Toprağa umut, sokağa soğuk

Diyarbakır’a uzun bir aradan sonra yağan yoğun kar, kentin her ilçesinde bembeyaz bir örtü bıraktı.

Abone Ol

Sokaklar, sur dipleri, tarihi yapılar ve mahalle araları kartpostallık manzaralara dönüştü. Kent sakinleri için bu görüntüler bir yandan sevinç, bir yandan da derin bir çelişkinin aynası oldu.

Kar, en çok toprağa emek veren çiftçinin yüzünü güldürdü.

Uzun süredir kuraklıkla boğuşan Diyarbakır ovası için bu yağış, bereketin ve umudun habercisi. Toprağın suya doyması, yeraltı kaynaklarının beslenmesi ve önümüzdeki sezon için ürün veriminin artması anlamına geliyor. Kırsalda kar, doğanın çiftçiye verdiği sessiz bir müjde gibi karşılandı.

Ancak aynı kar, kentin başka bir yüzünde bambaşka bir anlam taşıyor.

Sokakta yaşayanlar, yoksullukla mücadele eden aileler, ısınma imkânı kısıtlı evlerde hayatını sürdürenler için bu beyaz örtü soğuk, açlık ve daha fazla hayatta kalma mücadelesi demek. Karın estetiği, sobası olmayan evlerde donan parmaklara, ıslanan ayakkabılarla geçirilen uzun günlere dönüşüyor.

Bir yanda fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşanlar, diğer yanda geceyi nasıl geçireceğini düşünenler…

Aynı şehir, aynı kar, ama bambaşka hayatlar. Doğa herkese eşit yağarken, sonuçları eşit olmuyor.

Kar, Diyarbakır’da yalnızca bir hava olayı değil; sosyal adaletsizliğin de üstünü örtemeyen bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Belki de bu kar yağışı, sadece toprağı değil, vicdanları da harekete geçirmeli. Bereketin sevincini yaşarken, soğuğun yükünü taşıyanları görmek; kartpostallık manzaraların arkasındaki sessiz çığlığı duymak gerekiyor.

Çünkü bir şehir, ancak en üşüyenini koruyabildiği kadar güçlüdür.