2019’a girdiğimizden bu yana, gündemimiz çok önemli istisnaların dışında sürekli olarak siyasi gelişmelere endeksli gitti. Özellikle 31 Mart Yerel Seçimi ve iptal edilen İstanbul Seçimi’nin tekrarlanması bununla birlikte yaşanan tartışmalar. O tartışmalar sınırlarımızı aşarak, Dünya’da bile gündem oldu.

Seçim bitti, ama yarattığı etkiler bir türlü bitmek bilmedi. Öncelikle akaryakıttan doğalgaza, elektrikten otomobile, alkolden tütün ürünlerine, giyimden gıdaya, gübreden tohuma kadar neredeyse her şeye yüzde 10 ile 60 dolayında zam geldi.

Bir süre zamla giden gündemimiz, bu kez AK Parti’de yaşanan sert tartışmalar ve yeni partiler söylemleriyle yer değiştirdi. Öyle ki, bu tartışmalar peş peşe istifalar getirdi. AK Parti’nin ağır topları eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, partilerinden istifa etti ve yeni parti çalışmalarına başladı. AK Parti, bu istifalarla sarsılırken, bu iki ekiple hareket eden birçok önemli isim art arda istifa etti.

Tüm bunların yarattığı etki, bu kez kendini anketlerde göstermeye başladı. Birçok anket firmasının yaptığı çalışmalar kamuoyuna yansıdı. Ve neredeyse tüm anketler, AK Parti ve MHP’nin oy oranının sürekli gerilediğini açıkladı. Öyle ki bazı anket firmaları, AK Parti’nin oyunun yüzde 29’a kadar gerilediğini duyurdu.

Bu gelişmeler siyasetteki dengeleri ilk seçimde değiştirecek gibi yol alırken, eski Bakanlardan Faruk Çelik ortaya çıkarak, 40+1 formülünü ortaya attı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk önce bu açıklamayı sıcak karşılasa da, daha sonra bunun zayıflık göstergesi olacağını düşünmüş olacak ki, bu görüşünden vazgeçti.

 Bu çalkantılı gündemler, 9 Ekim 2019 saat 16:00 itibariyle çöpe gitti. Çünkü Türk Askeri, Suriye’nin Kuzey Bölgesi’ne yönelik uzun süreden bu yana, her platform da dile getirdiği operasyonu, büyük bir enformasyon ile başlattığını ilan etti.

Türkiye’nin siyasetinde ve ekonomisinde uzun süreden beri, büyük bir tıkanıklık yaşanıyordu. Bu operasyonla sağcısından solcusuna, dindarından milliyetçisine HDP hariç herkesi yan yana getirdi. Şimdi herkesin merak ettiği;

Bu operasyonun sonuçlar ne olur?

Ne zamana kadar devam eder?

Türkiye orada kalıcı mı olur?

Girdiği yerleri belli bir süre sonra rejime mi devreder?

İçte ve dışta nasıl bir etki yaratır?

Ekonomideki durum, operasyonla hangi noktaya gelir?

Olası can kayıplarının yaratacağı yankı ne olur?

Bu ortamda yeni partiler kurulur mu?

Operasyonun sonuçlarına göre erken seçim yapılır mı?

Operasyon, başta Türkiye’de olmak üzere İran ve Irak’daki Kürtleri nasıl etkiler?

Bunun gibi onlarca soru başta AK Parti ve Türk kamuoyunun önünde duruyor. Herkesin bir öngörüsü ve bazı tahminleri vardır elbet. Ama ben daha önce yazdığım bir araştırmayı tekrar anımsatmak istiyorum.

Cornell Üniversitesi’nde Milton Leitenberg’in, 2006’da yaptığı ‘20. Yüzyıldaki Çatışma ve Savaşlarda Ölüm’ isimli çalışması 20. yüzyıldaki savaş ve çatışmalarda yaklaşık 136 ila 148 milyon arasında insanın ölümüne neden oldu.

Yazımı ünlü yazar Hristo Botev’ın ünlü sözüyle noktalamak istiyorum.  ‘Zafer kimin olursa olsun her kurşun gidip bir ananın yüreğini bulacak.’

Sevgiyle kalın.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol