ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Ceren AKYIL
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla Ortadoğu’da artan savaş gerilimi, enerji piyasalarını da etkiliyor. Petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, benzin ve motorin fiyatlarına zam olarak yansırken Türkiye’de elektrikli araç kullanımının sağladığı ekonomik avantajlar yeniden gündeme geldi. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan ASPLUS Şarj İstasyonları Kurucu Ortağı Mahmut Suçiçek, elektrikli araçların yakıt maliyetinde önemli tasarruf sağladığını söyledi.
ELEKTRİKLİ ARAÇ YARI YARIYA TASARUF SAĞLIYOR
Suçiçek, mevcut rakamların bu farkı açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Benzinli bir araç ortalama 500 kilometrelik bir yol için yaklaşık 2 bin 200 TL yakıt öderken, aynı mesafeyi elektrikli araçla kat eden bir sürücü bu maliyeti yaklaşık 1.250 TL seviyesinde karşılayabiliyor. Yani aynı yol için ödenen ücret neredeyse yarı yarıya düşüyor” dedi.
“BU SÜRECİ HEM TEHDİT, HEM FIRSAT OLARAK GÖRÜYORUZ”
Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Suçiçek, “Biz bu süreci hem bir tehdit hem de bir fırsat olarak okuyoruz. ABD–İsrail–İran geriliminin tırmanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat endişeleri petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Bunun yansıması olarak Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları da zamlandı. Her yeni zam haberi, araç sahiplerinin elektrikli araca geçişi daha ciddi şekilde düşünmesini sağlıyor. Bu da bizim için önemli bir fırsat oluşturuyor.” diye kaydetti.
14 AYIN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ÇIKTI
Brent petrolün varil fiyatının 80 doların üzerine çıkarak son 14 ayın en yüksek seviyelerine ulaştığını belirten Suçiçek, bu yükselişte Ortadoğu’daki askeri gerilim ve özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin etkili olduğuna dikkat çekti.
ELEKTRİK ARAÇLAR HEM EKONOMİK, HEM ÇEVRECİ
Elektrikli araçların sadece maliyet açısından değil çevresel etkileri bakımından da önemli avantajlar sunduğunu belirten Suçiçek, egzoz emisyonu olmadığı için hava kalitesine doğrudan katkı sağladığını söyledi. Elektriğin kilowatt-saat fiyatının petrol varil fiyatına bağlı olmadığını ifade eden Suçiçek, bu nedenle elektrikli araç kullanıcılarının küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmediğini kaydetti.
TÜRKİYE’DE ELEKTRİK ARAÇ PAZARI BÜYÜYOR
Türkiye genelinde de elektrikli araçlara olan ilginin hızla artığını dile getiren Suçiçek, şunları söyledi: “Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) Şubat 2026 verilerine göre elektrikli otomobil satışları yılın ilk iki ayında 23 bin 302 adede ulaşarak pazar payını yüzde 17,8’e çıkardı.
“ELEKTRİKLİ ARAÇ KALICI BİR YER EDİNİYOR”
160 kilovat altındaki elektrikli araçlara olan talebin ise yüzde 74,2 oranında arttığı belirtiliyor. Bu veriler, elektrikli araçların Türkiye otomobil pazarında giderek daha güçlü ve kalıcı bir yer edindiğini gösteriyor.”
DİYARBAKIR’DA ŞARJ ALTYAPISI GENİŞLİYOR
Suçiçek, elektrikli araçlara ilginin artmasıyla birlikte ASPLUS olarak kentte elektrikli araç şarj altyapısını hızla büyüttüklerini söyledi. Suçiçek, “Diyarbakır’da şu anda 110 istasyon ve 126 soket ile hizmet veriyoruz. Hem istasyon hem de soket sayısı bakımından şehirde en yaygın şarj ağlarından birini oluşturuyoruz. Ancak bununla yetinmiyoruz. Yıl sonuna kadar 100 yeni istasyon ve 250 yeni soket daha kurmayı hedefliyoruz” diye kaydetti.
“DİYARBAKIR’I ŞARJ ALTYAPISINDA GÜÇLÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ YAPACAĞIZ”
Şehir merkezinin yanı sıra ilçelerde ve ana ulaşım güzergahlarında da yatırımların sürdüğünü belirten Suçiçek, amaçlarının Diyarbakır’ı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde elektrikli araç şarj altyapısı açısından en güçlü şehirlerden biri haline getirmek olduğunu ifade etti.
“ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELER GERÇEĞİ BİR KEZ DAHA HATTIRLATTI”
Suçiçek, son olarak şunları söyledi:
“Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler bize önemli bir gerçeği bir kez daha gösteriyor: Fosil yakıta bağımlılık, siyasi krizleri doğrudan cebimize yansıtıyor. Elektrikli mobilite ise bu bağımlılığı azaltan güçlü bir alternatif. Dolayısıyla Diyarbakır’da bu dönüşümü kolaylaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz