Diyarbakır Haberleri

Zazakî'nin eğitim dili olması talebiyle MEB'e mektup gönderildi

Kirmanckî Meclisi, Anadil Günü kapsamında UNESCO, Cumhurbaşkanı ve Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği mektubunda, Zazakî'nin eğitim dili haline gelmesi ve kuşaklar arası aktarılması için adımların atılması talebinde bulundu.

Abone Ol

21 Şubat Dünya Anadil Günü kapsamında Kirmanckî Meclisi, Kirmanckî (Zazakî) dilinin yok olmaması için “Dilimin kaybolmasını istemiyorum” şiarıyla UNESCO, Cumhurbaşkanı ile Millet Eğitim Bakanlığı’na Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan PTT'den mektup gönderdi. Meclis üyeleri, mektup gönderdikten sonra PTT önünde açıklama yaptı. “Ez nêwazena ziwanê mi windi bibo” pankartının açıldığı ve “ziwanê mi sinorê welatê min o” dövizinin taşındığı açıklamaya sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Açıklamada kurumlara gönderilen mektupta yer alan metnin Kirmanckî'sini MED-DER Eşbaşkanı Şükran Yakut okudu.

Mektupta şu ifadeler yer aldı: "Zazakî, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının en kadim dillerinden biridir; uygarlıkların izlerini taşıyan, tarihte bilgi, hüzün ve sevinci barındıran eşsiz bir kültürel mirastır. Ancak bugün UNESCO verilerine göre Zazakî, 'yok olma tehlikesi altındaki diller' kategorisinde yer almakta; kuşaklar arası aktarımın zayıflaması nedeniyle sessizleşme ve kaybolma riski gün geçtikçe artmaktadır.

Zazakî’nin yok olması, yalnızca bir dilin yok olması değildir; aynı zamanda binlerce yıllık sözlü edebiyatın, yerel hafızanın ve Anadolu’nun kültürel zenginliğini besleyen bir rengin silinmesi anlamına gelir. Bu dilin yaşatılması; kültürel çeşitliliğimizin korunması ve 'biz' bilincimizin sürmesi için tarihsel bir sorumluluktur. Zazakî’nin bir dünya mirası olarak tescillenmesi, akademik ve sanatsal alanlarda desteklenmesi; anadilinde eğitimin hayata geçirilmesi, dilin eğitim dili haline gelmesi ve kuşaklar arası aktarımın güçlendirilmesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyoruz.”

PANEL

Kayapınar Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Eserleri Kütüphanesi ise panel düzenledi. Panelde söz alan yazar ve dil aktivisti Dilan Güvenç, modern çağın getirdiği yeni tehditlere dikkat çekti. Dijital medya ve baskın dillerin egemenliğindeki platformların, azınlık dillerinin yok oluş sürecini hızlandırdığını belirten Dilan Güvenç, sistematik bir mücadelenin şart olduğunu vurguladı. Dilan Güvenç, “Özgürlük mücadelesi ile dil mücadelesi iç içedir; ancak dili korumak için daha organize ve kurumsal bir çalışma gerekiyor. Örneğin; kreş eğitimine başlayan bir çocuğun hızla ana dilinden uzaklaşması, sistemin asimilasyon etkisini gösteriyor. Bu nedenle eğitim ve sosyal kurumlar, dili koruyacak bir yapıya kavuşturulmalıdır” dedi.

Yazar Esra Sadıkoğlu ise konuşmasında, “Kürt Edebiyatında Kadının Direnişi” konusuna değindi. Dilin kuşaktan kuşağa aktarılmasında kadınların tarihsel bir sorumluluk üstlendiğini belirten Esra Sadıkoğlu, “Ana dil, anne karnında başlayan bir süreçtir. Bu dilin beslenmesi ve günümüze taşınmasında en büyük emek kadınlarındır. Edebiyat alanında bu zengin dili üretmeye ve yaymaya devam etmeliyiz. Dilimizi bir edebiyat ve kültür dili olarak yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur" diye belirtti.