Yaz geldi, kene tehlikesini unutmayalım

Havaların ısınmasıyla birlikte insanlar kendilerini doğaya atmaya başladı. Piknik alanları, bağ ve bahçeler, yaylalar, tarım arazileri ve kırsal bölgeler yeniden hareketlendi. Ancak yaz aylarının getirdiği güzelliklerin yanında her yıl olduğu gibi bir sağlık tehdidi de yeniden gündemimize geliyor: Kene ısırıkları.

Abone Ol

Kene, çoğu zaman gözden kaçabilecek kadar küçük olmasına rağmen taşıdığı hastalıklar nedeniyle ciddi sonuçlar doğurabilen bir canlıdır. Özellikle ülkemizde zaman zaman ölümlere yol açabilen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, kene kaynaklı risklerin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Toplumda yaygın olan yanlış kanılardan biri, her kenenin ölümcül hastalık taşıdığı düşüncesidir. Oysa her kene tehlikeli değildir. Ancak hangi kenenin hastalık taşıdığını çıplak gözle anlamak mümkün olmadığı için her kene teması ciddiye alınmalıdır. Riskin düşük olması, tedbirsiz davranmayı haklı çıkarmaz.

Öncelikle doğada bulunacağımız zaman kıyafet seçimimize dikkat etmeliyiz. Açık renkli giysiler tercih etmek, üzerimize tutunan keneleri daha kolay fark etmemizi sağlar. Uzun kollu kıyafetler giymek, pantolon paçalarını çorapların içine almak ve mümkün olduğunca kapalı ayakkabılar kullanmak alınabilecek basit ama etkili önlemlerdir.

Doğa yürüyüşü, piknik veya tarımsal faaliyet sonrasında mutlaka vücut kontrolü yapılmalıdır. Keneler özellikle koltuk altı, kasık bölgesi, kulak arkası, ense ve diz arkası gibi bölgelerde tutunmayı tercih ederler. Çocukların ve evcil hayvanların da dikkatlice kontrol edilmesi büyük önem taşır.

Bir kene fark edildiğinde yapılacak en büyük hata, halk arasında sıkça başvurulan yanlış yöntemlere yönelmektir. Kenenin üzerine kolonya, alkol, sigara külü, yağ veya çeşitli kimyasallar dökmek son derece sakıncalıdır. Bu tür uygulamalar kenenin taşıdığı mikroorganizmaları insan vücuduna daha fazla aktarmasına neden olabilir. En doğru yaklaşım, kenenin uygun teknikle çıkarılması veya en yakın sağlık kuruluşundan yardım alınmasıdır.

Kene çıkarıldıktan sonra da süreç tamamlanmış sayılmaz. Özellikle takip eden günlerde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı veya olağan dışı belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken tanı ve tedavi birçok hastalıkta olduğu gibi burada da hayati önem taşımaktadır.

Unutulmamalıdır ki kene ile mücadelede en etkili yöntem panik değil, bilinçtir. Doğadan uzak durmak yerine doğayı tanımak ve gerekli önlemleri almak gerekir. Çünkü yaz mevsiminin tadını güvenle çıkarabilmenin yolu, riskleri bilmek ve tedbiri elden bırakmamaktan geçmektedir.

Yaz geliyor, amman dikkat edelim…