Vecdi Erbay-İzlenim
Mardin'de sokaklar turistler, turistlere bir şeyler satma telaşı içindeki esnaf ile bir şenlik yeri gibi. Meydanda ayrı, sokak aralarında ayrı bir hareketlilik var. At binen turistler, sokaklarda Mardin manzaralı fotoğraf çektirenler, oradan oraya adeta sürüklenen bir kalabalık...
Mardin'de genel görünüm buydu. Ancak şehir bir sanat merkezine de dönüşmüş durumdaydı. Müzelerde, tarihi mekanlarda ve kafelerde sergiler vardı.
2 yıl aradan sonra 7. Mardin Bienali sanatseverler için kapılarını açmıştı 15 Mayıs'ta. Önceki bienalden bildiğimiz alternatif sergiler de şehrin merkezindeki mekanlarda ilgi bekliyordu. Dolayısıyla neredeyse şehrin her sokağında bir sanatsal etkinlik çıkıyor insanın karşısına.
7. MARDİN BİENALİ
Mardin Sinema Derneği ev sahipliğinde, direktörlüğünü Döne Otyam ve Hakan Irmak’ın üstlendiği 7. Mardin Bienali, “GÖKzemin” başlığını taşıyor. Bienal, Türkiye ile birlikte 20 farklı ülkeden 42 sanatçı ve sanatçı grubunu bir araya getiriyor.
Bienal sergilerine Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti, Kervansaray, Marangozlar Kahvesi ve Ateş Beyler Hamamı ev sahipliği yapıyor.
Bienal, Çelenk Bafra küratörlüğünde ve PEUGEOT ana sponsorluğunda gerçekleşiyor.
15 Mayıs 2026 tarihinde Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’ndeki açılış programıyla başlaya bienal, 21 Haziran 2026 tarihine kadar Mardin’in farklı noktalarında sanatseverlerle buluşacak.
SERGİLER İÇİN ZAMAN
Bu teknik bilgileri paylaştıktan sonra belirtmeliyim ki bütün sergileri gezebilmek için zamana ihtiyaç duyuluyor. Mesela Dara'daki sergiyi gezebilmek benim için imkansıza yakın. Merkezdeki birkaç sergiyi gezebilmek, video çalışmalarını izlemek bile yorucu oldu benim için.
Şunu demeye çalışıyorum: Bin emekle ve çok parayla hazırlanmış sergileri hakkıyla gezebilmek ve zamanı iyi değerlendirebilmek için iyi bir programa ihtiyaç var. Bienal için Mardin'e gidecekseniz hazırlıklı olmakta yarar var.
Bienalin şehir merkezi ve ilçelere yayılması fikri ise harika. Çünkü Bienal, Mardin'de yaşayan herkese yakın olmalı ve bienale katılan sanatçılar şehir merkezinden çıkarak, Mardin'i bütün yönleriyle tanımalı, diye düşünüyorum.
Gezebildiğim sergilerde enteresan çalışmalara rastladım. Mesela Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde iyi videolar izledim ve özgün güncel sanat çalışmalarına tanık oldum.
BİENALİN MARDİN'E KATKISI
20 farklı ülkeden sanatçının Mardin'de buluşması, tarihi, kültürü, mutfağı, mimarisi, esnafıyla tanışması, şehir için çok kıymetli. Mardin, bienale katılan sanatçıların ve sanat merakıyla yolunu Mardin'e düşürenlerin hafızasında yer edecektir. Mardin'e ilgi, Mardin'in dokusunun korunması anlamına gelecektir ki buna sadece Mardinlilerin değil, herkesin sevinmesi gerekir.
İzleyebildiğim kadarıyla Mardin'de bienali benimsedi. Bu da sevindirici. Eğer şehir bienali benimsememiş olsa hakikaten yazık olacaktı.
ALTERNATİF BİENAL
Alternatif bienal ise esas bienale tepki olarak doğmuş bir fikir. Mardin'de yaşayan ve bienale davet edilmeyen, bienalin konseptine itirazı olan sanatçılar, bienal süresi boyunca kendi çalışmalarını sergiliyorlar. Alternatif bienalde sergilenen çalışmalar bölgeye içeriden bakarak meramını anlatmaya, göstermeye çalışıyorlar. Alternatif sergiler küçük ve çok da kullanışlı olmayan kafe gibi mekanlarda açılıyor. Sergilerin bu mekanları güzelleştirdiğine hiç kuşkunuz olmasın.
BİENALE İTİRAZLAR
Bir önceki Mardin Bienal'ine yönelik sanat çevrelerinden ciddi eleştiriler vardı. Bu yıl sert eleştiriler sönümlenmiş gibi. Ancak eleştiriler büsbütün bitmiş değil.
Kuratör ve Meyman Sanat Evi'nin yöneticisi Mahmut Koyuncu da bienali içerik olarak yetersiz bulanlardan. Meyman Sanat Evi'nin paralel bir sergi için kapılarını açtığını hatırlatalım. Meyman'da, İstanbul'dan gelen Galeri Miz'in "Eşik" adlı sergisi, bienal süresince açık kalacak.
