Güncel

Salih Müslüm: Bizi iyi anlayın

Tedavi gördüğü Erbil’de hayatını kaybeden PYD (Demokratik Birlik Partisi) eski Eş Genel Başkanı Salih Müslüm, siyaset hayatında barışçıl politikalarıyla bilinen bir siyasetçiydi.

Abone Ol

ÖZEL HABER/Faruk BALIKÇI

Türkiye’ye yönelik mesajlarında, ‘Kardeşlik bağımız var. Bizi iyi anlayın” diye mesaj verdi hep.

Suriye’de Baas rejimine karşı Arap Baharı protestolarının bir parçası olarak 2011 yılında ülke genelinde düzenlenen büyük ölçekli gösteriler ve demokrasi yanlısı mitingler ile başlayan gösterilerle birlikte yeni bir sürece girildi. 2012 yılında Kamışlo kentinde Salih Müslüm ile görüşerek röportaj gerçekleştirdim. İTÜ Kimya Mühendisliği mezunu olan ve 7 yıl İstanbul’da yaşadığını anlatan Müslim, “Türk yöneticilerinin Kürt fobisi vardır. Rica ediyorum bu fobiden kurtulsunlar. Türk dostlarım var, kardeşlik bağımız var. Bizi iyi anlayın. Kanlı süreç istemiyoruz. Bölgemizde kendimizi koruyoruz” diyordu.

KANDAN UZAK DURMAK İSTİYORUZ

7 yıl İstanbul’da üniversite öğrencisi olarak kaldığı yılları ise şöyle anlatıyordu:

“Öğrenciyken siyasetin içinde değildim. Sadece sempati duyuyordum. Uzaktan gözlemliyordum. Kendimi hiçbir zaman yabancı hissetmedim. Türk dostlarım, iyi ilişkilerim vardır. Hiçbir zaman düşmanlık duymadım. Türk yöneticilerinin Kürt fobisi vardır. Tarihsel, toplumsal kardeşlik bağımız vardır. Bizim burada yaptığımız kimseye yönelik değildir. Sadece sınırlarımıza dayanan savaştan toplumumuzu korumak için hareket ediyoruz. Kobani’ye tanklar girdi. Bizim bölgeden geçip Arapları vuracaktı halk bırakmadı direndi. Biz bölgemizde sadece kendimizi koruyoruz. Bu bölgeleri korumak için halk kendisi ayaklandı. Bu da doğal hakkıdır. Kandan uzak durmak istiyoruz” diye ifade ediyordu.

TÜRKİYE İLE KARDEŞ HALKIZ

Çatışmalı kanlı bir süreç istemediklerini ifade eden Müslim, “Bizim kendi başına karar alma yetkimiz de yok. 2 yıldan beri halkı örgütledik ve şimdide sonuçlarını alıyoruz. Bu kanlı süreçten uzak durmak istiyoruz. Bundan kimse rahatsız olmamalı. Özellikle Türkiye. Kardeş bir halkız. Bu konuda Türkiye yetkilileri görüşmek isterse görüşürüm. Biz ne yapmak istediğimizi bağırıyoruz. Suriye’de demokratik bir rejim ve Kürt kimliğinin tanınması. Araplar, Süryaniler ve Ermenilerin de özgürleşeceği bir yapı istiyoruz. Kürt grupları arasında otonomi, özerklik federasyon isteyenler de var. Ama bu önceliğimiz değildir. Biz ne Esad güçlerinin ne başka güçlerin buraya girmesini istemiyoruz. Suriye’de demokratik devrim olmalıydı. Ancak böyle olmadı. Esad uzun süre gitmemek için direnecektir” diye ifade ediyordu.