Uzun yıllardır harabe görüntüsünden kurtulmasını bekleyen Silvanlılar ve bölge halkı için son dönemde yapılan çevre düzenlemeleri sevindirici bir gelişme oldu. Artık yerli ve yabancı ziyaretçiler bu eşsiz tarihî yapıyı daha rahat gezebiliyor, çevresinde vakit geçirebiliyor ve güzelliğini daha yakından hissedebiliyor.
Oysa Malabadi Köprüsü sıradan bir yapı değildir. 12. yüzyılda Artuklular döneminde inşa edilen bu görkemli eser, sadece Silvan’ın değil, Anadolu’nun ve dünyanın önemli tarihi köprülerinden biridir. Mimarisi, büyüklüğü ve dönemin mühendislik anlayışını yansıtan özellikleriyle yüzyıllardır ayakta duran Malabadi, geçmişten günümüze uzanan bir medeniyet köprüsüdür. Asırlar boyunca ticaret yollarına, göçlere, yolculara ve nice hikâyeye tanıklık eden bu eser, bugün de bölgenin en önemli kültürel değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Ancak bir tarihî yapının ayakta kalması sadece taşlarının sağlam olmasına bağlı değildir. Onu yaşatan, çevresine gösterilen özen ve toplumun ona sahip çıkma bilincidir.
Ne yazık ki Silvan uzun yıllar boyunca bu konuda hak ettiği desteği göremedi. 1990’lı yılların başında çeşitli politik sebeplerle Malabadi-Silvan güzergâhının Bismil üzerinden yönlendirilmesi, ilçenin ekonomik ve sosyal hayatında derin etkiler bıraktı. Kendi imkânları sınırlı olan Silvan, yıllarca Malabadi Köprüsü’nün ve HasuniMağaraları’nın turizme kazandırılmasını bekledi. Ancak ne merkezi yönetim ne de yerel yönetimler bu tarihi zenginliklerin potansiyelini tam anlamıyla değerlendirebildi.
Bugün Malabadi Köprüsü çevresinde yapılan yenilikler, bölgeye adeta nefes aldırıyor. Gelen ziyaretçi sayısındaki artış, esnafın yüzünü güldürüyor ve turizmin ekonomik katkısının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Fakat yapılacaklar henüz tamamlanmış değil.
Öncelikle bölgedeki park sorununun çözülmesi gerekiyor. Özellikle yoğun ziyaret dönemlerinde yaşanan araç karmaşası, ziyaret deneyimini olumsuz etkiliyor. Bunun yanında yeşillendirme ve ağaçlandırma çalışmalarına daha fazla ağırlık verilmesi, bölgenin doğal güzelliğini artıracaktır. Aydınlatma sistemlerinin güçlendirilmesi ise hem güvenliği artıracak hem de köprünün gece görünümünü daha etkileyici hale getirecektir.
En önemlisi de her yıl can kayıplarına neden olan su kenarında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasıdır. Tarihî yapının çevresindeki riskli alanlara koruma bantları ve güvenlik bariyerleri yerleştirilmesi artık ertelenmemesi gereken bir ihtiyaçtır. Bir turistin ya da bir vatandaşın can güvenliği, yapılacak her türlü yatırımın önünde gelir.
Silvan yavaş da olsa üzerindeki tozu toprağı silkeleyip ayağa kalkmaya çalışıyor. Bu değişim belki ağır ilerliyor ama umut veriyor. Çünkü bir şehrin geleceği, geçmişine ne kadar sahip çıktığıyla doğrudan ilişkilidir.
Malabadi Köprüsü’nü, HasuniMağaraları’nı ve Silvan’ın sahip olduğu bütün tarihî değerleri korumak sadece yöneticilerin görevi değildir; bu, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Malabadi’ye sahip çıkmak, birkaç taşın korunması anlamına gelmez. Bu, geçmişimize saygı göstermek, kültürümüzü yaşatmak ve çocuklarımıza daha güçlü bir miras bırakmak demektir. Eğer bunu başarabilirsek, Malabadi yalnızca Silvan’ın değil, tüm bölgenin kalkınmasına katkı sağlayan bir değer haline gelecektir.