verdim. Bununla hem değerli sanatçıyı onurlandırmak hem de eserini daha görünür kılmak istedim. Ayrıca Abdülcebbar Güneş'in şiir kitabından bestelediğim bir şiiri de albümde yer alıyor. Tabi dinleyici buna karar verecek ama kanımca, ortaya çok güzel bir çalışma çıktı” diye konuştu.