Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümünün 18'nci ayında birçok kentte açıklama gerçekleştirdi. Eylemlerde "Rojin tam 18 aydır adalet bekliyor. Telefonu aç! DNA’lar kime ait açıkla! Failleri yargıla!" pankartları taşındı.
İZMİR
Rojin İçin Adalet Komisyonları ve İzmir Kadın Platformu (İKP) Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne dair, “Rojin’in katledilişinin 18’inci ayında eylemdeyiz” şiarıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Alsancak Penguen Kitabevi önünde bir araya gelen kadınlar, Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş ve açıklamada, sık sık “Rojin Kabaiş isyanımızdır”, “Koruma aklama failleri yargıla”, ve “Erkek vuruyor, devlet koruyor” sloganları atıldı. Çok sayıda kadının katıldığı eylemde basın metnini platform adına Hayal Taşdan okudu.
İSTANBUL
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada Rojin Kabaiş'in fotoğrafları ve adalet talebini dile getiren dövizler taşındı. "Jin jiyan azadî” “Rojin'in hesabı sorulacak” ve “Rojin Kabaiş nerede?" sloganları atıldı. Açıklamaya çok sayıda kişinin yanı sıra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ve Özgül Saki de katıldı. Basın metnini Komisyon üyesi Şeymanur Çoban okudu.
ANKARA
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, Kızılay'da bulunan Sakarya Caddesi'nde de basın açıklaması düzenledi. Açıklamada Rojin Kabaiş'in fotoğrafları ve adalet talebini dile getiren dövizler taşındı. "Jin jiyan azadî", "Rojin'in hesabı sorulacak", "Koruma aklama yargıla", "Rojin Kabaiş isyanımızdır" sloganları atıldı. Açıklamada basın metnini komisyon üyesi Elçin Kurdoğlu okudu.
ORTAK AÇIKLAMA
Yapılan ortak açıklamada Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün 18 aydır aydınlatılmadığı vurgulanarak, etkin bir soruşturmanın yürütülmediğine işaret ededildi. Açıklamada, "18 aydır kadınların ve Rojin’in ailesinin adalet talebine adeta kulak tıkanıyor. Deliller gizleniyor,süreç uzatılıyor. Rojin’in ailesi sistematik bir biçimde tehdit ediliyor, mücadele eden kadınlar ise dezenformasyon yapmakla suçlanıyor. Biliyoruz ki; Rojin’in bedeninde tespit edilen 2 erkek DNA’sının nerelerde bulunduğu da dahil olmak üzere Rojin Kabaiş dosyasında açığa çıkan her gerçek, dönemin Adalet Bakanı’nın dezenformasyon yapmakla suçladığı kadınların mücadelesiyle açığa çıkmıştır" denildi.
'SÜREÇ BİLİNÇLİ ŞEKİLDE UZATILMAKTADIR'
Dosyanın halen kamuoyuna kapalı olduğu ve kısıtlılık kararlarıyla gerçeklerin saklanmak istendiği belirtilen açıklamada, "Soruşturma ilerletilmemekte ve süreç bilinçli biçimde uzatılmaktadır. Tıpkı bundan 3 ay önce incelenmek üzere İspanya'ya gönderilen fakat hâlâ açılmayan telefon örneğinde gördüğümüz gibi, delillerin toplanması ısrarla geciktirilmektedir. Bir telefonun 3 aydır açılamamasının teknik bir sorun değil, katilleri koruma pratiğinin bir sonucu olduğunu biliyor ve ilan ediyoruz: Siz açmazsanız biz açarız. Dosyadaki ihmaller zinciri, mücadele eden kadınlara ve aileye dönük baskılar elbette tesadüf değildir. 18 aydır süren bu durum, erkek şiddetinin el birliğiyle nasıl aklandığının somut göstergesidir. Failleri aklayan, katilleri koruyan düzenin sonucudur" diye belirtildi.
'BU TOPRAKLARI KADIN MEZARLIĞINA ÇEVİRMEK İSTİYORLAR'
Rojin Kabaiş'in erkek şiddetiyle katledildiği fakat katledilişinin üzerinin "intihar" denilerek örtülmek istendiği vurgulanan açıklamada, Rojin Kabaiş'in "intihar" söylemi ile katledilen ilk kadın olmadığına dikkat çekildi. Açıklamada, "Kadınlar evlerinde, iş yerlerinde, sokakta katlediliyor. Bu toprakları bir kadın mezarlığına çevirmek istiyorlar. Sırtını cezasızlık politikalarına yaslayan katil erkekler sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmesi için deliller karartılıyor, ‘yüksekten düşme, suda boğulma, kayıp, intihar’ gibi yalanlar peşi sıra diziliyor. Erkek şiddetini tartışırken, bunun tek kaynağının fail erkekler olmadığını biliyoruz. Rojin Kabaiş dosyasında yargının, Adli Tıp Kurumu'nun (ATK), rektörlüğün, devletin, medyanın işbirliği bunu bir kez daha gösteriyor. Şüpheli kadın ölümlerinin sayısının kadın cinayeti verilerini aştığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu coğrafyada kadınlar, tıpkı geçtiğimiz günlerde Kur’an'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından katledilen Fatmanur Çelik'te gördüğümüz gibi, son sözleri 'Ben öldürülürsem intihar diyerek kapatılmasına izin vermeyin' olarak katlediliyor" ifadelerine yer verildi.
TALEPLER
Kadın cinayetleri politik olduğu belirtilen açıklamada, gerçek adaletin kadınların mücadelesi ile sağlanacağı vurgulanarak şu talepler sıralandı:
"* Dosyadaki kısıtlılık kararları derhal kaldırılsın aile ve kamuoyu gerçeğe ulaşabilsin.
* Rojin’in bedeninde bulunan iki erkeğe ait DNA’nın kimlere ait olduğu açıklansın.
* Rojin’in telefonu derhal açılsın.
* Dosyanın 18 aydır ilerletilmemesinden sorumlu olan, delil karartan, süreci uzatan ve failleri koruyan tüm kişi ve kurumlar yargılansın.
* Aileye yönelik tehditler soruşturulsun, sorumlular yargılansın.
* Rojin'in ailesi yalnız bırakılmasın , gereken hukuki ve manevi destek verilsin
* Van Başsavcılığı, TCK 102'ye göre nitelikli cinsel saldırı kapsamında soruşturmayı genişletsin.
* İstanbul ATK ihtisas Kurulu yeni rapor hazırlasın.
* Kadınların yaşam hakkını korumak için devlet görevini yerine getirsin.
* Eksik bırakılan deliller toplanıp şeffaf biçimde açıklansın."