Kış mevsimi, eşitsizliği en çıplak haliyle gösteren mevsimdir. Yazın üstü örtülen yoksulluk, kışın saklanamaz. Çünkü soğuk affetmez. Elektrik faturası ertelenmez. Doğalgaz ‘bu ay idare et’ demez. Çocuğun ayağındaki delik ayakkabı, kar yağınca sadece bir eksiklik değil, doğrudan bir tehdit haline gelir. Bu yüzden kış, sadece bir mevsim değil; herkes için bir sınavdır.
Ne yazık ki bizler, sıcak evlerimizde bu sınavı çoğu zaman görmezden geliriz. Sosyal medyada paylaşılan birkaç yardım kolisi fotoğrafıyla vicdanımızı rahatlatır, ‘elimden geleni yaptım’ demeyi severiz. Bazen de sadece ‘etraf görsün’ amacıyla paylaşırız. Sonra dönüp, ‘bir elin verdiğini diğer el görmemeli’ sözünün gölgesinde caka satarız.
Bazen de ’şuraya bir yardımda bulunalım’ teklifine, ‘ben yapıyorum zaten’ gibi genelde yalanın dibi sözlerle cevap veririz.
Oysa kış uzun sürer. Yoksulluğun takvimi ise paylaşımlar kadar kısa değildir. Asıl sorun unutmak. Kışın başında hatırlayıp ortasında unuttuğumuz insanlar var. Oysa fakirlik süreklidir maalesef.
Mağduriyet kampanya dönemlerine sığmaz. Bir defalık yardım, soğuğu birkaç gün keser ama çaresizliği bitirmez. İhtiyaç sahibi bir aile için asıl mesele, kış boyunca yalnız olmadığını bilmektir.
Burada devlete, belediyelere ve sivil topluma elbette büyük görevler düşüyor. Ama sorumluluğu sadece kurumlara yüklemek, bireysel payımızı inkâr etmek olur. Aynı apartmanda yaşayıp birbirinin halini bilmeyen insanlar haline geldik. Oysa bazen en etkili sosyal yardım, kapı komşusunu fark etmekle başlar.
Kış aylarında fakirleri ve mağdurları unutmamak, sadaka vermekten çok daha fazlasını gerektirir. Bu, bir bilinç meselesidir. Alışveriş listemizi yaparken, ‘bir kişi daha için ne ekleyebilirim?’ diye sorabilmektir. Isınırken başkasının üşüdüğünü hatırlamaktır.
Çocuklarımızı, herkesin aynı şartlarda yaşamadığını bilerek yetiştirmektir. Belki dünyayı değiştiremeyiz. Ama bir evin daha soğuk kalmamasını sağlayabiliriz. Bir çocuğun ellerinin donmamasına, bir yaşlının geceleri korkuyla uyanmamasına katkı sunabiliriz. Kış, vicdanımızı da üşütmesin.
Çünkü soğuk havalarda asıl ihtiyaç duyulan şey, sadece kömür ya da mont değil, hatırlanmaktır.