"Bienalin Mardin'le ve daha geniş Kürt coğrafyasıyla ilişki kurmakta zorlandığının altını tekrar çizmek gerek" diyen Koyuncu, şunları söyledi: "Mardin'in pastoral ve mimari varlığına yaslanmaktan vazgeçmeyen bir varlık gösteriyor her seferinde. Yani yüzeyle ilişki kuran, turist çekmeye yarayan pazarlama unsurları dışına çıkamıyor bir türlü. Beşinci Bienali ayrı paranteze almak dışında geriye kalan bienaller benzeri temalar etrafında dolanıyor: Manzara, Taş Mimari ve magnet halini almış kültürel katmanlar söylemi. Batıdan gelenlerin hoşuna giden, etkisi arttırılmış klişe Mardin imgesiyle uyumlu bir yaklaşım. Eğlenceli. Sürpriz yok, şaşırtma yok, risk hiç yok. Oysa ateş çemberi coğrafyanın ortasında yapılan bir etkinlikten bahsediyoruz. Sosyal, ekonomik ve kültürel meselelerin es geçildiği, politik olanın çok uzağında seyreden bir bienal söylemi ve ona uygun çalışmalar görüyorum."
BİENALDE KEŞFEDİLECEK KÜRT SANATÇI YOK
Koyuncu, bienalin Mardin'de yaşayan sanatçılara dolaylı da olsa bir görünürlük imkanı tanıdığını belirterek, "Görünürlük mefhumu sanat piyasası koşullarında çeşitli yönlendirmelerle ilerleyen bir şey. Sorun kimin kimi nasıl bir çerçevede görünür kıldığıyla alakalıdır. Bu süreç öyle nötr işlemiyor maalesef. Sadece Mardin'e özel değil, her yerde öyle. Mardinli sanatçıların bienalin seçkisinde yer alması da ayrı bir mesele. Bu yıl dört beş sanatçı yer aldı bildiğim kadarıyla. Toplamda da on bir Kürt sanatçının katılımından bahsediliyor. Bu, bir manada bienalin yerelden beslendiği gibi bir imaj yaratmış olsa da katılımcı Kürt sanatçılarının neredeyse tamamı zaten bilinen, tanınan, ulusal ve uluslararası dolaşımı olan sanatçılar. Keşfedilecek sanatçı yok. Bienallerin asıl misyonlarından biri de budur ama katılımcı Kürt sanatçılarının ekseriyeti dediğim gibi ''meşhur'' kişiler. Paralel sergi açanlar için de bienalin direk katkısından emin değilim. Bienale gelen, çoğunlukla, İstanbul izler çevresi eve koleksiyonerlerin paralel sergilerden iş satın almaları gibi bir desteğin de sınırılı olduğunu, gösterildiği gibi olmadığını düşünüyorum" diye konuştu.
BUZULLAR İLE 'TEMAS' SERGİSİ
Mardinli fotoğraf sanatçısı Tehsîn Baravî çalışmalarını yakından izlediğim bir isim. Yeni sergisini Mardin Bienali ile birlikte açtı.
Özellikle Mardin doğasını konu alan enfes fotoğraflarıyla tanıdığımız Baravî, bu kez objektifini buzullara çevirmiş.
Baravî, sergisi ile ilgili şu bilgileri paylaştı: "2024 yılında gerçekleştirdiğim 'Vekişîn (Geri Çekilme)' sergisinde, insanoğlunun pervasız saldırganlığı karşısında doğanın sessizce geri çekilişini konu almıştım. Bugün ise bu izleği bir adım öteye taşıyarak 'Temas' sergisiyle sanatseverlerin karşısındayım.
Bu çalışmamda, coğrafyamızın en yüksek iki doruğundaki buz ve buzul oluşumlarına odaklandım. Ağrı Dağı'nın 4300–4500 metre rakımlarındaki vadi sınırlarından Cilo Dağı'ndaki Kewîya Pîr'e (Reşko Buzulu) ve Mardin–Diyarbakır–Urfa kırsalındaki buz manzaralarına uzanan bir görsel yolculuk bu.
Burada asıl fail insandır. Coğrafyamız, maruz kaldığı her türlü hoyratlık karşısında sahipsiz bırakılmıştır. İnsanın doğaya her müdahalesi, onu ayaklar altına alan, ona bulaşan ve nihayetinde kirleten bir eyleme dönüşüyor. Bu çalışmayla, buzla kurduğumuz o mesafeli 'temasın' aslında iklim krizine, küresel ısınmaya ve canlıların hayatta kalabilmek için giriştiği zorunlu göçlere nasıl kapı araladığını hatırlatmak istedim."
BİR PANAYIR ATMOSFERİ
Baravî, Mardin Bienali ve "Paralel Sergiler" ile ilgili ise şunları söyledi: "Mardin, bienalin davet ettiği sanatçılar, 'Paralel Sergiler' başlığı altında bir araya gelen çalışmalar ve yönetimin gözettiği sergilerle birlikte, kısa süreliğine de olsa bir panayır atmosferine bürünüyor. Kuşkusuz bu durum, şehir ile sanatçılar arasında karşılıklı bir etkileşim alanı yaratıyor. Ben de bu hareketliliği, çalışmalarımı daha görünür kılmak ve sanatseverlerle buluşturmak adına bir fırsat olarak değerlendiriyorum.
Şehirdeki bu sanatsal çeşitlilikle ve güçlü işlerle karşılaşmak heyecan verici. Bu vesileyle hem sanatçı dostlarımı hem de bienal yönetimini kutluyorum."Temelde bir kültür, sanat etkinliği olan bienaller, Mardin gibi özgün şehirlerde düzenleniyor. Bu da şehirlerin daha görünür olmasına olanak sağlıyor. Mardin, hiç kuşku yok ki, bienal gibi etkinlikleri fazlasıyla hak eden bir şehir.
Bienal sayesinde sıcak yaz günlerinden önce sanatın sıcaklığı ulaştı Mardin'e. Mardin'e gidip gezin, sokaklarında kaybolun, esnafıyla tanışıp ahbap olun ve vakit ayırıp sergileri de dolaşın.